Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

6. Hukuk Dairesi

Dosya2025/3917 E. 2026/1249 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2025/1457 E., 2025/1522 K.

İLK DERECE MAHKEMESİ : Diyarbakır 3. Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2017/830 E., 2020/435 K.

Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ile dava dışı .... San. Tic. Ltd. Şti. arasında ... İl Jandarma Komutanlığı’na Bağlı Üst Bölgelerinin Fiziki Emniyet Tedbirlerinin Güçlendirilmesi Amacıyla Çevre Duvarı Alımı ve Montajının Yapılması İşi, ... Merkez ve İlçelerindeki Geçici ve Kalıcı Güvenlik Noktalarına Çevre Duvarı alımı ve Yapım İşi; Diyarbakır İl Emniyet Müdürlüğü Tarafından Kullanılmak Üzere Yeni Güvenlik Değerlendirmesine İstinaden Çevre Duvarı Alımı ve Montajının Yapılması İşi sözleşmelerinin akdedildiğini, her üç sözleşmeye istinaden dava dışı şirket ile davacı arasında ilgili işin yapımı konusunda taşeronluk sözleşmesi akdedildiğini, daha sonra dava dışı yüklenicinin davalıdan doğmuş ve doğacak alacaklarına .... Noterliği’nin 09.05.2016 tarih ve ... yevmiye no.lu; 09.05.2016 tarih ve ... yevmiye no.lu ve 10.05.2016 tarih ve ... yevmiye nolu temliknamelerine istinaden davacı lehine temlik konulduğunu, ilgili temlikler sonucu ise davalı tarafından davacıya birtakım hakedişler ödendiğini, davacının ihale konusu her iki işin de tamamını yapmasına karşın davalının hakedişlerinin eksik ödediğini, davalının eksik ödeme yapmasının sebebini de bildirmediğini, bu sebeple davacının maddi zarara uğradığını, davalı ile akdedilen sözleşme, temlik sözleşmesinin davalı tarafça onaylanması, onaydan sonra ödemeler yapılması sebebiyle imalatları yapmaya devam ederek, ihale konusu işi bitirdiğini belirterek, davacının, davalının kusuru nedeniyle uğradığı zararların tazmini için fazlaya ilişkin talep, dava, alacak hakları saklı kalmak kaydıyla 5.000,00 TL maddi tazminatın hakediş tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ederek, ıslah dilekçesiyle dava değerini 614.225,00 TL'ye yükselterek, bu değer üzerinden maddi tazminata hükmedilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava dışı yüklenici ... San ve Tic. Ltd. Şti ile akdedilen ve yüklenicinin taahhüdü altında yapımı tamamlanan ... Merkez ve İlçelerindeki Geçici ve Kalıcı Güvenlik Noktalarına Çevre Duvarı Alımı ve Yapımı işine ait hakediş alacaklarından kalan 218.300,00 TL'nin 217.000,00 TL'lik kısmı için düzenlenen ... Noterliğinin 10.05.2016 tarih ve ... yevmiye sayılı temliknamenin davalı kuruma sunulduğunu, ancak yapılan incelemeler neticesinde sözleşmenin 11.5. maddesindeki temlik yasağına aykırılık teşkil ettiğinin tespit edildiğini, davalının izni olmadığından düzenlenen temliknamenin geçersiz olduğunun yükleniciye bildirilerek temlike konu üçüncü ve son hakediş olan 218.300,00 TL'lik hakediş bedelinin de yüklenicinin ... Katılım Bankası A.Ş. ... Şubesindeki hesabına aktarıldığını, dava konusu ikinci iş kapsamında ise işe ait hakediş alacağının 4.700.000,00 TL'lik kısmının temlik edilmesi için yüklenici tarafından 10.05.2016 tarihli dilekçe ile davalıya başvuru yapıldığını, başvuruya istinaden davalının 10.05.2016 tarihli olur yazısı ile talebin uygun görülüp yükleniciye temlik izni verildiğini, söz konusu işle ilgili 5 adet hakediş raporu düzenlendiğini, birinci hakedişte 1.165.250,00 TL, ikinci hakedişte 1.165.250,00 TL, üçüncü hakedişte 1.165.250,00 TL, dördüncü hakedişte 932.200,00 TL, beşinci ve son hakedişte 233.050,00 TL olmak üzere toplam 4.661.000,00 TL'nin temliknamede adı geçen davacıya ödendiğini, söz konusu işin geçici kabul tutanağının 21.09.2016 tarihinde onaylanarak işe ait geçici kabul noksanlıklarının yüklenicinin talebi doğrultusunda hesaplandığını ve yapılan kesintiler toplamı olan 112.575 TL'nin Hatay Vergi Dairesi Başkanlığı ... Vergi Dairesinin 17.01.2017 tarihli haciz bildirimi yazısına istinaden tamamının ... Vergi Dairesine aktarıldığını, kamu haczi önceliği nedeniyle davacı şirkete ödeme yapılmadığını, dava konusu üçüncü işine ait hakediş alacağının 2.300.000,00 TL'lik kısmının temlik edilmesi için dava dışı yüklenici tarafından 10.05.2016 tarihli dilekçe ile davalıya başvuru yapıldığını, başvuruya istinaden davalının 10.05.2016 tarihli olur yazısı ile talebin uygun görülüp yükleniciye temlik izni verildiğini, söz konusu işle ilgili 3 adet hakediş raporu düzenlendiğini, birinci hakedişte 1.135.750,00 TL, ikinci hakedişte 908.600,00 TL'nin temlikname gereği davacıya ödendiğini, üçüncü hakediş için gerekli resmi kesintiler yapıldıktan sonra kalan tutar olan 211.336,51 TL'nin yüklenicinin kamu borcu nedeniyle ... Vergi Dairesi Başkanlığı ... Vergi Dairesinin 28.07.2017 tarihli yazısına istinaden ... Vergi Dairesi hesabına aktarıldığını, söz konusu işin geçici kabul tutanağının 08.05.2017 tarihinde onaylandığından işe ait geçici kabul noksanlıklarının yüklenicinin talebi doğrultusunda hesaplandığını ve yapılan kesintiler toplamı olan 57.750,00 TL'nin ... Vergi Dairesi Başkanlığı ... Vergi Dairesinin 17.01.2017 tarihli haciz bildirimi yazısına istinaden ... Vergi Dairesine aktarıldığını, kamu haczi önceliği nedeniyle davacıya ödeme yapılmadığını, söz konusu temliklerin kamu alacağının tahsilini etkisiz bırakmaya yönelik olabileceğinden davanın reddi gerektiğini, davacı şirketin yüklenici ile alacağın temliki sözleşmesi yaparken yüklenicinin kamu borçları nedeniyle bu temliklerin karşılıksız kalabileceğini düşünmeyerek basiretli davranmadığını belirterek, davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin 07.12.2020 tarihli kararı ile davalı idare ile dava dışı ... Şirketi arasında imzalanan ''Çevre Duvarı Alımı ve Montajının Yapılması'' konulu sözleşmeler ve davacının bu sözleşmeden ... alacakları temlikine dair temlik sözleşmeleri bulunduğu, davacı ile dava dışı ... Şirketi arasında imzalanan 16.03.2016 tarih, 2016/58027 ihale kayıt numaralı sözleşmenin 11.5. maddesinde alacağın temlikinin açıkça idarenin yazılı iznine bağlandığı ve davalı idarece alacağın temlikine onay verilmediği, diğer iki ihale için her ne kadar davalı idare tarafından alacağın temlikine onay verilmiş ise de, kamu kurumlarının vergi mükellefi olan alacaklılarına ödeme yapmadan önce 6183 sayılı Kanun’un 22-a maddesi gereğince vergi borcu sorgulaması yapmak zorunda oldukları, davalı kurumca dava dışı ... Şirketinin vergi borcuna mahsuben ... Vergi Dairesi Başkanlığı ... Vergi Dairesi'nin haciz bildirisine istinaden ödeme yaptığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin 07.12.2020 tarihli kararına karşı süresi içerisinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 25.11.2022 tarihli kararı ile davacının, (1) no.lu temlik sözleşmesine dayalı alacak talebinin hukuki dayanağı bulunmadığı, davacının (2) no.lu temlik sözleşmesinden doğduğunu ileri sürdüğü alacak talebinin dava dışı yüklenici şirketin borcuna mahsuben vergi dairesine ödemiş olmasında usûl ve yasaya uygun olmayan bir yön görülmediği, davacının (3) no.lu temlik sözleşmesinden doğduğunu ileri sürdüğü alacak talebinin reddi kararına yönelik istinaf itirazların yönünden ise kamu kurumlarının vergi mükellefi olan alacaklılarına ödeme yapmadan önce 6183 sayılı Kanun'un 22-a maddesi gereği vergi borcu sorgulaması yapmak zorunda oldukları yönündeki mahkeme kararında isabetsizlik bulunmadığı, ancak taraf ve mahkeme denetimine açık, denetime elverişli ve dosya kapsamı ile uyumlu olduğu değerlendirilen 09.04.2019 tarihli kök ve 08.07.2020 tarihli bilirkişi ek rapor hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, 6183 sayılı Kanun'un 22/a maddesi uyarınca kesinti zorunluluğu bulunduğunun kabulü halinde davacının (3) no.lu sözleşmeden kaynaklanan alacağının 1.283,59 TL olduğunun mütalaa olunmasına rağmen, mahkemece, davacının, davalıdan 1.283,59 TL alacaklı olduğunun hüküm altına alınmamasının hatalı olduğu gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, HMK'nın 353/1-b.2. maddesi uyarınca esas hakkında yeniden hüküm kurulmasına, bu suretle davacının davasının kısmen kabulü ile 1.283,59 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

1. Bölge Adliye Mahkemesinin 25.11.2022 tarihli kararının süresi içinde taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, dosya içeriğine göre hüküm altına alınan ve davalı idare tarafından temyize konu edilen toplam miktar 1.283,59 TL olup, Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi olan 2022 yılı itibari ile kesinlik sınırının altında kaldığı anlaşıldığından davalının temyiz isteminin miktar itibarıyla reddine karar verilerek, davacının temyiz istemi yönünden ise davaya konu temliklerden ikisi idarenin onayı alınarak yapılmış olması nedeniyle geçerli olup, temlik gereğince yüklenicinin doğmuş ve doğacak alacağının temlik kapsamında davacıya ödenmesi gerektiği, ancak temlik bildirimi yapılması tarihinden önce doğmuş olan yüklenicinin vergi ve benzeri borcundan dolayı yapılan haciz ve başka bir işlem nedeniyle iş sahibinin ödeme yapması halinde temlik bedelini ödemekten kaçınmasının mümkün olduğu, aksi halde idarenin mükerrer ödemesinin söz konusu olacağı, bu nedenle vergi borcunun ne zaman doğduğu, haciz veya başka bir sebeple idare tarafından ödenmek zorunda olup olmadığı belirlenerek sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.

2. Bölge Adliye Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava dışı yüklenici ile ilk iş kapsamında akdedilen (1) no.lu temlik sözleşmesinin iş sahibi idarenin yazılı izni ile yapılmadığından, ilk işe ait temlik sözleşmesine dayalı alacak talebinin hukuki dayanağının bulunmadığı, dava konusu ikinci iş kapsamında ... alacağın 4.700.000,00 TL'sinin temlik sözleşmesine konu edildiği, temlik sözleşmesine davalı idare tarafından izin verildiği, sözleşmenin 30. maddesi uyarınca belirlenen 112.575,00 TL geçici kabul kesintisi iadesinin ... Vergi Dairesi Başkanlığı ... Vergi Dairesinin 17.01.2017 tarihli haciz bildirisine istinaden dava dışı yüklenicinin 380.414,19 TL'lik borcuna mahsuben davalı idarenin 20.06.2017 tarihli yazısı ile ilgili vergi dairesine ödendiği, ancak davalı tarafından 09.05.2016 tarihli temlik sözleşmesine 10.05.2016 tarihinde onay verildiği, temlik bildiriminin bu tarih itibariyle davalıya yapıldığı dikkate alındığında vergi borcunun kaynağının 23.06.2016 ve sonrası döneme ait olduğundan temlik işleminin vergi borcundan önce doğduğu, vergi borcunun daha sonra doğduğu, haciz işleminin daha sonra yapıldığı, böylece davacının temlik alacağından ödenen ve temlik işleminden sonra ... 112.575,00 TL tutarın idarece, dava dışı yüklenici şirketin borcuna mahsuben vergi dairesine ödenmiş olmasının usûl ve yasaya uygun olmadığı, bu alacağın davacıya iade edilmesi gerektiği, dava konusu üçüncü iş kapsamında ise yüklenicinin alacağının 2.300.000,00 TL'sinin davacıya temlik edilmesine davalının da izin verdiği, sözleşmenin 30. maddesi uyarınca belirlenen 270.370,10 TL geçici kabul kesintisi iadesinin ... Vergi Dairesi Başkanlığı ... Vergi Dairesinin 17.01.2017 tarihli haciz bildirisine istinaden dava dışı yüklenicinin 380.414,19 TL'lik borcuna mahsuben davalının 20.06.2017 tarihli yazısı ile ilgili vergi dairesine ödendiği, ancak davalı tarafından 10.05.2016 tarihli temlik sözleşmesine 10.05.2016 tarihinde onay verildiği, temlik bildiriminin bu tarih itibariyle davalıya yapıldığı dikkate alındığında vergi borcunun kaynağının 23.06.2016 ve sonrası döneme ait olduğundan temlik işleminin vergi borcundan önce doğduğu, vergi borcunun daha sonra doğduğu, haciz işleminin daha sonra yapıldığından davacının temlik alacağından ödenen ve temlik işleminden sonra ... 270.370,10 TL tutarın davalı tarafından, dava dışı yüklenicinin borcuna mahsuben vergi dairesine ödenmiş olmasının usûl ve yasaya uygun olmadığı için bu alacağın davacıya iade edilmesi gerektiği, ayrıca her ne kadar 1.283,59,00 TL'lik miktar yönünden davalı tarafça yapılan temyiz talebinin miktar itibariyle reddine karar verilmiş ve bu miktar kesinleşmiş ise de söz konusu miktar yukarıda belirtilen ve karar verilen 270.370,10 TL'lik kısım içerisinde yer aldığından bunun için ayrıca bir hüküm kurulmadığı gerekçesiyle bozma ilamına uyulmasına ve davanın kısmen kabulü ile davalı ile dava dışı yüklenici arasında imzalanan 02.05.2016 tarihli 2016/58027 ihale kayıt numaralı sözleşmeden ... alacağın 217.000,00 TL'sinin ... Noterliğinin 10.05.2016 tarihli ... yevmiye nolu alacağın devri sözleşmesi ile dava dışı yüklenici tarafından davacıya temlik edilmesine dair talebi yönünden davanın reddine, davalı idare ile dava dışı yüklenici arasında imzalanan, 02.05.2016 tarihli 2016/12325 ihale kayıt numaralı sözleşmeden ... alacağın 4.700.000,00 TL'sinin ... Noterliğinin 09.05.2016 tarihli ... yevmiye nolu alacağın devri sözleşmesi ile dava dışı yüklenici tarafından davacıya temlikine dair talebi yönünden 112.575,00 TL üzerinden davanın kabulüne, davalı ile dava dışı yüklenici arasında imzalanan, 02.05.2016 tarihli 2016/120941 ihale kayıt numaralı sözleşmeden ... alacağın 2.300.000,00 TL'sinin ..... Noterliğinin 09.05.2016 tarihli ... yevmiye nolu alacağın devri sözleşmesi ile dava dışı yüklenici tarafından davacıya temlikine dair talebi yönünden 270.370,10 TL üzerinde davanın kabulüne dair olmak üzere ıslah edilen 614.225,00 TL alacak talebinin 382.945,10 TL'sinin kabulüne, fazlaya dair talebin ise reddine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili temyiz dilekçesinde;

a. 6183 Sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümleri uyarınca kamu alacağının önceliği olduğundan ve kesinti yapılmaması davalı yönünden sorumluluk doğuracağından davacıya dava konusu fark hakediş ödemelerinin yapılamadığını, ayrıca dava dışı yüklenicinin amme borcundan kurtulmak amacıyla temlikleri imzaladığı ihtimali açısından da kamu alacağının tahsilinin engellenmesi söz konusu olacağından yapılan işlemlerde herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığını, davacının haciz işlemlerine ilişin de dava açmamasının bu durumu gösterdiğini, bu sebeple borcun doğum tarihinin de sonuca etkili olmaması gerektiğini, temlik sözleşmesi tarihinde vergi borcunun olmaması, ödeme esnasında muaccel hale gelen vergi borcundan dolayı kesinti yapılamayacağı anlamına gelmeyeceğini, temlik alanın iyiniyetli olmasının ona, temlik edenin haklarından daha fazlasını sağlamayacağını, ayrıca davalı yönünden haksız bir zenginleşme durumu da söz konusu olmadığından davalı yerine yükleniciye veya vergi dairesine husumet yöneltilmesi gerektiğini,

b. Davalı tacir olmadığı gibi, dava konusu ihtilafın da TTK'da yer alan mutlak ticari davalardan olmadığından ticari avans faizine hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu,

c. Tacir olan ve alacağını temlik eden yüklenicinin hakedişleri ihtirazi kayıt koymaksızın imzalanması sebebiyle hakedişlerin içeriğinin kesinleştiğini, dolaylı olarak alacağı temlik alan davacının da hakedişleri olduğu gibi kabul etmiş sayılacağını,

d. Davacının, taraf olduğu temlik sözleşmesinde temlike konu hak ve alacakları tüm hukuki sonuçlarıyla temlik aldığını belirttiğinden meydana gelen hukuki sonuca katlanmak zorunda olduğunu, basiretli tacir olma yükümlülüğü kapsamında davacının kendi kusuruna dayanarak talepte bulunmasının kabul edilemez olduğunu beyan etmektedir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, eser sözleşmesinden kaynaklanan iş bedelinin temliki nedeniyle alacak istemine ilişkindir.

Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.

Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Davalı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Davalı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 06.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

§