Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

6. Hukuk Dairesi

Dosya2025/3814 E. 2026/5 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2025/1020 E., 2025/1117 K.

İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI : 2024/370 E., 2025/17 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 09.11.2016 tarih ve 2016/831 E., 2016/837 K. sayılı dosyası ile davalı şirketin iflasına karar verildiğini, müvekkili bankanın müflis şirketten 24.01.2013 tarihli kredi sözleşmesi nedeniyle alacağı bulunduğunu, İstanbul Anadolu 3. İflas Müdürlüğü’nün 2016/84 İflas sayılı dosyasına alacak kaydına ilişkin yapılan başvurunun yargılamayı gerektirdiği gerekçesiyle reddedildiğini, iflas idaresi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, müflis şirketin iflasının açılmasıyla birlikte müvekkili bankanın alacağının muaccel hale geldiğini ileri sürerek; alacaklarının iflas masasına öncelikli alacak olarak kaydına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının alacak kayıt talebinin reddi yönündeki iflas idaresi kararının haklı ve yerinde olduğunu, sunulan belgeler ile alacağın kesin ve tam olarak belirlenmesinin mümkün olmadığını, tarafların ticari defterlerinin incelenmesi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı Banka ile dava dışı firma ..... SA, dava dışı firma ..... .... ... ve davalı müflis şirket arasında 24.01.2013 tarihinde işlem bazlı kredi sözleşmesi imzalandığını, imzalanan sözleşme kapsamında firmaya 80.000.000,00 USD toplam kredi tutarı tanımlanması için tarafların anlaşmaya vardığı, kredi sözleşmesinde borçlu sıfatıyla yer alan davalı müflis şirketin krediyi kullanan dava dışı iki şirketin kredinin kullanımından kaynaklanan borçlarından dolayı hukuken sorumlu olduğu, davacı bankanın iflas tarihi itibariyle bu sözleşmeden kaynaklanan alacağının 38.791.116,90 USD olduğu, iflasın açıldığı tarihteki ... Bankasının efektif satış kuru üzerinden iflas tarihi itibariyle 124.015.200,73 TL olarak hesaplandığı, sözleşmenin 15. maddesi gereği davacı banka kayıtlarının davalı tarafça açık ve ikna edici kanıtlar sunulmadığı takdirde doğru ve gerçek kabul edileceğinin kararlaştırıldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 124.015.200,73 TL alacağı olduğunun tespiti ile alacağın müflis şirket masasına kayıt ve kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; dava dosyasına sunulan belgelerden ve müvekkili Banka kayıtlarından müvekkilinin davalı müflis şirketten alacaklı olduğunu, işbu alacağın müflis şirket yetkilisi tarafından da iflas dosyasına sunulan beyanla açıkça kabul edildiğini, müvekkili Banka tarafından tüm şirket kayıtlarının apostil şerhli olarak ve Türkçe tercümesi yeminli tercüman nezdinde yaptırılmak suretiyle dosyaya sunulduğunu, müvekkili Banka kayıtlarının kesin delil niteliğine haiz olduğunun sözleşme metni ve ticari işlem kapsamı nedeniyle açık olduğunu, bilirkişi raporunda müvekkili banka alacağına ilişkin faiz hesabı yapılmadığını, iflas tarihi sonrası faiz bakımından İİK'nın 196. maddesi gereği faizin talep edilebileceğinin norm altına alınmış olduğundan faizin eksik hesaplanmasının hatalı olduğunu, müvekkili bankanın alacağının iflas tarihi itibariyle 125.810.552,48 TL olduğunu, fazlaya ilişkin talebin reddi kararının kaldırılması akabinde tüm masraf ve vekalet ücreti alacağının iflas masasına öncelikli olarak kaydedilmesi gerektiğini, müvekkilinin işbu davanın açılmasına sebebiyet verilmediğinden müvekkili Banka aleyhine vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini beyan etmektedir.

2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davacının ve dava dışı üçüncü firmaların defter ve kayıtlarının incelenmesi gerekirken inceleme yapılmadığını, sadece davacının sunmuş olduğu hesap hareketleri incelenerek hazırlanan bilirkişi raporunun esas alınarak hüküm kurulmasının kabul edilemeyeceğini, davacı bankanın Hollanda'da mukim bir banka olması nedeniyle tabi olduğu kanunlar gereği Türkiye'de yerleşik şirketler ve bankaların tutmakla zorunlu olduğu ticari defterler gibi defter tutulmadığı yönünde beyanda bulunduğu, ancak Mahkemenin bu hususta başkaca bir araştırma yapmadığını, davacı firmanın ticari defter ve kayıtlarını ibraz etmediğinden, alacağın ispat edildiğinden bahsedilemeyeceğini, kullanılan krediler ve yapılan ödemeler açısından itirazlarının bulunduğunu, dava konusu kredilerin dava dışı ... ve ... kullandırılmasından dolayı yapılmış olan ödemeler olabileceğini, raporda gösterilen kredi borç bakiyesinden tüm kredileri dava dışı şirketlerin kullandığının belli olduğunu, söz konusu bononun da kredi sözleşmesinin teminatı amacıyla verilip verilmediğinin ispat edilemediğini, dosyaya sunulan belgelerde davalının kredi kullanan mı, borçlu mu, yoksa kefil sıfatına mı haiz olduğunun anlaşılmadığını, müflisin kefil olması halinde uygulanacak yasa maddeleri farklılık arz ettiğini beyan etmektedir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Uyuşmazlık, kayıt kabul istemine ilişkindir.

Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edenlere yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

05.01.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

§