Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

6. Hukuk Dairesi

Dosya2025/3772 E. 2026/1252 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2023/112 E., 2025/1249 K.

İLK DERECE MAHKEMESİ : Çine 1. Asliye Hukuk Mahkemesi (Tic. Mah. Sıf.)

SAYISI : 2022/58 E., 2022/361 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının yönetim kurulu başkan adayı olduğunu, davalı kooperatifin 20.01.2018 tarihli genel kurul toplantısının ana sözleşmeye, kanuna aykırı olarak yapıldığını, hazirun listesinde üye sayısının 229 olduğunu, ancak seçim esnasında yapılan sayımda 246 üye sayıldığını, kooperatifin genel kurulu için oldukça küçük ve yetersiz bir salonda toplanıldığını, seçim esnasında kişi sayısının fazla ve salonun küçük olmasının etkisiyle kargaşa yaşandığını, toplantı salonuna girişte seçimde oy kullanma hakkı olan üyelerin imzaları alınmadan ve kapıdan girenlerin kimlikleri kontrol edilmeden, kimseye yaka kartı tahsis edilmeden gelen kişilerin içeri alındığını, bu sebeple seçim yapılacak olan toplantı salonunda oy kullanacak üyelerin tespit edilmediğini, gizli oylama yapılması teklifinin kabul edilmediğini, oylama sırasında oy kullanma hakkı olmayanların üyelerin hazirun cetvelinde olmalarına rağmen oylama sırasında salonda olmadıklarını, 213 kişinin oy kullandığını, seçim sırasında 246 üyenin sayıldığını, seçimin şaibeli olduğunu belirterek, 20.01.2018 tarihli genel kurulda kanuna ve ana sözleşmeye aykırı olarak alınan kararların ve seçimin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının iddialarının tamamen gerçek dışı olduğunu, genel kurul toplantısının usul ve yasaya uygun olarak yerine getirildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kooperatifin 20.01.2018 tarihinde yapmış olduğu genel kurul kararının, üyelerin bir kısmının ve üye olmayanların katılımıyla, düzgün bir üye sayımı yapılmadan ve oy verenlerin arasında üye olmayanların da bulunduğu şekilde oylama yapılarak karar verildiği, bu haliyle kurul kararının iptalinin gerektiği gerekçesiyle davanın kabulü ile davalı kooperatifin 20.01.2018 tarihli genel kurul kararının iptaline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içerisinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili temyiz dilekçesinde; dava dilekçesinde genel kurulda alınan tüm kararların iptalinin talep edilmemesine rağmen, mahkemece tüm kararların iptaline karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacının yalnız genel kurulda yapılan seçimlerin iptalini talep ettiğini, yargılama sürecinde yapılan genel kurullarda da yeni başkan, yönetim ve denetim kurulu seçildiği için davacının dava açmakta hukuki yararının olmadığını, davacı tarafından toplantıya katılmaması gerekip de katılan ve oy kullanan kimselerin bulunduğu iddiasının ispat edilemediğini, 04.03.2019 tarihli bilirkişi raporunda salondaki anonslar ve konuşmaların yanlış aktarıldığını, bilirkişi raporunun bu yönüyle hüküm kurmaya ve denetime elverişsiz olduğunu, mahkemenin üye olmayan hangi kişilerin oy kullandığı, bunun seçim sonucuna hangi şekilde tesir erttiği şeklinde somut bir saptama yapmadan davanın kabulüne karar verilmesinin yasaya aykırı olduğunu, davacının mükerrer oy kullanıldığı yönündeki iddiasını da ispatlayamadığını, tanık beyanları ve genel kurula ilişkin kamera görüntüleri birlikte değerlendirildiğinde 20.01.2018 tarihli genel kurulunun kanuna, ana sözleşmeye ve hukuka uygun gerçekleştiğinin ispatlandığını, davacı iddialarının mesnetsiz olduğunu, davacının iptalini istediği kararlara muhalif oy kullandığını ve kararlara muhalif kaldığını ispatlayamadığı gibi keyfiyeti tutanağa geçirmediğinden genel kurulda alınan kararlar aleyhine iptal davası açma hakkının bulunmadığını, mahkemenin genel kurul toplantısına katılmaya yetkisi olmayan kimselerin toplantıya ve karara katılmış olması nedeniyle davacının genel kurulda alınan kararlara muhalif kalması şartının aranmayacağına ilişkin gerekçesinin yasal dayanaktan yoksun olduğunu beyan etmektedir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Uyuşmazlık, 20.01.2018 tarihli kooperatif genel kurul kararlarının iptali istemine ilişkindir.

Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere toplantı ve karar yeter sayılarının nisabları etkileyecek şekilde herhangi bir kuşku ve duraksamaya yol açmayacak şekilde tespit edilmediği, oylamaya katılma hakkı olmayan (üye olmayan) ların oy kullanmasının muhalefet şerhi gerekmeksizin iptal dava açma hakkı tanımasına göre usul ve kanuna uygun olup, davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı harcın temyiz eden davalıya yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 06.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

§