Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

6. Hukuk Dairesi

Dosya2025/735 E. 2026/288 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2021/953 E., 2024/1127 K.

İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 9. Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2019/85 E., 2020/575 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı yüklenici ile davalıların murisi ..... arasında 12.05.2014 tarihinde düzenleme şeklinde taşınmaz satış vaadi ve arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi imzalandığını, aynı tarihte şirket yetkilisine işlemler hususunda vekaletname verildiğini, sözleşme konusu taşınmazın % 40'ının kamuya bırakılacağını, kalan kısmın ise % 63'ününün davacı yükleniciye ait olacağını, noter ödemesi ile arsa sahibinin emlak vergisi borcunun davacı yüklenici tarafından ödendiğini, arsanın uygun olmadığını, 14.10.2016 tarihli revizyonu ile uygun hale geldiğini ancak arsa sahibinin ölümü üzerine mirasçıların azilname gönderdiklerini, sözleşme konusu taşınmaza imar transfer hakkının tanındığını belirterek haksız azil nedeniyle imar transfer hakkının sözleşme kapsamında % 63 kısmının davacıya verilmesine, aksi takdirde aynı miktara yönelik şimdilik 10.000,00 TL ticari kârın ve sözleşme gereği yapılan 11.421,80 TL noter masraflarının davalılardan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davacı yüklenicinin sözleşme kapsamında 20 aylık sürede inşaat ruhsatının alınmaması nedeniyle sözleşmenin kendiliğinden sona erdiğini, sözleşmenin imzalandığı tarihte inşaat ruhsatı alınmasının mümkün olmadığının bilindiğini, ancak davacı yüklenici tarafından inşaat ruhsatı alınması ya da imar planı revizyonu hususunda başvuruda bulunulmadığını, revizyon imar planının sözleşmenin süre bitiminden sonra onaylandığını, davacı yüklenici ile oluşan başka bir uyuşmazlık kapsamında belediye tarafından yasaklı olduğunun bildirildiğini, sözleşmenin sona erme tarihinden sonra oluşan durumlara yönelik olarak cezai şart istenilmesinin mümkün olmadığını, imar transfer hakkının davalılar tarafından kullanılmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı yüklenici ile arsa sahibi davalıların murisi arasında imzalanan sözleşmenin tam iki tarafa borç yüklenen sözleşme olduğu, davacı yüklenicinin inşaat ruhsatını süresinde almadığı ve sözleşme kapsamındaki edimlerini yerine getirmediği, edimini yerine getirmeyen davacı yüklenicinin arsa sahibi mirasçıları davalılardan edimin yerine getirilmesini isteyemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içerisinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasındaki sözleşmenin feshedilmediği, sözleşme kapsamındaki işlemlerin yapılması için verilen vekaletnameden azledilmenin sözleşmenin feshi sonucunu doğurmadığı, sözleşmenin niteliği gereği tek taraflı olarak feshedilmesinin mümkün olmadığı, davacı yüklenicinin sözleşme kapsamındaki edimlerini yerine getirmediği gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davalıların murisinin vekaletten azletmesinin davacı yüklenicinin işlem yapmasını engellediğini, sözleşmeye aykırı davranış olduğunu, azilden sonra sözleşme kapsamındaki edimlerin yerine getirilmesinin mümkün olmadığını, vekaletten azlin fesih iradesi niteliğinde bulunduğunu, davacı yüklenicinin edimini yerine getirmesi için şartların oluşmadığını ve sürenin başlamadığını, raporun hükme elverişli olmadığını, davanın reddinin hukuka aykırı olduğunu, delillerin toplanmadığını, imkansızlığın niteliğine ilişkin değerlendirme yapılmadığını, taşınmaza ilişkin imar planı değişikliğinin yapıldığını, sözleşmenin imar planının yapılmasına ilişkin olarak taliki şarta bağlı sözleşme niteliğinde olduğunu beyan etmektedir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Uyuşmazlık, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi kapsamında verilen vekaletnameden haksız azledilme nedenine dayalı tazminat istemine ilişkindir.

Davacı yüklenici ile davalıların murisi arasında 12.05.2014 tarihinde ... İli, ... İlçesi, ..., 7647 parsel sayılı taşınmaza ilişkin olarak Düzenleme Şeklinde Satış Vaadi ve Arsa Payı Karşılığı İnşaat Sözleşmesi imzalandığı, sözleşme ile yükleniciye inşaat ruhsatı alınması hususunda 20 ay süre verildiği, davalıların murisi tarafından 15.08.2016 tarihinde 12.05.2014 tarihinde sözleşme konusu taşınmazla ilgili geniş yetkileri içerir şekilde verilen vekaletnameye ilişkin azilname düzenlendiği, davalıların murisinin azilname ile sözleşmeden dönme iradesini davacı yükleniciye ilettiği, davacı yüklenicinin ise iş bu davayı açarak tasfiye talep etmesi nedeniyle tarafların sözleşmenin geriye etkili feshi yönünde dava tarihi itibari ile iradelerinin birleştiği, davalıların murisinin inşaat ruhsatının alınması için sözleşmede kararlaştırılan sürenin geçmesinden ve makul bekleme süresinin aşılmasından sonra sözleşme feshetmesi nedeniyle fesihte haklı olduğu, dolayısıyla davalının menfi zararlarını talep edemeyeceği, davalılar açısından da sebepsiz zenginleşmeye mahal verecek bir durumun bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi hatalı olmuş ise de, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/4. maddesi hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinin düzeltilerek kararın onanması gerekmiştir.

VI. KARAR

Açıklanan nedenlerle,

Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinin DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

İstek halinde peşin alınan temyiz harcının ilgilisine iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

22.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

§