"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2014/549 E., 2025/306 K.
Davalı vekili tarafından Dairece verilen kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla; kesinlik, süre ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, karar düzeltme dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin, davalı kooperatifin ortağı olup, davalının inşaatlarının da yüklenicisi olduğunu, müvekkilinin, inşaat taahhüdü ile ilgili olarak davalı kooperatiften alacaklı durumunda olmasına rağmen davalı kooperatif tarafından 22.10.2002 tarihinde keşide edilen ve bilahare öğrenilen ihtarname ile 5.200.000.000,00 TL aidat borcunun ödenmesi isteminde bulunulduğunu, müvekkilinin bu ihtara karşı 27.11.2002 tarihli telgraf ihtarı ile inşaatla ilgili alacaklarından yeterli kısmının miktara itiraz hakları saklı kalmak kaydı ile takas ve mahsubunu dermeyan ettiğini, müvekkilinin davalı kooperatif tarafından 21.03.2003 tarihinde keşide edilen ve bilahare öğrenilen ihtarnamesi ile davalı kooperatif yönetim kurulunun 17.03.2023 tarih ve 109 sayılı kararıyla ihraç edildiğini bildirdiğini, ancak ihraç kararının müvekkiline tebliğ edilmemesi, ihtar içeriklerinin gerçeğe uygun olmaması ile takas ve mahsup beyanları nedenleriyle borcunun bulunmaması nedenleriyle ortaklıktan çıkarılmasına dair kararın usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle davalı kooperatif yönetim kurulunun 17.03.2003 tarihli, 109 sayılı müvekkilinin ihracına ilişkin kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin davacının borcu nedeniyle 01.10.20 02... .10.2002 tarihli ihtarnameleri gönderdiğini, davacının ödeme yapmaması üzerine yönetim kurulunun 17.03.2003 tarihli kararı ile ihracına karar verilerek 21.03.2003 tarihli ihtarnamenin gönderilerek usulüne uygun tebliğ edildiğini, davacının 1995 yılından itibaren devam eden inşaat sözleşmeleri uyarınca bir alacağı bulunmadığını, aksine müvekkili kooperatifin alacağı olup alacak istemli derdest davalar bulunduğunu, davacı ile akdedilen 19 95... tarihli sözleşme ve ek sözleşmelerin feshedildiğini, davacının 2001 yılından itibaren aidatlarını ödemediğini, mahsup talebinin kabul edilemez olduğunu, cevap dilekçesi tarihi itibariyle dahi davacının aidat ve faizinden kaynaklı 42.906.000.000,00 TL borcu bulunduğunu, davacının kooperatif üyeliğini devam ettirme gayesinin bulunmadığını, kötüniyetli olduğunu, davanın müvekkili kooperatife zarar vermek kastıyla açıldığını beyanla davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 30.09.2004 tarihli kararı ile ortaklıktan çıkarma işleminde bir usulsüzlük bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
İlk Derece Mahkemesinin 30.09.2004 tarihli kararının süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 20.12.2005 tarihli, 2004/15196 Esas, 2005/12612 Karar sayılı kararı ile ihraç kararının geçerli olması için kooperatifin gerçekten de aidat alacağının bulunması gerektiği, hem davacı hem de davalı alacaklarına ilişkin karşılıklı dava açtıklarından, mahkemece anılan dosyaların getirtilerek incelenmesi, davacı tarafından açılan alacak davasının sonucunun değerlendirilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmuştur.
Davalı vekili tarafından karar düzeltme isteminde bulunulması üzerine, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 20.04.2006 tarihli, 2006/3184 Esas, 2006/4341 Karar sayılı kararı ile davalı vekilinin karar düzeltme isteminin reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İzmir 5 Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/1213 Esas, 2020/673 Karar sayılı kararına göre davacının davalı kooperatiften 5.151,32 TL alacaklı olduğunun belirlemiş olduğu, verilen kararın Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 2021/5030 Esas, 2022/4681 Karar sayılı kararı ile onanmış olduğu, mahkemece alınan bilirkişi raporuna göre, davacının davalı kooperatiften olan alacağının 5.151,32 TL olduğu, davalı kooperatifin ortaklık alacağının 31.01.2002 tarihine kadar 1.000,00 TL ile 25.08.2002 tarihine kadar ödenmesi mümkün olan 3.000,00 TL'den oluştuğu, davacının alacağının 31.03.2002 tarihi itibariyle 5.151,32 TL olduğu, davalı kooperatif yönetim kurulunun 17.03.2003 tarihli ihraç kararı itibariyle davacı alacağının takas-mahsup yapılmasına uygun olduğu ihraç kararı itibariyle takas mahsup yapılması itibariyle davacının davalı kooperatife borcunun bulunmadığı, bu sebeple ortaklık borcunun tahsili için çıkarılan ihtarnamelerinin konusunun bulunmadığı, ihraç kararının iptali gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince temyiz isteminde bulunması üzerine Dairemizin 06.11.2025 tarihli, 2025/2448 Esas ve 2025/3771 Karar sayılı kararı ile onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR DÜZELTME
A. Karar Düzeltme Sebepleri
Davalı vekili karar düzeltme dilekçesinde özetle; takas için alacağın mevcudiyetinin yeterli olmayıp likit ve muaccel olması gerektiğini, davacının alacağının likit, çekişmesiz ve muaccel olmadığını, davacının alacak talepli davasını ihraç kararından sonra açtığını, talebin haksız olup karşı davalar açıldığını, 2023 yılında kesinleşen bir alacağın 2003 yılındaki ihraç prosedürünü sakatlayamayacağını, soyut alacak beyanı ile mahsup talebinin kabul edilemeyeceğini, takas beyanının ihraç kararının hukuki niteliğini etkilemeyeceğini, davacının kötüniyetli davrandığını, MK'nın 2. maddesi gereği değerlendirme yapılması gerektiğini, davacının kooperatif üyeliği ve yüklenici olarak ticari ilişkisinin birbirinden bağımsız hukuki statüler olup, yüklenici olarak alacağının bulunmasının aidat borcunu ödeme borcunu askıya almayacağını, faiz alacağının değerlendirme dışı bırakılmasının kanuna aykırı olduğunu, davacının takas mahsup talebinde bulunduğu alacağını hüküm tarihinden önce İzmir 5. İcra Müdürlüğü'nün 2012/9898 Esas sayı ile açılan takip sonrasında 17.01.2025 tarihinde kooperatifin banka hesaplarına bloke konulmak suretiyle fiilen tahsil ettiğinden talebinin hakkın açık kötüye kullanımı olduğunu, tahsil edilerek sona ermiş bir alacağın dava konusu müvekkili kooperatif alacağı ile takas edilerek verilen kararın hukuk mantığına ve BK'ya aykırı olduğunu, sebepsiz zenginleşmeye neden olacağını, tahsil ile alacağın takas edilebilir alacak olmaktan çıktığını, alacağın tahsilatla sona erdiğini, fiili tahsilat ile önceki mahsup beyanından rücu edildiğini, mahkemenin karar verdiği tarihteki hukuki duruma göre karar vermesi gerektiğini, bilirkişi raporunun hükme esas alınamayacak nitelikte olduğunu, BK'nın 139. maddesindeki takas koşullarına uyulmaksızın karar verildiğini, karar ile kooperatif üyeleri arasındaki eşitlik ilkesinin ihlal edilmiş olacağını, usulüne uygun bir takas beyanı bulunmadığını beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, kooperatif üyeliğinden ihraç kararının iptali istemine ilişkindir.
Davacı kooperatif üyesi aidat borçları nedeniyle tebliğ ettiği ihtarnamelere karşı alacaklı olduğunu belirterek takas-mahsup iddiasında bulunmuş ve alacağıyla ilgili açtığı davada, İzmir 5 Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 18.12.2020 tarihli, 2024/1213 Esas, 2020/673 Karar sayılı kararı ile davacının davalı kooperatiften 5.151,32 TL alacaklı olduğu belirlenmiş ve karar 22.03.2023 tarihinde kesinleşmiştir.
İhraç kararının iptali talepli eldeki davada, davacının açmış olduğu alacak davasının neticesinin beklenilmesine karar verilmiş, alacak davası neticesinde davacının alacaklı olduğuna karar verilmiş, karar kesinleşmiş ve kooperatif üyesi davacı açmış olduğu icra takibi neticesinde 17.01.2025 tarihinde ihracın iptali dosyasının beklediği alacağı tahsil etmiştir. Davacı bu tahsil talebi ile birlikte ihraç kararının iptali davasında ileri sürdüğü takas definden vazgeçmiştir. Bu durumda davacının kooperatife olan borçlarını ödememesi nedeniyle ihraç kararı doğru olduğundan davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olmasına karşılık, Dairemizin 06.11.2025 tarihli kararında davacının takas define konu alacak ilamını tahsil etmiş olduğu gözden kaçırılarak kararın onanmasına karar verilmesi doğru olmamıştır.
Bu kez yapılan incelemede, davalı tarafın karar düzeltme talebi yerinde görülerek, davalı vekilinin karar düzeltme talebinin kabulü ile Dairemizin 06.11.2025 tarihli, 2025/2448 Esas, 2025/3771 Karar sayılı onama kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının açıklanan gerekçelerle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Karar düzeltme talebinin KABULÜ ile Dairemizin 06.11.2025 tarihli, 2025/2448 Esas, 2025/3771 Karar sayılı onama ilamı KALDIRILARAK yerel mahkeme kararının davalı yararına BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz ve karar düzeltme harçlarının talep halinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın mahkemesine gönderilmesine,01.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.