Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

6. Hukuk Dairesi

Dosya2025/929 E. 2026/280 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2023/396 E., 2025/164 K.

İLK DERECE MAHKEMESİ : Ödemiş 1. Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2018/1029 E., 2021/49 K.

Bölge Adliye Mahkemesince bozma ilamına uyularak verilen karar dahili davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü :

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile ......... Sulama Kooperatifi arasında imzalanan ön sözleşme doğrultusunda müvekkili tarafından yeraltı sulama tesisi tamamlanarak tesisin kooperatife teslim edildiğini, kooperatifin bakiye 8.750,50 TL borcu kaldığını, kooperatifin 20.06.2014 tarihinde ticaret sicilden re'sen silindiğini, müvekkili genel müdürlüğünün 12.09.2018 tarihli "... Sulama Kooperatiflerinin Tesis Borçlarının 7139 sayılı Kanun Kapsamında Düzenlenmesi" konulu genelgesi uyarınca işlemlerin yapılabilmesi için taraf teşkilinin sağlanması gerektiğini ileri sürerek kooperatifin ihyasına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; ihyası talep edilen kooperatifin beş yıl genel kurul toplantısı yapmayarak münfesih duruma düştüğünü, TTK'nın geçici 7. maddesi uyarınca yapılan ihtara ve ilana rağmen bildirimde bulunmayan kooperatifin 20.06.2014 tarihinde sicilden re'sen silindiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

2. Dahili davalılar ... ve ... vekili cevap dilekçesinde, müvekkillerinin yönetim kurulu üyeliklerinden istifa ettiğini, müvekkilleri aleyhine açılan ceza davalarının devam ettiğini, davacının ek tasfiye için hukuki yararı bulunmadığını, müvekkillerinin kooperatifte hiçbir yetki ve sorumluluğu olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin 27.01.2021 tarihli kararı ile davacının kooperatifin ihyasını talep etmekte hukuki yararının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin 27.01.2021 tarihli kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 11.11.2021 tarihli kararı ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddi ile dava reddedildiğinden davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle davalı vekili istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine davalı lehine vekalet ücreti verilmesine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

Bölge Adliye Mahkemesinin 11.11.2021 tarihli kararının süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, Türk Ticaret Kanunu'nun Geçici 7. maddesi gereğince tasfiye edilmeksizin unvanı silinen kooperatifin malvarlığının, unvanına ilişkin kaydı silinmesine rağmen silinme tarihinden itibaren on yıl boyunca unvanı silinen kooperatifin uhdesinde kalmaya devam edeceği, hâl böyle olunca da; TTK’nın Geçici 7. maddesinin 15. fıkrasının son cümlesinde yer alan; düzenlemede mevcut beş yıllık sürenin tasfiye edilmeksizin unvanı silinen ve fakat hâlen malvarlığı bulunan şirket ve kooperatifler dışındaki şirket ve kooperatifler yönünden uygulanması gerektiği, ayrıca 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 98. maddesi yollaması ile Türk Ticaret Kanunu'nun 547. maddesi gereğince tasfiye yapılıp kapanmış olsa dahi ek tasfiye işlemlerinin yapılması zorunlu olduğu hallerde kooperatifin ek tasfiye işlemlerinin yapılabilmesi için yeniden Ticaret Siciline tescili istenebileceğine göre malvarlığında yeraltı suyu sulama tesisi bulunduğu iddia edilen dava dışı kooperatif hakkında açıklanan yasal düzenlemeler ve belirtilen ilkeler ışığında ek tasfiye gerektiren işlemler bulunup bulunmadığı araştırılmadan yazılı şekilde karar verilmesinin hatalı olduğu gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı DSİ tarafından yapılan yer altı sulama tesislerinin intifa hakkı ile birlikte ihyası istenen kooperatife devredildiği, yasal değişiklik ve buna dayanılarak çıkartılan genelge ile kooperatifin mülkiyeti devralma hakkından vazgeçmesi halinde ödenmemiş borçların tahsil edilmeyeceği prosedürüne yer verildiği,böylelikle, inşaatı DSİ tarafından yapılan yer altı sulama tesisleriyle ilgili olarak davacı DSİ'nin, yeraltı sulama tesislerinde intifa hakkı sahibi olan ve mülkiyet hakkından vazgeçme hakkı bulunan kooperatifin ihyasını istemekte hukuki yararı bulunduğu, ek tasfiye şartlarının oluştuğu, TTK'nın geçici 7. maddesindeki 5 yıllık hak düşürücü sürenin söz konusu olmadığı, re'sen terkin edilen kooperatifin ihyasına ilişkin davada davalı ... yasal hasım konumunda bulunup yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu olmayacağı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Dahili davalılar ... ve ... vekili temyiz dilekçesinde;

a. Müvekkillerinin yönetim kurulu üyesi seçildikten kısa süre sonra istifa ettiğini, hiçbir sorumluluğu olmayan müvekkillerinin tasfiye memuru olarak dahil edilmesinin yasal olmadığını,

b. Davacının bu davayı açmakta hukuki yararı bulunmadığını,

c. Kooperatifin yönetiminde aslen bulunan yönetim kurulu, denetleme kurulu üyelerinin araştırılarak ve tasfiye memur olarak atanmasına karar verilmesini beyan etmektedir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Dosya içeriğine,bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, Türk Ticaret Kanunu'nun geçici 7 nci maddesine göre Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından re'sen terkin edilen kooperatifin ihyası ile yeniden Ticaret Siciline tescili istemine ilişkindir.

Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR

Açıklanan sebeple;

Dahili davalılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edenlere yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

21.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

§