"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/1144 E., 2025/1547 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Denizli 5. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/371 E., 2025/42 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından duruşma istemli, davalı ... vekilince duruşmasız olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyize konu edilen kararın niteliğinin duruşma istenebilecek davalardan olmadığı anlaşılmıştır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası uyarınca duruşma isteminin reddine, temyiz dilekçesinin kabulü ile incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinden ...'nın alacaklısı olduğu Denizli 9. İcra Müdürlüğü'nün 2018/3903 Esas sayılı dosyası ile borçlu ... adına kayıtlı taşınmazlar üzerine 24.06.2021 tarihinde haciz konularak, satış talep edilip avansın yatırıldığını, yine müvekkillerinden ...'nun alacaklısı olduğu Denizli 9. İcra Müdürlüğü'nün 2018/808 Esas sayılı dosyası ile borçlu ... adına kayıtlı taşınmazlar üzerine 22.06.2022 tarihinde haciz konulduğunu, sıra cetvelinin Denizli 2. İcra Müdürlüğü'nün 2018/4612 Esas sayılı dosyasından yapıldığını, borçlu ... ile davalılardan ... arasındaki 29.06.2018 tanzim tarihli, 16.07.2018 ödeme tarihli 25.000,00 Euro bedelli kambiyo senedi ile borçlu ... ile davalılardan ... arasındaki 10.02.2018 tanzim tarihli, 20.05.2018 ödeme tarihli 320.000,00 TL bedelli kambiyo senedinin muvazaalı olduğunu, müvekkillerinin alacağının doğum tarihlerinden ve takip tarihlerinden sonra takip konusu edilen bonoların davalıların alacağını tek başına ispatlamaya yeterli olmasının mümkün olmadığını, 25.08.2022 tarihli sıra cetvelinin 1. sırasında olan davalı ...'a ve 2. sırasında olan davalı ...'a ayrılan paydan öncelikle müvekkilleri ... ve ...'nun alacaklarının ödenmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1-Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; ..., ......... ve ... aleyhine Denizli 1. İcra Müdürlüğü'nün 2021/285 Esas sayılı dosyasıyla 10.02.2018 tanzim, 20.05.2018 vade tarihli 320.000,00 TL bonoya istinaden 7 örnek ilamsız icra takibi başlatıldığını, takip dosyası kesinleştirilerek borçlular üzerine haciz işlemleri başlatıldığını, sıra cetvelinin haciz tarihi dikkate alınarak usulüne uygun düzenlendiğini, davacı tarafın müvekkil ile borçlu ... arasında muvazaa bulunduğu iddiasını kabul etmediklerini, takip konusu bono hakkında kambiyo senetlerine mahsus icra takibi başlatmak yerine ilamsız icra takibinin başlatılması muvazaa göstergesi olarak değerlendirilmesinin söz konusu olmadığını, takibe dayanak bononun lehtarı ... tarafından müvekkiline cirolandığını, müvekkilinin borç ilişkisinin ... ile arasında bulunduğunu, takibin diğer borçlusu ... ile doğrudan borç ilişkisi bulunmadığını, müvekkili ile keşideci arasında ispata muhtaç bir hukuki ilişkinin bulunmasının da gerekmediğini beyanla davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2-Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin emekli olduğu tarihte o dönemin parasıyla yaklaşık 33.000,00 (otuzüçbin) TL kıdem tazminatı aldığını, işten arta kalan zamanlarında ek gelir sağlamaya çalıştığını, bunun yanında müvekkilinin babasının vefatından sonra 37.593 Euro miras kaldığını, müvekkilinin, kıdem tazminatı, babasından kalan miras ve bahçe işlerinden sağladığı kazançlarının birikimi ile Euro alıp yatırım yaptığını, müvekkili ile borçlusu ... arasında herhangi bir akrabalık ilişkisi olmadığını, ...'in bakımını yaptırdığı yaklaşık 500 dönümlük arazinin budama, sulama ve bakım gibi işlerini yaptırabilmek için müvekkilinden borç para istediğini, müvekkilinin de geçmişte işlerini yaptığı için tanıdığından güvenerek 29.06.2018 tarihinde ...' e 25.000 Euro borç para verdiğini, kendisini de güvence altına almak için ... ile 29.06.2018 düzenlenme tarihli 16.07.2018 vade tarihli 25.000 Euro bedelli bono düzenlediğini ancak dava dışı borçlu ...'in müvekkiline olan borcunu ödememesi sebebiyle müvekkilinin, borçlu ... hakkında Denizli 2. İcra Müdürlüğü'nün 2018/4612 Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını, hayatın olağan akışı içinde muvazaalı olarak düzenlenen bono için muvazaalı işlem yapan taraflardan alacaklı tarafın; icra takibi içerisinde birden fazla kez hacze çıkması, taahhüt alması ve taahhüdü ihlal eden borçluyu şikâyet etmesi, bununla birlikte alacaklının, borçlunun muris annesinden intikal eden taşınmazların satışı için ortaklığın giderilmesi davası açması ve söz konusu taşınmazları sattırmasının kurgulanamayacak kadar ayrıntılı olup taraflar arasında anlaşma olmasının imkânsız olduğunu, tarafların arasında husumet olduğunun apaçık ortada olduğunu beyanla davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında takibe konu bono yönünden açık, somut ve gerçek borç ilişkisini ispat eden delilin davalı tarafça sunulmadığı, dolayısıyla, sıra cetveline yazılan davalı alacağı ile Denizli 2. İcra Müdürlüğü'nün 2018/4612 E. sayılı dosyası alacaklısı ... ile diğer davalı Denizli 1. İcra Müdürlüğü'nün 2021/285 E. sayılı takip dosyası alacağının muvazaalı olduğunun aldırılan raporlarla da tespit edildiği, davalıdan gerçek bir alacağının bulunduğunu ispat yükü kendisine düşen davalıların, alacağının ve alacağının dayanağını yazılı-geçerli delillerle ispat külfetinde olduğu halde bu yönde dosyaya yazılı veya geçerli bir delil sunamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1-Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; 03.04.2023 tarihli duruşmada dinlenen tanıkların ifade ettikleri gibi dava dışı borçlu ... ile müvekkil arasında muvazaalı bir işlem yapılmadığını, müvekkilince borçlu ...'e karşı başlatılan Denizli 2. İcra Dairesi' nin 2018/4612 Esas sayılı takibe konu bononun gerçek bir borç ilişkisinden kaynaklandığını, müvekkil tarafından başlatılan icra takibinde muvazaalı olamayacak kadar çok işlem yapıldığını, muvazaalı olduğu iddia edilen icra takibinde alacaklının defalarca hacze çıkması, borçlunun bir kısım ödemede bulunması, borçlunun ödeme taahhüdünde bulunması, alacaklının ödeme şartını ihlal şikayetinde bulunması hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, tüm bunların yanı sıra 11.04.2019 tarihinde müvekkilin, dava dışı borçlu ... ile karşılaştıklarında aralarında borç meselesi yüzünden tartışma çıktığını, bu olaya ilişkin olarak Denizli Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2019/15926 Soruşturma numaralı dosyasından basit yaralama, tehdit, hakaret suçlarına ilişkin olarak soruşturma yürütüldüğünü, taraflar arasında anlaşma olmasının imkansız olup, tarafların arasında husumet olduğunun apaçık ortada olduğunu beyan etmektedir.
2-Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; davanın 7 günlük hak düşürücü süre içerisinde açılmamış olduğunu, davacı tarafın müvekkil ile borçlu ... arasında muvazaa bulunduğu iddiasını kabul etmediklerini, belirtilen takibe dayanak bononun lehtarı ... tarafından müvekkile cirolandığını, müvekkilin borç ilişkisinin ...'le olduğunu, bu nedenle takibin diğer borçlusu ... ile doğrudan borç ilişkisi bulunmadığını, müvekkilinin lehtar ile keşideci arasında 3. kişi konumunda yer aldığını, müvekkille keşideci arasında ispata muhtaç bir hukuki ilişkinin bulunmasının da gerekmediğini, bu nedenle ispat yükünün taraflarına yükletilmesinin mümkün olmadığını, dava konusu bononun 10.02.2018 tarihinde tanzim edilmiş olmakla davacı ...'nın alacağından önce doğmuş olduğunu, sıra cetvelinde de görüldüğü üzere taraflarınca taşınmaza davacı taraftan önce haciz konulduğunu, sıra cetvelinin düzenlenmesi sırasında haciz tarihleri dikkate alındığını ve taraflarınca haciz işlemlerinin davacılardan önce yapılmasının borcun gerçekliğine halel getirmediğini beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, İcra ve İflas Kanunu'nun 142. maddesi gereğince icra takibinde düzenlenen sıra cetveline itiraz davasına ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davalılar vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz karar harcının temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
19.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.