Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

6. Hukuk Dairesi

Dosya2026/1150 E. 2026/1250 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53. Hukuk Dairesi(İlk Derece)

SAYISI : 2025/8 E., 2026/1 K.

Bölge Adliye Mahkemesi (İlk Derece) kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; ... nezdinde görülen 2024/DA-470 sayılı tahkim yargılaması sonucunda verilen ve başvurucu şirketin sözleşmenin feshi, revize projenin geçersizliği ile teminat mektubunun iadesine ilişkin taleplerinin reddine dair hakem kararının, 6100 sayılı HMK’nın 439. maddesi kapsamında iptali gerektiğini, tahkim yargılaması sürecinde başvurucunun hukuki dinlenilme hakkının ihlal edildiğini, uyuşmazlığın esasını ilgilendiren teknik ve hukuki itirazların yeterince tartışılmadığını, bilirkişilere yöneltilen somut soruların cevapsız bırakıldığını, ek rapor düzenleneceği taahhüt edilmesine rağmen bu hususun yerine getirilmediğini, buna karşın Hakem Kurulu’nun eksik ve denetime elverişli olmayan bilirkişi raporlarına dayanarak karar verdiğini, özellikle deprem sonrası ortaya çıkan zorunlu proje değişikliklerinin, revize projenin kapsamının ve fiilen yeni yapım niteliği kazanan imalatların sözleşmeye etkisinin değerlendirilmediğini, 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu hükümleri ile mücbir sebep oluşturan olağanüstü koşulların göz ardı edildiği, bu suretle tarafların eşitliği ilkesine ve usule ilişkin güvencelere aykırı biçimde esasa etkili bir usul hatası yapıldığını, dolayısıyla hakem kararının HMK'nın 439/2. maddesi kapsamında iptalinin zorunlu olduğunu ileri sürerek tahkim kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; HMK’nın 439. maddesinde tahkim kararlarının iptaline ilişkin sebeplerin sınırlı ve tahdidi olarak düzenlendiğini, iptal davasının tahkim yargılamasında uyuşmazlığın esasının yeniden incelenmesine yönelik bir kanun yolu olmadığını, yargılama sırasında alınan bilirkişi raporlarında davacı iddialarının tek tek ele alınıp gerekçeli şekilde değerlendirildiğini, hukuki dinlenilme hakkının ihlal edildiğine dair somut ve denetlenebilir bir olgunun ortaya konulamadığını, davacı tarafından sunulan uzman görüşünün ise dönem birim fiyatlarına dayandığından hükme esas alınamayacak nitelikte olduğunu, bilirkişi tespitlerine göre projedeki revizyonların zorunlu ve esaslı değişiklik teşkil etmediğini, yüklenicinin sözleşmeden ... sorumluluklarını ağırlaştırmadığını, davacının revize projeden haberdar olmasına rağmen sözleşmeyi sürdürme iradesiyle süre uzatımı ve fiyat farkı taleplerinde bulunduğunu, buna rağmen kendisine tanınan kolaylaştırılmış tasfiye hakkını kullanmadığını, Yüksek Fen Kurulundan görüş alınmaması ve sözleşmenin uygulanamaz hale geldiği yönündeki iddiaların da HMK’nın 439. maddesi kapsamında iptal sebebi oluşturmadığını, tahkim yargılamasında tüm iddia ve savunmaların hakem heyetince değerlendirilerek gerekçeli şekilde karara bağlandığından tahkim kararının kısmi iptaline ilişkin davanın hukuki dayanaktan yoksun olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.

III.MAHKEME KARARI

Bölge Adliye Mahkemesinin (İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla) yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı vekilince ileri sürülen iptal gerekçelerinin tahkim yargılaması sırasında hakem heyetince tartışılarak karara bağlandığı, davacı vekilince ileri sürülen iptal sebeplerinin uyuşmazlığın esasına ilişkin olduğu ve HMK’nın 439/2. maddesinde sınırlı olarak sayılan iptal sebepleri arasında yer almadığı, davacı vekilinin hukuki dinlenilme hakkının ihlal edildiği ve tarafların eşitliği ilkesine aykırı davranıldığı yönündeki iddialarının soyut nitelikte kaldığı, tahkim dosyası kapsamından, taraflara iddia ve savunmalarını ileri sürme, delil sunma, bilirkişi raporlarına itiraz etme ve görüş bildirme imkânı tanındığı, davacının tahkim yargılamasına etkin şekilde katıldığı anlaşılmakla, HMK’nın 439/2-(f) bendi kapsamında hukuki dinlenilme hakkının ihlal edildiğini ortaya koyan somut, denetlenebilir ve kararın esasına etkili bir usul eksikliğinin varlığı ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde;

a. Hukuki dinlenilme hakkının ihlaline ilişkin olarak bilirkişilerin 3 no.lu usuli karar çerçevesinde sorulan sorulara cevap vermeyerek revize proje hesaplaması yapmadıklarını, bilirkişi raporuna itirazlarına rağmen dosyanın üçüncü bir uzman bilirkişiye tevdi edilmediğini, bakım onarım projesinin deprem sonrasında %100 değişmiş olduğunu davalı idarenin kabulünde olmasına rağmen her iki bilirkişinin bu hususu görmezden gelerek rapor hazırladıklarını,

b. Hakem Kurulunun, sözleşmenin feshi talebi konusunda davacının talebinin haklı ya da haksız olduğuna karar vererek taraflar arasında oluşan bu muarazanın giderilmesini sağlayacak iken, bu konuda karar verilmediğini, davalının kötü niyetli olduğu göz ardı edilerek, davalı idare lehine yorum yapılarak karar verildiğini, davanın esasına ilişkin olarak sözleşmenin feshine karar verilmesi talebinin kabul edildiğini, davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini beyan etmektedir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Uyuşmazlık, hakem kararının iptali istemine ilişkindir.

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 439. maddesi hükmüne göre usul ve kanuna uygun, davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

V. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA,

Peşin alınan harcın istek halinde davacıya iadesine,

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 372.maddesi gereğince işlem yapılmak üzere dosyanın kararı veren İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53. Hukuk Dairesine gönderilmesine,06.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

§