"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/735 E., 2024/1099 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 16. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2016/117 E., 2020/269 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında akdedilen 22.10.2014 tarihli danışmanlık ve hizmet sözleşmesi ile davacıların, davalı adına kayıtlı bulunan 327 ada, 1 parsel sayılı hali hazırda otopark olarak kullanılan gayrimenkulün nazım imar planı değişikliğinin yapılması ile ilgili tüm resmi işlemler ve yazışmaların yapılmasını üstlendiklerini, davacılar tarafından edimlerin ifası için gerekli tüm çalışmaların yapılarak pek çok kurum nezdinde müracaatlar yapılarak gerekli onay ve izinler alınarak, projenin son onay aşamasına getirildiğini, akabinde davalı tarafça herhangi bir gerekçe gösterilmeksizin haksız bir şekilde azledildiklerini, Sözleşmenin cezai şart maddesine göre sözleşmeyi ihlal eden tarafın diğer tarafa 300.000,00 TL vermeyi kabul ve taahhüt etmiş olduğunu, haksız azil sonrası davalı tarafa noter aracılığıyla ihtarname gönderildiğini ancak herhangi bir ödeme yapılmadığını, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile belirlenen hizmet bedeli olarak 280.000,00 TL ile cezai şart miktarı olarak da 20.000,00 TL'nin temerrüt tarihinden itibaren işlemiş faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; taraflar arasında akdedilen sözleşme gereği davalı tarafından 22.10.2014 tarihinde vekaletname tanzim edilerek davacılara teslim edilmiş olduğunu, sözleşmenin süresinin 6 ay olup sözleşme süresinin sonunda sözleşme konusu işin tamamlanacağına dair bir durumun varlığı halinde sözleşmenin 2 ay daha uzayacağı konusunda tarafların mutabakata varmış olduklarını, bu durumda sözleşmenin 6 aylık süresinin 22.04.2015 tarihinde sona ermekte olup ek 2 aylık süre ile birlikte 22.06.2015 tarihinde sözleşme süresi bitimi ve edimlerin davacılarca yerine getirilememesi nedeniyle ortadan kalkmış olduğunu, 07.07.2015 tarihinde akdedilen protokolün 22.10.2014 tarihli sözleşmeden bağımsız olduğunu, ilgili sözleşmenin eki ve devamı olmadığını, aradan geçen sürede sözleşme konusu işlemlerin gerçekleştirilmemesi nedeniyle davalı tarafından yapılan araştırmada davacıların taahhüt ettikleri işlemleri gerçekleştirmedikleri, hukuken de buna imkan olmadığından vekaletnameden azil işleminin gerçekleştirilmiş olduğunu beyanla davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bilirkişi raporlarına göre davacıların gerek danışmanlık sözleşmesi gerekse mutabakat ile ilgili yükümlendikleri nazım imar planında düzenlemeleri yerine getiremedikleri, davacı danışmanların en geç 22.06.2015 tarihine kadar sözleşme ile yüklendikleri edimlerini yerine getirmeleri gerektiği, davacıların 22.06.2015 tarihine kadar sözleşme ile yüklendikleri edimleri yerine getirmediklerinden sözleşmenin kendiliğinden fesh olduğu, bu nedenle sözleşmeden ... danışmanlık bedelini talep ve tahsil hakları olmadığı, sözleşmeye konu taşınmazın sözleşmedeki şartlar dahilinde ruhsatların ve izinlerin alınmaması 1/10 00... /5000' lik plan tadilatlarının ve değişikliklerin yapılması işinin hukuken imkansız olması nedeniyle sözleşmenin geçersiz olduğu, ceza-i şart alacağı yönünden davalı tarafından sözleşme süresi bitiminden sonra davacıyı azletmesinin sözleşme şartlarına aykırılık teşkil etmeyeceği, bu nedenle davacının cezai şart talep hakkı bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; 07.07.2015 tarihinde karşılıklı mutabakat imzalandığını, bu mutabakatın ilk akdedilen danışmanlık ve hizmet sözleşmesinin eki ve devamı mahiyetinde olduğunu, üstlenilen işin tamamlanması için belirli bir mesafe kat edildiğini, sözleşme konusunun hukuken imkansız bir konuyu içermediğini, herhangi bir gerekçe gösterilmeksizin sadece görülen lüzum üzerine denilmek suretiyle vekalet yetkilerinden haksız bir şekilde azledildiklerini, iş sahibi tarafından, hazırlanan projenin uygun görülmemesinden kaynaklı gecikme ve olumsuzlukların davacı müvekkillerine yansıtılmasının hukuken mümkün olmayacağını, sözleşmenin süre anlamında zımnen uzatılarak aslında süresiz hale getirildiğini, davalı iş sahibi tarafından mevcut sözleşme ve mutabakat metnine ilişkin haklı fesih iradesi ortaya konulmadan doğrudan ve gerekçe belirtilmeksizin vekaletten azil yoluna gidilmesinin doğru ve iyiniyetli bir yaklaşım olmadığını, karar aşamasından önce gerek davalı isticvabı ile ve gerekse de ilgili birimlerden sordurularak neticesine göre bir karar verilmesi gerekirken bunun yapılmamış olmasının, tanık deliline dayanıyor olmalarına rağmen tanıkların dinlenilmeden eksik inceleme ve değerlendirme ile karar verilmesinin doğru olmadığını beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, taraflar arasındaki danışmanlık ve hizmet sözleşmesinden kaynaklanan hizmet bedeli ve cezai şart bedelinin tahsili talebi istemine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz karar harcının temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
05.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.