Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

6. Hukuk Dairesi

Dosya2025/833 E. 2026/1212 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

SAYISI : 2018/1484 E., 2024/961 K.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar, davalı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyize konu edilen kararda dava değerinin duruşma sınırının altında olduğu anlaşılmıştır.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davalı vekilinin duruşma isteğinin miktardan reddine, temyiz dilekçesinin kabulü ile incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; ... lisans bölgesi dahilinde doğalgaz iç tesisat proje, iç tesisat yapım, bakım ve onarım faaliyetlerini 10 yıl süre ile yapmak üzere davalı iş sahibinden 16.11.2005 tarihinde sertifika aldığını, Doğalgaz Piyasası Dağıtım ve Müşteri Hizmetleri Yönetmeliği 4/5. maddesi uyarınca davalı şirketin abonelerden, abone bağlantı bedeli tahsil ettiğini, bu bedelin içinde doğalgaz sayacı bağlantı malzeme ve montaj bedeli de olduğunu, yönetmelik uyarınca doğalgaz sayacının bağlantı işinin davalı şirket tarafından yapılması gerekirken bu işin de taraflarınca yerine getirildiğini, ancak iş bedelinin ödenmediğini ileri sürerek, şimdilik 10.000,00 TL’nin ticari faiziyle tahsilini talep etmiş, ıslah yoluyla talebini 52.858,00 TL’ye artırmıştır.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı şirketin yetki ve faaliyet alanının iç tesisat yapımı ile sınırlı olduğunu, yönetmelik uyarınca doğalgaz sayacı bağlantı işinin taraflarına ait olduğunu, doğalgaz sayacı ve bağlantı malzemelerinin abonelere teslim edildiğini, aboneler tarafından randevu alındığı takdirde de sayaç montajlarının yapıldığını, davacı dahil sertifika alan firmaların sayaç montajı yapmaması gerektiği konusunda uyarıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin 03.11.2016 tarihli kararı ile davalı şirketçe davacıya bu işin yapılmasına dair yetki verilmediği, sayaç bağlantı ücretinin abone tarafından davalı dağıtım şirketlerine ödendiği, abonenin davacı iç tesisat müellifi firmaya ikinci kez sayaç bağlantı bedeli ödemesi ihtimali karşısında bu bedelin iadesini davalı şirketten talep edebileceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin 03.11.2016 tarihli kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 14.02.2017 tarihli kararı ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

Bölge Adliye Mahkemesinin 14.02.2017 tarihli kararının süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, davalı şirketin cevap dilekçesindeki tevilli ikrarı, ... Noterliği 02.07.2015 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarında abonenin talebi olsa da sayaç montajının yapılmaması gerektiği konusundaki davacıya yapılan ikazı, davalı şirketin internet sitesindeki abonelere yönelik bilgi yazıları birlikte değerlendirildiğinde doğalgaz sayacı bağlantı işleminin davacı şirket tarafından yapıldığı anlaşılmış olup, bu durumda yapılan işin bedelinin 6098 sayılı TBK’nın 526 vd. maddeleri uyarınca vekâletsiz iş görme hükümlerine göre istenebileceği, bu durumda, doğalgaz sayacı bağlantı malzemeleri konusunda da mahkemece bir araştırma yapılmadığı anlaşıldığından sözleşme ve düzenlemelere göre davalı dağıtım şirketi tarafından doğalgaz sayacı montajıyla ilgili malzeme verilip verilmediği araştırılıp, montaj malzemesinin verildiğinin anlaşılması durumunda bu istek kaleminin şimdiki gibi reddine verilmediğinin anlaşılması durumunda konusunda uzman bilirkişi kurulu oluşturularak abonelerden davalı şirket tarafından tahsil edilen montaj bağlantı ücretinin geçilmemesi koşuluyla, doğalgaz sayacı bağlantısı için uygulanan malzeme ve montaj bedelinin yapıldığı yıl mahalli piyasa fiyatlarına göre tespit ettirilip sonucuna göre karar bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve hatalı değerlendirmeye dayalı karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacıya malzeme verildiğine ilişkin bir belgenin davalı tarafından sunulmadığı, davacının doğal gaz sayacı bağlama setlerinden kaynaklı toplam 52.858,00 TL alacaklı olduğu hesabının yapıldığı, sehven kanundaki süreden daha uzun bir süre verildiğinden davacının ıslah yapmamış gibi sayılmasının hukuki dinlenilme hakkı ve adil yargılanma hakkının ihlali olacağından ıslahın süresinde yapıldığının kabul edildiği, ıslaha karşı zamanaşımı def’inde bulunulduğundan bu hususta alınan hesap bilirkişi raporunda; davacının hangi sayaçları hangi zaman aralığında bağladığı belli olmadığından davacının çalıştığı toplam süre gözetilerek zamanaşımına uğramamış alacağın hesaplandığı, vekaletsiz iş görmeden kaynaklı alacaklarda zamanaşımının 10 yıl olduğu, davacının son iş yaptığı tarih olan 05.02.2016 tarihi yerine dava tarihine kadar olan süre için hesaplama yaptırılmış ise de dava tarihine kadar geçen 18 gün süre dikkate alınmadığında davacının zamanaşımına uğramamış toplam alacağının 26.985,64 TL olduğu, kısa karar duruşma zaptına geçirilirken ıslah harcının yatırıldığı tarihten sonra faiz işlemeye başlayacak olan 16.98,64 TL alacak yerine sehven zamanaşımına uğramış olan 25.872,36 TL alacağın yazıldığı, söz konusu yazım yanlışının açık bir yazım yanlışlığı olduğu ve tashih ile giderilebileceğinden hükmün altına tashih şerhi işlenerek infazı kabil hüküm kurulduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüyle 10.000,00 TL’nin dava tarihi olan 23.02.2016 tarihinden itibaren, 25.872,36 TL’nin ıslah harcının yatırıldığı 11.04.2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle tahsiline karar verilmiş, tashih şerhi ile davanın kısmen kabulü ile 10.000,00 TL’nin dava tarihi olan 23.02.2016 tarihinden itibaren, 16.985,64 TL’nin ıslah harcının yatırıldığı 11.04.2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle tahsiline karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

1.Davalı vekili temyiz dilekçesinde;

a. Islahın kanunun öngördüğü 1 haftalık süre içerisinde yapılmadığından geçersiz olduğunu,

b.Zamanaşımı itirazında iş adedi hesabı müvekkilden sorularak yapılmalıyken hatalı şekilde gün hesabı yapıldığını ve mahkemenin re'sen hesaplama yaptığını, Covidde geçen sürelerin hatalı şekilde düşüldüğünü,

c.Mahkemenin re'sen verdiği tashih kararının HMK’nın 304, 3 05... . maddelerine aykırı olduğunu,

d.Karar temyiz kesinlik sınırı altında olmasına rağmen incelenerek bozma kararı verilmesinin ve sonrasında yapılan yargılamanın hukuka aykırı olduğunu,

e.Taraflar arasında mahkemenin değerlendirdiği gibi bir eser sözleşmesi olmadığını, vekaletsiz iş görmenin davacı ile müşteri arasında olduğunu,

f.Konusunda uzman bilirkişi heyeti oluşturulmadığı gibi kullanılan malzemelerin müvekkili bölgesinde kullanıldığının ispat edilemediğini,

g.Müvekkilinin davacıya malzeme verme yükümlülüğü bulunmadığını,

h.Tacir olan davacının işi kendisinin yaptığını ticari defter ve yazılı delille ispatlayamadığını beyan etmektedir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, sözleşme dışı yapılan iş bedelinin tahsili istemine ilişkindir.

1-HMK'nın 297. maddesine göre, hükümde tarafların iddia ve savunmalarının özeti, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususlar, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan deliller, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepler yer almalı, sonuç kısmında da taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir. HMK’nın 298/2. maddesinde ise “Gerekçeli karar, tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamaz” hükmü düzenlemiştir.

Mahkemece, kısa karar duruşma zaptına geçirilirken ıslah harcının yatırıldığı tarihten sonra faiz işlemeye başlayacak olan 16.985,64 TL alacak yerine sehven zamanaşımına uğramış olan 25.872,36 TL alacağın yazıldığı, söz konusu yazım yanlışının açık bir yazım yanlışlığı olduğu ve tashih ile giderilebileceği gerekçesiyle tashih şerhi ile “davanın kısmen kabulü ile 10.000,00 TL’nin dava tarihi olan 23.02.2016 tarihinden itibaren, 16.985,64 TL’nin ıslah harcının yatırıldığı 11.04.2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle tahsiline” karar verilmek suretiyle kısa karar ve gerekçeli karar çelişkisi yaratılmıştır.

Mahkemece her ne kadar tashih şerhi işlenmişse de, HMK’nın 304. maddesinde düzenlenen tashih uygulaması açık hesap ve maddi hatalar için uygulanması gereken bir yoldur. Mahkemece tashih şerhi ile tarafların hak ve borçlarında değişiklik yapıldığı ve tashih şerhinin maddi hata kapsamı dışında kalır mahiyette olduğu bu haliyle tashih şerhi ile gerekçeli karar arasında çelişki oluşturulduğundan kararın bozulması gerekmiştir.

2-Bozma nedenine göre, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.

VII. KARAR

1. Yukarıda (1) no.lu bentte açıklanan nedenlerle temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

2. (2) no.lu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,02.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

§