"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/374 E., 2024/1046 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2020/231 E., 2023/76 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin, taraflar arasındaki 20.07.2017 tarihli inşaat işlerine dair sözleşme kapsamındaki işleri tamamlayarak yükümlülüklerini yerine getirdiğini, işe ilişkin hakedişlerin davalı tarafından onaylandığını, buna ilişkin faturalar tanzim ettiğini ve her iki tarafın da ticari defterlerine kaydedildiğini, bu süreçte davalı şirket tarafından 07.10.2019 tarihli zeyilnameye ek işin keşif ve fiyat tablosunda süre uzatımı kaynaklı maliyet artışı nedeniyle işin fiyatında bir revizyon talep edildiğini, hakediş ve faturalar doğrultusunda davalı tarafça kaşe-imza yapılmak suretiyle 04.12.2019 tarihli Cari Hesap Mutabakatı düzenlenerek müvekkili firmaya gönderildiğini ve taraflarca imza altına alındığını, davalı şirketçe tanzim edilen faturalardan ödenmeyen toplamda 1.449.815,82 TL borcu için 06.01.2020 tarihli ihtarname gönderdiklerini ve buna rağmen ödeme yapılmayınca Ankara 6. İcra Müdürlüğü'nün 2020/1357 Esas sayılı dosyası ile davalı aleyhine icra takibi başlattıklarını, davalının haksız olarak takibe itiraz ettiğini, belirtilen nedenlerle takibe vaki itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; taraflar arasında akdedilen sözleşmenin 42. maddesi uyarınca uyuşmazlığın çözümü için belirlenen çözüm yolu tüketilmeden davacı şirketçe icra takibi başlatılmasının hukuka uygun olmadığını, taraflar arasında cari hesap mutabakatı ve buna ilişkin bir sözleşme bulunmadığını, davacının bahsettiği mutabakatın TTK'nın 89. maddesine aykırı olduğunu, ayrıca davacının bahsettiği cari hesap mutabakatındaki imzanın kime ait olduğunun tespit edilmemiş olup, şirket yetkilisi tarafından imzalanmayan mutabakatların geçerli olmayacağının aşikar olduğunu, faturalara itiraz edilmemesinin işin tam ve gereği gibi yapıldığı anlamına gelmediğini, taraflar arasında kesin kabulün yapılmadığını, nakdi teminatın iade edilmesi için sözleşme gereğince davacı yüklenicinin SGK ilişiksiz belgesi, vergi borcu bulunmadığına dair belge ve talep dilekçesini ibraz etmesi gerektiğini, icra takibine konu edilen tutarda borçlarının bulunmadığını, talep edilen faizi kabul etmediklerini, icra inkâr tazminatı şartlarının oluşmadığını, neticede davacıya belirtilen borçlarının bulunmadığından açılan davanın reddi ile davacı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının sözleşme kapsamında üstlendiği tüm yükümlülükleri yerine getirdiği, onaylanan hakedişler doğrultusunda düzenlenen fatura bedellerinin ödenmediği iddiasına dayalı icra takibi başlatıldığı, taraf şirketlerin ticari defter kayıtları üzerinde yapılan incelemede faturaların kayıtlı olduğu ve ticari defterlerin birbiriyle örtüştüğünün tespit edildiği, 11.10.2019 tarihli yapım işleri geçici kabul tutanağı ile yapılan işin sözleşmeye ve eklerine uygun olduğu ve geçici kabule engel olabilecek eksik, kusur ve arızaların bulunmadığının imza altına alındığı, bu haliyle sözleşmenin 28. maddesindeki nakdi teminat bedelinin iadesinin istenilebileceği, nitekim davalı işverenin davacı şirkete hitaben 04.12.2019 tarihli cari hesap mutabakatı konulu yazısında nakit teminat hesabının 473.039,03 TL, cari BA'nın 976.776,79 TL olmak üzere toplam 1.449.815,82 TL cari hesabın alacak bakiyesi verdiği, hesapta mutabakat olunup olunmadığının bildirilmesinin istenilmesi karşısında davacı yüklenici tarafından mutabakat olunduğunun bildirildiği, mutabık kalınan alacağın ödenmesi yönünde davacı yüklenici tarafından davalı işverene keşide edilen 06.01.2020 tarihli ihtarnamenin 08.01.2020 tarihinde tebliğ olunduğu, verilen 5 günlük önel sonrası temerrüdün 14.01.2020 tarihinde oluştuğu, davalı şirketin ticari defter ve kayıtlarında yer alan davacı alacağı 1.449.815,81 TL ile işlemiş faiz ve ihtarname masrafı ile alacak likit olmakla icra inkâr tazminatı talebinin yerinde olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; taraflar arasındaki sözleşmede belirlenen uyuşmazlık çözüm yolu tüketilmeden icra takibi ve dava açıldığından takip ve davanın hukuka aykırı olduğunu, taraflar arasında TTK'nın 89. maddesi anlamında cari hesap sözleşmesi bulunmadığını, davacı tarafından sunulan mutabakat belgesindeki imzanın kime ait olduğunun tespit edilmediğini, şirket yetkilisi tarafından imzalanmaması halinde müvekkilini bağlamayacağını, müvekkili tarafından 25.01.2020 tarihli fatura düzenlenmekle bunun taraflar arasında mutabakat bulunmadığının kanıtı olduğunu, faturalara itiraz edilmemiş olmasının işin davacı tarafından tam ve gereği gibi yapıldığı anlamını taşımayacağını, taraflar arasında kesin kabul yapılmadığını, nakdi teminatın iadesi için gerekli olan SGK ilişiksizlik belgesi ve sözleşme konusu işle ilgili vergi borcu bulunmadığına dair belge sunulması gerekmekte olup, davacı tarafından bunların temin edilmediğini, icra takibine konu edilen miktarda borcun bulunmadığını, yapılan incelemenin yetersiz olduğunu, bilirkişi raporundaki zeyilnamenin sözleşmenin 28. maddesini nesh ettiği tespitinin hatalı olduğu, 28. madde gereği müvekkilinin halen teminatı alıkoyma hakkının bulunduğunu, faiz talebinin haksız ve dayanaksız olduğunu, icra inkâr tazminatı talebinin kabulünün hatalı olduğunu, kötüniyet tazminatı taleplerinin kabul edilmesi gerektiğini, taleplerin zamanaşımına uğradığını, davacı lehine hükmedilen vekalet ücreti, yargılama gideri, faiz ve faiz başlangıç tarihlerini kabul etmediklerini beyan etmektedir
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, eser sözleşmesinden kaynaklanan nakdi teminat alacağı ve imalât alacakları nedeniyle başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir.
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki paragraf kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Taraflar arasındaki 20.07.2017 tarihli GESK ... numaralı İl Sağlık Müdürlüğü Binası Betonarme İnşaat İşleri Sözleşmesi'nin teminatların iadesi başlıklı 29.2. maddesinde nakdi teminatın iadesi için, yüklenicinin işlerin ifasından dolayı SGK, Vergi Dairesi vb. kurumlara herhangi bir borcunun olmadığına dair belgelerini işverene sunması, işin geçici kabulünün yapılması ve geçici kabulde yer alan ve nakdi teminatın ödenmesine engel teşkil etmediği açıkça belirlenmiş olanlar dışında, eksik olan işlerin tamamlanması şartı getirilmiştir. 11.10.2019 tarihli geçici kabul tutanağında geçici kabule engel olabilecek eksik kusur ve arızaların bulunmadığı tespit edilmiş ise de, davacı yüklenicinin SGK ve Vergi Dairesine borcunun olmadığına dair inceleme yapılmadığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda mahkemece yapılacak iş; taraflar arasındaki sözleşmenin teminatın iadesi başlıklı 29.2. maddesi gereği, teminatın iadesi için gerekli koşulların sağlanıp sağlanmadığının araştırılarak değerlendirilmesi ve neticesine göre bir karar verilmesi gerekmekte olup, eksik inceleme ve değerlendirme neticesinde yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgilisine iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
07.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.