Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

6. Hukuk Dairesi

Dosya2025/4154 E. 2026/161 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2024/768 E., 2025/1785 K.

İLK DERECE MAHKEMESİ : Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI : 2022/367 E., 2023/471 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirketin iflâsı üzerine tasfiye aşamasına geçildiğini, müvekkil şirket ile müflis arasındaki cari hesap ekstresinden ve ödenmeyen çek/senetlerden kaynaklı toplamda 2.249.980,89 TL alacak için 06.08.2018 tarihinde iflâs masasına kayıt talebi oluşturulduğunu, ancak bu taleplerinin reddedildiğini ileri sürerek müvekkilinin alacağının iflâs masasına kaydına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının başvurusunda talep olunan alacağın varlığını kesin olarak kanıtlayıcı belge ibraz edilmediğini, hesaplama yönünden yargılamayı gerektirdiğini ve müflis şirket yetkililerinin beyanına göre talep olunan alacağın tümünün reddedildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı şirketin 08.11.2017 tarihinde iflâsına karar verildiği, davacı ve davalının kayıtları incelendiğinde taraflar arasındaki cari hesap ilişkisinin 2015 yılı öncesinden geldiği, mevcut olan ticari defterler üzerinde yapılan incelemede davacı şirketin iflâs tarihi itibari ile 2.116.413,98 TL cari hesap alacağının bulunduğu tespit edildiği gerekçesiyle davanın bu miktar üzerinden kısmen kabulüne karar verilmiş, yargılama giderleri kabul ve red oranına göre hesap edilmiş, her iki taraf lehine karşılıklı olarak maktu vekalet ücretine hükmedilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davalının usulüne uygun tutulmuş ve kapanış tasdikleri olan defter kayıtlarına göre iflâs tarihi itibariyle davacının 2.116.413,98 TL alacaklı olduğu, davalının davacıya verdiği çek veya geri aldığı çeklere ilişkin bir kayıt olmadığının tespit edildiği, bu şekilde taraf defterlerinin 2.116.413,98 TL yönünden birbirini doğruladığı gerekçesiyle davacının ispat ettiği alacak miktarı olan 2.116.413,98 TL yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmesinin isabetli olduğu, Yargıtay kararları gereğince eksik harcın davalıdan tahsiline, yargılama gideri ve maktu vekalet ücretinin, davanın kabul edilmesi ve davanın açılmasına davacının kendisinin sebebiyet vermemesi nedeniyle davalıdan alınarak davacıya verilmesine şeklinde karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davacının iflâs masasına başvururken alacağını kesin olarak kanıtlayıcı belgeleri ibraz etmediğini, davanın açılmasına müvekkil iflâs idaresi sebebiyet vermediğinden yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmaması gerektiğini, yargılama giderlerinin kısmen davalı iflâs idaresine yükletilmesinin hatalı olduğunu, mahkeme kararına dayanak tek delilin tarafların ticari defter incelemesi neticesinde alınan bilirkişi raporu olduğunu, davacının cari hesap, çek ve senetlere konu olan vermiş olduğunu iddia etiği mal ve hizmetleri dosya kapsamında ispatlayamadığını beyan etmektedir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Uyuşmazlık, İİK'nın 235. maddesine dayalı olarak iflâs masasına kayıt kabul istemine ilişkindir.

Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

14.01.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

§