Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

6. Hukuk Dairesi

Dosya2025/456 E. 2026/22 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2024/1266 E., 2024/1137 K.

İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI : 2023/193 E., 2024/158 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; dava dışı yüklenici ... İnşaat Tic. Ltd. Şti. ile davalı S.S........... K.S.S. Yapı Kooperatifi arasında 17.08.1995 tarih ve ... yevmiye no.lu kat karşılığı inşaat sözleşmesi yapıldığını, sonrasında taraflar arasında 24.09.2008 tarih ve ... yevmiye no.lu gayrimenkul satış vaadi ve kat karşılığı inşaat sözleşmesi düzenlendiğini, bu sözleşmenin bundan önceki sözleşmelerin yerine kaim olduğunu, sözleşmede 1, 2, 3, 4 no.lu bağımsız bölümlerin dava dışı yükleniciye bırakıldığını, dava dışı yüklenicinin daha sonra, kendisine düşen bağımsız bölümleri 28.05.1998 tarihli ve protokol başlıklı bir sözleşme ile müvekkile haricen sattığını, yazılı şekilde düzenlenen haricen satış sözleşmesinin, satıcı yüklenicinin iş sahibinden olan alacağının temliki hükmünde olduğunu, müvekkilinin dava dışı yüklenicinin alacağına temlik suretiyle halefi olduğundan, halef sıfatıyla alacaklı olduğu ve kendisine verilmesi gerekli 1 ve 4 no.lu bağımsız bölümler için davalıya karşı tapu iptali ve tescil davası açtığını, ancak davanın isabetsiz gerekçelere dayandırılarak reddedildiğini, dava dışı yüklenicinin inşaatı tamamladığını ancak yüklenicinin ve dolayısıyla onun halefi olan müvekkilinin anılan haklarını teslim etmediklerinden davalının sebepsiz zenginleştiğini, davalının 24.09.2008 tarihli sözleşmeye göre haklı olmadığı halde yüklenicinin halefi olan müvekkilinden güçlendirme bedeli adı altında para istediğini, müvekkilinin ihtilafın uzamaması için güçlendirme bedelini ödemeyi iyiniyetle ve çaresizlik içinde kabul ettiğini, davalının, davacının ikame ettiği tapu iptali ve tescil davasına karşı Bakırköy 14. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne sunduğu cevap dilekçesinde, güçlendirme bedeli, sair tamir ve düzeltme masraflarının ödenmesi halinde 1 ve 4 numaralı bağımsız bölümlerin tapularını devretmeye hazır olduklarını beyan etmesine rağmen tapuları devretmediğini belirterek 1 ve 4 no.lu bağımsız bölümlerin piyasa rayiç bedellerinin bilirkişi marifetiyle ve rapor tarihi itibarıyla tespiti sonucu müvekkilinin alacağının belirlenmesine, Bakırköy 4. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 19.07.2018 tarih, 2015/538 Esas, 2018/318 Karar sayılı kararı ile belirlenen 2.415.758,74 TL tutarındaki güçlendirme bedelinin müvekkilinin belirlenen sebepsiz zenginleşme alacağından mahsubuna ve geriye kalan bakiyenin sebepsiz zenginleşme tarihinden itibaren işleyecek en yüksek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; yetki ve görev itirazlarının bulunduğunu, alacağın zamanaşımına uğradığını, davacının müvekkiline karşı açtığı tapu iptal ve tescil davası reddedildiğinden bu davanın muhatabı olmadıklarını, davacının muhatabının dava dışı yüklenici şirket olduğunu, temlik sözleşmesinin ilgili maddesine göre tapular devredilmezse davacının tüm zararının yüklenici tarafından karşılanacağının hüküm altına alındığını, kesinleşmiş mahkeme kararına rağmen bu davanın açılmasının mümkün olmadığını, yüklenicinin binayı proje ve imar mevzuatına aykırı inşa ettiği, edimini yerine getirmediğinin mahkeme kararları ile sabit olduğunu, edimini yerine getirmeyen yüklenicinin ve yüklenici halefi olduğunu beyan eden davacının alacak talep edemeyeceğini, davacıya usule uygun bir temlik ve bu temlik karşılığı ödenen bir para da olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, yüklenici binayı proje ve imar mevzuatına aykırı inşa ettiğinden iskân alınmadığı, yüklenici dava dışı ... İnşaat Ltd. Şti. tarafından edimlerin ifa edilmediği, yapının imar mevzuatına aykırı olduğu, yapının 25.01.2012 tarihinde ... Belediyesi'nce onaylatılan güçlendirme projesine göre güçlendirildiği, güçlendirme bedeli 2.415.758,74 TL'nin dava dışı yüklenici ... İnşaat iflas masasına kaydına karar verildiği, davaya konu bağımsız bölümler ile ilgili olarak daha önce açılan davada yüklenicinin arsa sahibine karşı öncelikli edimini yerine getirmemiş olduğunun tespit edildiği, davacının edimlerini ifa etmeyen dava dışı yükleniciden temlik alındığı hakka dayalı açtığı davada yüklenici firmanın edimini arsa sahibi olan davalıya karşı yerine getirmesi gerektiği, temlik alan 3. kişinin arsa sahibi davalıyı ifaya zorlamasının mümkün olmadığı, açılan davada davalının kusurlu ve davacıya karşı sorumlu olmadığı gerekçesiyle, davanın hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı arsa sahibi ile dava dışı yüklenici arasında imzalanan arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin geçmişe etkili olarak feshedildiği, yüklenicinin dava konusu bağımsız bölümleri hak etmediği anlaşılmakla alacağı temlik aldığını iddia eden davacının da bağımsız bölümlerin tapusunu talep edemeyeceği gibi bunların bedellerini de sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre de talep edemeyeceği gerekçesi ile davanın reddi gerektiğinden davacı vekilinin istinaf talebinin gerekçeye yönelik kısmen kabulü ile kaldırma kararı ve yeniden esas hakkında hüküm kurulmuştur.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde; kararların hatalı olduğunu, mahallinde bilirkişi incelemesi yapılmadan başka mahkeme dosyalarındaki raporlar ile karar verilmesinin hatalı olduğunu, dava dışı yüklenici ile davalı arasındaki arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin feshedilmediğini, kaldı ki fesih gerekçesinin gerçekleştiği varsayılabilse bile dava dışı yüklenicinin vekâletsiz iş görme esasına göre davalıdan inşaat yapım alacakları talep edebileceğini, dava konusu bağımsız bölümlerin iskânının alındığını, inşaatın ruhsatına uygun olduğuna dair resmî yazı örneği dahî sunulduğunu, ancak bu hususların değerlendirilmediğini, alacağı temlik yolu ile yükleniciden devralan müvekkilinin mağdur olduğunu beyan etmektedir.

2.Davalı vekili katılma yollu temyiz dilekçesinde; İlk Derece Mahkemesinin red kararı ve gerekçesi yerinde olup bölge adliye mahkemesince davacının istinaf taleplerin reddi gerekirken başka bir nedenle davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, davacının 10.000,00 TL üzerinden davasını açmış bu miktar üzerinden harcını ikmal etmişken daha sonra dava bedelini revize etmiş ise de HMK'da dava dilekçesindeki bedelin revize edilmesi müessesesi hukukumuzda bulunmadığından davanın temyiz sınırının altında kaldığını, dava konusu ile aynı mahiyette kesinleşmiş hüküm bulunduğundan davanın hukuki yarar yokluğundan reddi gerektiğini, dava dışı yüklenicinin binayı projeye aykırı inşa ettiğini bazı kısımları ise hiç inşaa etmeden inşaatı yarım bırakarak iflas (hileli iflas) ettiğini, davacı olan ...'in iflas eden yüklenici firmanın tek yetkilisi olan ..... ...'in eşi olduğunu, davacının taraf olmadığı bir sözleşmeye dayalı hak iddia edemeyeceğini, davacının sunduğu temlik sözleşmesinin ilgili maddesine göre tapular devredilmezse zararın yüklenici tarafından karşılanacağını davacının oluşan bir zararı varsa sözleşmesinin tarafı olan yükleniciden talep etmesi gerektiğini beyan etmektedir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Uyuşmazlık, yükleniciden temlik alınan taşınmaza yönelik sebepsiz zenginleşmeye dayalı alacak istemine ilişkindir.

Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz harçlarının temyiz edenlere yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

06.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

§