"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/1294 E., 2024/1793 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2020/798 E., 2024/506 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında davalı şirkete ait inşaatların elektrik işlemlerinin yapımına ilişkin müşteri sözleşmesi imzalandığını, sözleşmeye istinaden davalı tarafından resmi kurumlarda elektrik proje bağlantı işlerinin yapılması için vekalet verildiğini, sunulan teklif formunun davalı tarafından kabul edilerek işin sözleşme koşullarına uygun şekilde bitirildiğini, yapılan işe ilişkin fatura kesildiğini, ancak davalı tarafından faturaya konu borcun ödenmediğini belirterek davalının borca yeter araç ve taşınmaz malları üzerine ihtiyati haciz ve ihtiyati tedbir konulmasını, akabinde 150.000,00 TL alacağının dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalılardan tahsilini talep etmiş, bilahare talep miktarını 588.140,00 TL olarak ıslah etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı ile müvekkil şirket arasında sözleşme yapılmadığını, 10.09.2018 tarihli bağlantı vekaletinin sadece "binanın elektrik bağlantısı" için verildiğini, dava dayanağı müşteri sözleşmesi üzerinde tahrifat yapıldığını, kötüniyetli olarak doldurulduğunu, buna dair Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulunulduğunu, gönderilen fatura içeriğine itiraz edilerek faturanın iade edildiğini, söz konusu inşaatların elektrik işlerinin dava dışı müteahhit ... tarafından yapıldığını, davacı ile dava dışı müteahhit ...'ün kötü niyetle ve birlikte hareket ederek haksız kazanç elde etmeye çalıştığını, davacının kestiği faturanın inşaat bitiminden, hatta tüm kontroller bitip iskan verildikten sonra olduğunu,.......... tarafından elektrik bağlantısı/abonelik izin işlemleri için ilgili elektrik firmasına ..... ödenmek üzere 3.874,15 TL ... ...Proje açıklaması ile ödeme yapıldığını, bu ödemenin davacının kendisine değil elektrik bağlantısının bir an evvel yapılması için ilgili elektrik idaresine ödemesi için verildiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında müşteri sözleşmesi imzalandığı, iş bu sözleşme kapsamında davalı şirkete ait inşaatların tüm elektrik işlemlerinin yapımının davacı tarafından üstlenildiği, hükme esas alınan bilirkişi raporu ile tüm elektrik işinin bittiği ve %100 oturmaya müsait olduğu, davalının sadece elektrik bağlantısını yapmak üzere davacıya vekalet verdiği, tanık beyanlarına göre davacının davalıya ait inşatta elektrik yapım işlerini tamamlayıp davalıya teslim ettiği gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; tarafların ticari defterleri incelenmeden hüküm kurulduğunu, bilirkişi raporunun hükme elverişli olmadığını, dava dayanağı müşteri sözleşmesi başlıklı belge üzerinde sonradan tahrifat yapıldığını, buna ilişkin suç duyurusunda bulunulduğunu, soruşturmanın bekletici mesele yapılması gerektiğini, davanın ihbar edildiği ... ile yapılan sözleşmelerin incelenmediğini, vekaletnamenin sadece müvekkil şirketin maliki olduğu arsaya yapılan ‘binanın elektrik bağlantısı’ yapılmak üzere verildiğini, davacı tarafından düzenlenen faturaya itiraz edilerek iade edildiğini, iş yapıldıktan 2 yıl sonra fatura düzenlenmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, ıslah dilekçesine cevap verme süre dolmadan mahkemece 14.06.2024 tarihli duruşmada 'Davalı vekilinin UYAP üzerinden mazeret dilekçesi göndermiş olduğu, dilekçede ıslahı kabul etmediğini bildirdiği görüldü' şeklinde gerçekle bağdaşmayan bir açıklama ile karar verilerek adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, eser sözleşmesinden kaynaklı alacak istemine ilişkindir.
Savunma hakkı Anayasa'nın hak arama hürriyeti başlıklı 36. maddesinde "Herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir." düzenlemesi ile açıkça hüküm altına alınmıştır.
İddia ve savunma hakkı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun hukuki dinlenilme haklı başlıklı 27. maddesi ile usul hukukuna yansıtılmıştır.
Anılan maddenin birinci fıkrasında davanın taraflarının kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahip oldukları belirtildikten sonra maddenin ikinci fıkrasında bu hakkın açıklama ve ispat hakkını da içerdiği vurgulanmıştır. Davanın taraflarının usul hukuku hükümlerine aykırı olarak açıklama ve ispat hakkını kullanmalarının kısıtlanması, iddia ve savunma hakkının kısıtlanması sonucunu doğurur.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 27. maddesinde yer bulan hukuki dinlenilme hakkı gereğince davanın tarafları, müdahiller ve yargılamanın diğer ilgilileri, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahip olup bu hakkın yargılama ile ilgili olarak bilgi sahibi olunmasını, açıklama ve ispat hakkını, mahkemenin açıklamaları dikkate alarak değerlendirmesini ve kararların somut ve açık olarak gerekçelendirilmesini içermektedir. Mahkeme iki tarafa eşit şekilde hukukî dinlenilme hakkı tanıyarak hükmünü vermelidir. Anayasa'nın 36. maddesinde ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 6. maddesinde düzenlenen adil yargılanma hakkının en önemli unsuru olan hukukî dinlenilme hakkı, adil yargılanma hakkı içinde teminat altına alınmıştır. Bu hakka tarafın hâkime meramını anlatma hakkı ya da iddia ve savunma hakkı da denilmektedir. Ancak hukukî dinlenilme hakkı bu ifadeleri de kapsayan daha geniş bir anlama sahiptir. Bu hak çerçevesinde tarafların gerek yargı organlarınca gerekse karşı tarafça yapılan işlemler konusunda bilgilendirilmeleri zorunludur. Kişinin kendisinden habersiz yargılama yapılarak karar verilmesi, kural olarak mümkün değildir.
Bu kapsamda hukuki dinlenilme hakkının bilgilenme / bilgilendirme, açıklama yapma, yargı organlarınca dikkate alınma ve kararların gerekçeli olması gibi hususları içerdiği açıktır. Bilgilenme hakkı yargılamanın içeriğine dair tam bir bilgi sahibi olmanın yanında gerek karşı tarafın gerekse de yargı organlarının dosya içeriğine yapmış oldukları işlemleri öğrenmelerini kapsar. Bilgilenme / bilgilendirme hakkının etkin biçimde kullanılabilmesi için gönderilecek tebligat ve davetiyelerde kanunda öngörülmüş şekil şartlarına sıkı sıkıya uyulması gerekmektedir. Ayrıca bu hak sadece davanın başındaki iddia ve savunmalar açısından değil yargılamanın her aşamasında dikkate alınmalıdır. Bu kapsamda devam eden bir yargılamada tarafların açıklamaları için bilgilendirme yeterli olmayıp yargılamada yer alan diğer kişilerin (tanık, bilirkişi gibi) açıklamaları açısından da önemlidir. Bilgilenme hakkının usulüne uygun kullanımı ile tarafların haklarında öğrendikleri isnat ve iddialara karşı beyanda bulunabilme davaya yönelik bilgi ve belge verebilme yani açıklama yapma hakkı da hukuki güvenceye bağlanmaktadır. Böylece davanın her iki tarafına eşit şekilde açıklama yapma hakkı tanınması ile adaletin görünür kılınması sağlanacaktır. Açıklamada bulunma hakkı tarafların yazılı veya sözlü şekilde iddia ve savunmalara karşı itirazda bulunabilme, davaya ilişkin beyanda bulunmalarını sağlar.
Somut olayda; davacı vekili dava konusu alacakların miktarını ıslahla 26.04.2024 tarihinde arttırmıştır. Islah dilekçesi 05.06.2024 tarihinde davalı vekiline tebliğ edilmiş, davalı vekili 06.06.2024 tarihli beyan dilekçesi ile ıslah dilekçesine süresi içerisinde cevap vereceğini bildirmesine rağmen mahkemece davalı vekilinin mazeret dilekçesi ile ıslahı kabul etmediğini bildirdiği belirtilerek dava 14.06.2024 tarihli oturumda sonuçlandırılmıştır.
Her ne kadar Bölge Adliye Mahkemesi gerekçesinde davalı vekilinin 14.6.2024 tarihli mazeret dilekçesi ile davacının ıslah talebini kabul etmediğini ve ayrıca süre talebi bulunmadığını belirtirmiş ise de bahsi geçen dilekçenin ihbar olunan ... vekili Avukat ... tarafından sunulduğu anlaşılmakla; ıslahın mahiyeti itibariyle dava konusu alacak miktarının arttırılmasına yönelik ek bir dava olduğu, davalının savunma hakkını kısıtlayacak şekilde davacı tarafından yapılan ıslaha karşı davalı tarafa savunma yapmasına imkân verecek gerekli süre verilmeden hukuki dinlenilme hakkı kısıtlanarak karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemişti
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgilisine iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
06.01.2026 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.
MUHALEFET ŞERHİ
Dava eser sözleşmesinden kaynaklı imalat bedelinin tahsiline yöneliktir, davacı ile davalı şirket arasında davalının inşaatlarının tüm elektrik işlemleri ile resmi kurumlardaki elektrik proje bağlantı işlemlerinin yapılması için sözleşme yapıldığı, davacının sözleşme koşullarına uygun bir şekilde işi bitirerek davalı şirkete teslim etmesine rağmen 558.140.00 TL bedelli faturanın ödenmediğinden 150.000,00 TL nin (ıslahla toplamda 558.140,00 TL’nin) davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmesi üzerine, yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, ödenmeyen 150.000,00 TL alacağın dava tarihi olan 11/12/2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte, bakiye 408.140,00 TL alacağın ıslah tarihi olan 26/04/2024 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Mahkemece verilen kararın istinaf edilmesi üzerine Sakarya Bölge Adliye Mahkemesinin 5. Hukuk Dairesince İstinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama aşamasında alınan bilirkişi raporları taraflara usulüne uygun tebliğ edilmiş davacı 26/04/2024 tarihinde davasını ıslah etmiş, ıslah dilekçesi davalıya 05/06/2024 tarihinde tebliğ edilmiş, davalı 06/06/2024 tarihinde verdiği beyan dilekçesinde ıslah dilekçesine süresi içerisinde cevap vereceğini bildirip 14/06/2024 tarihinde yapılan duruşmaya da mazaret bildirerek katılmamış ve bu oturumda davanın kabulüne karar verilmiştir.
Davalı vekiline ıslah dilekçesi 05/06/2024 tarihinde tebliğ edilmesine, 14/06/2024 tarihinde duruşma yapılacağını bilmesine ve HMK hükümleri arasında ıslah dilekçesine karşı beyanda bulunmak için herhangi bir süre tayin edilmediğinden duruşmaya gelmeyip ıslaha karşı beyanda bulunmayıp davayı uzatmaya yönelik bu tavrın iyi niyetli olmadığı davanın kabulüne dair kararın doğru olduğu, onanması gerektiğinden çoğunluğun bozma görüşüne katılmayarak karara muhalifim.