Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

6. Hukuk Dairesi

Dosya2025/3948 E. 2026/210 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53. Hukuk Dairesi(İlk Derece)

SAYISI : 2025/2 E., 2025/3 K.

Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.

I. DAVA

Davacılar vekili dava dilekçesinde; arsa sahibi davalılar ile dava dışı yüklenici ... İnşaat ve Sanayi A.Ş. arasında 18.11.2014 tarihinde ... 8. Noterliği'nin ... yevmiye Numaralı Düzenleme Şeklinde Taşınmaz Satış Vaadi ve Arsa Payı Karşılığı İnşaat Sözleşmesi akdedildiğini, asıl yüklenici şirketin projeyi sürdürecek ve tamamlamaya engel olacak bir takım ekonomik zorluklarla karşılaştığını, bunun üzerine müvekkili şirketlerden oluşan adi ortaklığın 22.04.2016 tarihli ... 30. Noterliği'nin ... yevmiye Numaralı Düzenleme Şeklinde "Muvafakatname" ile projeyi tamamlama sorumluluğunu üstlendiğini, davalıların anasözleşmeyi adi ortaklık tarafları ile değil ... A.Ş. isimli yüklenici firma ile imzaladıklarını ve tahkim şartının bu sözleşmede olduğunu, müvekkili şirketlerin oluşturduğu adi ortaklığın projeyi tamamlama sorumluluğunu taahhüt etmiş olsa da anasözleşmede yer alan tahkim sözleşmesini kabule ve anasözleşmenin 15. maddesi uyarınca tahkim usulüne başvurma ve tahkim sözleşmesinin varlığı hususunda ne müvekkili adi ortaklığın ne de ortaklığı oluşturan şirketlerin tahkim konusunda açık bir irade ortaya koymadıklarını, buna rağmen davalıların tahkime başvurduklarını, hakem kararının iptali gerektiğini, dava değerinin 921.408,23 TL olduğunu, tek hakem tarafından verilen nihai kararda ise  davanın 291.736,10 TL üzerinden kısmen kabul edildiğini, bu haliyle tahkim yargılamasında, 629.672,13 TL üzerinden ret kararı verildiğini, ancak tarafları lehine ret-kabul oranına uygun vekalet ücretine hükmedilmediğini, AAÜT'nin Tahkimde ve Sigorta Tahkim Komisyonunda Ücret başlıklı 17/2 hükmünde; “...Ancak talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine bu tarifeye göre hesaplanan ücretin beşte birine hükmedilir.” denildiğini,  anılan madde hükmü gözetilmeden doğrudan davacılar vekili lehine hükmedilen 43.843,05 TL vekalet ücretinin beşte birinin hesaplanması gerekirken fazla vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, 30.000,00 TL ödemenin mahsup işlemine dahil edilmemesi sonucu kararda maddi hata yapıldığını, tek hakem kararında sözleşme hükümlerinin irdelenmediğini, bu kapsamada davada adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri sürerek hakem kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP

Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesi sıfatı ile yargılama yapan Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tahkime müracaat eden arsa sahipleri ile tahkim davalısı ... A.Ş. arasında   imzalanan 18.11.2014 tarihli sözleşmenin 15. maddesinde taşınmazın aynına ilişkin olmayan ihtilaflarda tarafların tahkim usulüne başvuracakları, bu hususta İstanbul Ticaret Odası Tahkim Kurulu'na başvurabilecekleri gibi kendilerinin de hakem heyeti oluşturabilecekleri düzenlendiği, aynı maddenin diğer fıkrasında yüklenicinin arsa sahiplerinin izni olmadan sözleşmeyi ve sözleşmedeki hak ve yükümlülüklerini bir başkasına devir ve temlik etmeyeceğinin düzenlendiği, davacıların bu sözleşmenin tarafı olmadıklarını, arsa sahipleri ile davacılar arasında asıl sözleşmenin devrine ilişkin sözleşme bulunmadığı, ek protokollerin yüklenici ... ile bir kısım arsa sahipleri arasında imzalandığı, arsa sahipleri ile iptal davacıları arasında imzalanmış ek protokol bulunmadığı, bu ek protokollerde davaya konu projeyi oluşturan diğer parseller arsa maliklerinin imzaladığı sözleşmeleri kapsadığı belirtilmiş ise de diğer arsa sahipleri ile bu arada tahkim davacıları ile imzalanmış bir devir protokolü bulunmadığı, TBK'nın 205. maddesine göre sözleşmelerin devri, sözleşmeyi devralan ile devreden ve sözleşmede  kalan taraf arasında yapılan ve devredenin bu sözleşmeden ... taraf olma sıfatı ile birlikte bütün hak ve borçlarını devralana geçiren bir anlaşma olduğu, sözleşmenin devrinin geçerliliği, devredilen sözleşmenin şekline bağlı olduğu, asıl sözleşmenin resmi şekilde yapılması gerektiğinden devir sözleşmelerinin de resmi şekilde yapılması gerektiği, geçerli bir devir sözleşmesi bulunmadığından asıl sözleşmede yer alan tahkim şartının sözleşmeyi devralan iptal davacıları ... A.Ş. ve ... A.Ş. ile arsa sahipleri arasında geçerli bir tahkim sözleşmesinin varlığından söz edilemeyeceği, her ne kadar geçerli bir devir sözleşmesi bulunmamasına rağmen taraflar geçersiz sözleşmeyi kabul ederek buna göre sözleşmede öngörülen ifayı gerçekleştirmiş (inşaatın yapılarak bağımsız bölümlerin arsa sahiplerine teslimi ile inşaat bedeli olarak arsa paylarının yükleniciye devri) ise ifadan sonra devir sözleşmesinin geçersizliği ileri sürülemeyecek ise de anılan hususun sözleşmede taraflara yüklenen edimlere ilişkin olup asıl sözleşmede yer alan tahkim şartının da taraflar arasında geçerli bir şekilde devredildiğinden bahsedilemeyeceği gerekçesi ile davacıların iptal davasının HMK'nın 429/2-a bendi uyarınca kabulü ile davacılar yönünden hakem kararının iptaline karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

Bölge Adliye Mahkemesinin 08.11.2023 tarihli kararının süresi içinde davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, asıl sözleşme olan arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi resmi şekilde noterde düzenlendiği gibi bu sözleşmenin devrine de davalıların yine resmi şekilde noterde onay verdikleri, bu durum karşısında artık sözleşmenin devri geçerli olduğundan sözleşmenin devrinin hüküm ve sonuçlarının, taraflar için bağlayıcı olduğu, devir sözleşmesi ve verilen onay ile sözleşmenin diğer hükümleri gibi tahkim şartına ilişkin hükmün de taraflar için artık bağlayıcı hale geldiği, tahkim sözleşmesinin teşmili söz konusu olduğu ve tahkim şartının sözleşmeyi devralan davacılar için de bağlayıcı olduğu, sözleşme devralındıktan sonra tarafların edimlerini sözleşmeye göre ifa ettikleri, sözleşmenin bir bütün olup bir kısım hükümleri yerine getirildikten sonra sözleşmede yer alan bir hükmün geçersizliğinin ileri sürülmesinin aynı zamanda hakkın kötüye kullanılması olacağı, tüm bu hususlar dikkate alındığında, tahkim sözleşmesinin teşmili ile davacılar açısından da tahkimin bağlayıcı hale geldiğinin kabulü ile açılan iptal davasının reddine karara verilmesi gerektiği belirtilerek bozulmuştur.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamına uyulmasına ve davanın reddine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

“ Davacılar temyiz dilekçesinde:

a. ... adına vekil sıfatıyla hareket edenin tahkim sözleşmesi yapmak için vekaletnmaesinde özel yetkisinin bulunmadığını,

b. Devre ilişkin sözleşmenin resmi şekilde yapılmadığını,

c. Davacının tahkim sözleşmesinin tarafı olmadığını beyan etmektedir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, hakem kararının iptali istemine ilişkindir.

Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Davacılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz harcının davacılara yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla davaya bakan Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

15.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

§