"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/2741 E., 2025/2863 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2024/331 E., 2025/494 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı talep eden vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. TALEP
Talep eden vekili dilekçesinde; müvekkili şirketin ekonomik durumunun bozulduğunu, kısa vadeli borçlarını ödemekte güçlüğe düştüklerini, sunulan konkordato projesi kapsamında borçlarını ödeyeceğini ileri sürerek kesin mühlet kararı ile konkordatonun tasdikine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Müdahil alacaklı vekilleri sundukları dilekçeleri ile dosyaya müdahil olmuşlardır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile konkordato projesinin tasdikine ilişkin şartların gerçekleşmediği, talep eden şirketin borca batık olduğu gerekçeleriyle konkordato isteminin reddi ile talep eden şirketlerin iflasına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde talep eden vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Talep eden vekili temyiz dilekçesinde; eksik incelemeyle karar verildiğini, müvekkili şirket tarafından verilen taahhüt ve proje işleyişi konkordato başvurusunun başından itibaren geçerli ve sürdürülebilir olduğunu, komiser tarafından düzenlenen raporlarda, müvekkil şirketin mühlet boyunca yükümlülüklerini yerine getirdiği, personel maaşlarını düzenli ödediği, ticari faaliyetlerine devam ettiği, kötü niyetli hiçbir tutum sergilemediği açıkça ifade edilmesine rağmen mahkemece bu olumlu tespitleri dikkate alınmayarak yalnızca ciro hedeflerindeki sapmayı gerekçe yaparak konkordatonun başarısız olacağı sonucuna vardığını, alacaklıların konkordato projesini kabul ettiğini, bazı alacaklıların alacaklarından feragat etmeleri güven zedeleyici kabul edilmiş ise de; bu hususta yeterli ve somut bir açıklama yapmadığını, müvekkil şirketin borca batık olduğu kabul edilmiş ise de feragat edilen alacakların dikkate alınmadığını, mühlet içi borç hesabı yapılırken sadece artan pasif hesabı yapıldığını, yaklaşık 1,5 yıldır devam eden süreçte emtia, hammadde, makina vs aktif mallardaki %50 yıllık enflasyon nedeni ile 1,5 yıldaki %75'lik değerleme hesabı bir makina mühendisi bilirkişiye yaptırılmadığını, müvekkil şirketin konkordato projesi tasdik edilmesi gerektiğini beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
1.Talep konkordatonun tasdiki istemine ilişkindir.
1.1. Konkordato, borçlarını vadesi geldiği halde ödeyemeyen veya vadesinde ödeyememe tehlikesi altında bulunan herhangi bir borçlunun, vade verilmek veya tenzilat yapılmak suretiyle borçlarını ödeyebilmek veya muhtemel bir iflastan kurtulmak için başvurabileceği kendine özgü bir cebri icra kurumudur. Konkordatoda amaç, elinde olmayan nedenlerle işleri iyi gitmeyen, mali durumu bozulmuş olan ve borçlarını ödeyip faaliyetlerini devam ettirmek isteyen dürüst borçluyu koruyarak mali durumunun iyileşmesini sağlamak ve alacaklıların, borçlunun muhtemel bir iflasına nazaran daha fazla ölçüde alacaklarına kavuşma olanağı yaratmaktır.
1.2. Konkordato ile alacaklılar, alacaklarının bir kısmından vazgeçerler ve/veya borçluya, ödeme konusunda belirli bir vade tanırlar. Borçlunun borcun belli bir yüzdesini ödemeyi taahhüt ettiği ve alacaklıların da kalan alacaklarından vazgeçtiği durumda tenzilat konkordatosu söz konusu olur. İçinde bulunduğu mali koşullara göre borçluya borçlarını belirli bir oran ve/veya vadeyle ödeme imkanı verilmesi hem borçlu bakımından ve hem de alacaklılar bakımından olumlu sonuçlar doğurur. Aksi halde bu durumdaki borçlunun iflas etmesi, faaliyetlerinin tümüyle sona ermesine ve alacaklıların alacaklarını büyük oranda tahsil edememelerine neden olacaktır.
1.3. Konkordato; vade verilmesi, tenzilat yapılması ve bu ikisinin birlikte kabulü olan karma konkordato şeklinde olması mümkündür. Konkordato talebi ile birlikte mahkemelerce kanundan kaynaklanan birtakım tedbirler alınmakta ve bu tedbirler tasdik kararı verilmesine kadar devam etmektedir. Bu süreler kanun koyucu tarafından oldukça kısa tutulmuş olup, kesin olarak da belirlenmiştir. Mahkemelerce tasdik kararı verilmesinden sonra uzun bir süre ödemesiz dönemin kabul ediliyor olması tedbirlerin bu süre kadar uzamasına sebep olacaktır ki böyle bir sonuç kanun koyucunun amacına uygun düşmez. Mahkemelerin projeye alacaklıların lehine müdahale etmesi mümkün iken, uzayan sürelere müdahale edilmemesi konkordatonun ruhuna aykırı düşecektir.
1.4. Öte yandan, konkordato projesinin tasdiki için evvela projenin kanunun aradığı nisapla alacaklılar tarafından kabul edilmiş olması gerekmektedir. Bunun yanı sıra borçlu tarafından teklif edilen tutarın kaynaklarıyla orantılı olması ve olası bir iflas halinde alacaklıların eline geçecek tutarın konkordato projesinde vaat edilen tutardan az olması yani konkordatonun alacaklılar için iflasa nazaran daha avantajlı olması gerekir. Bu şartlarla birlikte tasdik harcının yatırılması, imtiyazlı alacakların ve mühlet içi borçların da ödenmesi veya teminata bağlanması diğer şartlar olarak karşımıza çıkmaktadır.
1.5. İcra ve İflas Kanunu'nun 305. maddesinde aranan konkordatonun tasdiki şartları zorunlu unsurlar olup, mahkemece bunların varlığı re'sen araştırılır. Mahkeme gerekli koşulların bulunmadığını tespit ederse, talebin reddine karar verir. Kararın gerekçesinde, şartlardan hangisinin ya da hangilerinin mevcut olmadığını dayanaklarıyla açıklaması gerekir.
2. Bu açıklamalar ışığında borçlu şirket yönünden konkordatonun tasdiki şartlarının mevcudiyetine yönelik olarak yapılan incelemede;
2.1. İlk Derece Mahkemesince geçici mühlet kararından sonra konkordato ön projesinde hedeflenen hasılat ve nakit fazlalılığının yakalanamadığını mülk satışı ortak olma veya sermaye artırımı nedeniyle kaynak girişi sağlanamadığı konkordato ön projesinde soyut vaatler içerdiği uygulama imkanı olmadığı borçlunun kaynaklarıyla orantılı olmadığı borcu batık olan şirketin konkordato talebinin reddiyle iflasına karar verildiği Bölge Adliye Mahkemesince de İlk Derece Mahkemesi gerekçeleri benimsenerek istinaf başvurusunun reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
2.2. Dosyada mevcut konkordato komiseri gerekçeli raporunda; borçlu şirketin aktif ve pasif mal varlığı değerinin rayiç değerlere göre yapıldığı, aktif toplamı 114.004.760,32 TL iken, pasiflerinin toplamı 114.908.555,58 TL olduğu, bu durumda aktiflerin pasifleri karşılama oranı %99 oranında yüksek olduğu, konkordato sürecine rağmen yüksek katma değer üreten alanda borçlu şirketin faaliyet gösterdiği, güçlü bir makine ve teçhizata sahip olduğu, bu kapsamda konkordato sürecinin ulusal ve uluslararası alandaki olumsuz ekonomik gelişmelere rağmen ciro ve karlılık hedeflerini %60'a yakın oranda yakaladığı, faaliyet durumunun aktif olarak devam ettiği, işçilik ücretlerini ödediği, konkordato projesinde tenzilat öngörülmediği, konkordatonun tasdiki halinde alacaklıların %100 oranında alacaklarına kavuşacağı, iflas halinde ise alacakların %55 oranında tatmine ulaşacağı, konkordato sürecinde şirketin komiser talimatlarına uyduğu, herhangi bir şekilde alacakları zarara uğratacak harcamalarda bulunmadığı tespitlerinde bulunulmuştur.
2.3. Her ne kadar şirketin borca batık olduğu, konkordato projesinin başarıya ulaşma ihtimalinin bulunmadığı belirtilmiş ise de mahkeme gerekçesiyle komiser gerekçeli raporunun uyumlu olmadığı şirketin konkordato sürecinde geçici mühlet kararı ve komiser talimatlarına uyduğu aktif olarak ticari faaliyetini devam ettiği tenzilat ön görülmediği ön görülen vadeye göre teklif edilen konkordato projesinin borçlunun kaynaklarıyla uyumlu olduğu ciro ve karlılık hedeflerini %60'a yakın oranda yakaladığı göz önünde bulundurulduğunda, konkordatonun başarıya ulaşamayacağı ve konkordato projesinin borçlunun kaynaklarıyla orantılı olmadığı gerekçesi doğru görülmemiştir.
2.4. Diğer yandan konkordato talep eden şirketin borca batık olduğu sonucuna varılmış ise de; aktiflerin pasifleri karşılama oranının %99 gibi çok yüksek bir orana karşılık geldiği, bu nedenle borca batıklık tutarının şirketin toplam ekonomik büyüklüğü ve mal varlığı değerlerine göre 903.795,26 gibi düşük bir rakama karşılık geldiği, özellikle dosyada mevcut alacaktan feragat beyanına göre, 12 alacaklının toplam 26.096.851,35 TL tutarındaki alacaklarından feragat ettikleri, yapılan feragatin 6098 sayılı TBK 132. maddede gereğince maddi hukuk bakımından borcu sona erdiren sebeplerden olduğu, dolayısıyla feragat edilen tutarın toplam borcun yaklaşık %22,71'ine denk geldiği, bu haliyle feragatin hukuken geçerli olmasına rağmen feragat edilen alacakların hem borca batıklık hesabında değerlendirilmemesi bir başka deyişle şirket pasifinden düşülmemesi, hem de oylama nisabında dikkate alınmaması doğru görülmemiştir. Ayrıca bu durum teklif edilen konkordatonun borçlunun kaynaklarıyla orantılı sayılıp sayılmayacağı değerlendirilmesi yönünden de önemli olup bu hususun yeniden değerlendirilmesi gerekmekle usul ve yasaya aykırı olan kararın bozulması gerekmiştir.
3. Bu durumda mahkemece yapılacak iş, alacaktan feragat beyanları dikkate alınarak davacı şirketin borca batıklık hesabının yeniden yapılarak, oylama nisaplarının yeniden değerlendirilmesi ve borçlunun borcu eksileceğinden, mahkemece gerek görülmesi halinde borçlu şirketten İİK'nın 305/son gereğince konkordato projesinde mahkemenin kendiliğinden veya talep üzerine gerekli gördüğü düzeltmenin yapılmasını isteme yetkisi bulunduğundan, revize konkordato projesi hazırlanması konusunda borçlu şirkete süre verilerek ve yeniden komiser görüşü de alınmak suretiyle sonucuna göre bir karar vermekten ibarettir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgilisine iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,14.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.