Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

6. Hukuk Dairesi

Dosya2025/3763 E. 2026/120 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2025/293 E., 2025/944 K.

İLK DERECE MAHKEMESİ : Eskipazar 1. Asliye Hukuk Mahkemesi (Tic. Mah. Sıf.)

SAYISI : 2023/119 E., 2024/14 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı şirket vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının kendileri aleyhine Eskipazar İcra Dairesinin 2018/155 sayılı dosyası kapsamında ilâmsız icra takibi başlattığını, 243.000,00 TL bedelli takibin ödeme emrini geçersiz bir adrese tebliğ ettirerek kesinleştirdiğini; bu konuyla ilgili şikayetlerin kabul edilmediğini ve aşamalardan geçerek şikayetlerinin reddine dair kararın kesinleştiğini; davalıya borçlu bulunmadıklarının tespitini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacıyla aralarında "yol yapımı" işi konulu bir sözleşme imzaladıklarını, ancak davacının kendi edimlerini yerine getirmediği için borcun tahsilini talep ettikleri ve icra takibi başlattıklarını, davanın haksız ve kötüniyetli olarak açıldığını davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesince; davanın, menfi tespit davası olduğu, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "Tarafların duruşmaya gelmemesi, sonuçları ve davanın açılmamış sayılması" başlıklı 150. maddesinin 1. fıkrası gereğince, usulüne uygun şekilde davet edilmiş olan taraflar, duruşmaya gelmedikleri veya gelip de davayı takip etmeyeceklerini bildirdikleri takdirde dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verileceği, aynı kanunun 320.maddesinin 4. fıkrası uyarınca basit yargılama usulüne tabi davalarda, işlemden kaldırılmasına karar verilmiş olan dosyanın, yenilenmesinden sonra takipsiz bırakılması halinde davanın açılmamış sayılacağı hükümlerine yer verildiği, eldeki davada 13.12.2025 tarihli duruşmada taraf vekillerine duruşma günü bildirilmesine rağmen yapılan yoklamada davacı vekilinin hazır olmaması, mazeret dilekçesi sunulmaması ve duruşmada hazır olan davalı vekili tarafından da davanın takip edilmemesi nedeniyle, taraflarca takip edilmeyen dosyanın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 150.maddesi uyarınca yasal süresi içinde yenileninceye kadar işlemden kaldırılmasına karar verildiği, davacı vekili tarafından, 15.12.2023 tarihli yenileme dilekçesi üzerine 19.12.2023 tarihli yenileme tensip tutanağı ile yargılamanın 31.01.2024 tarihine bırakılmasına karar verildiği, 31.01.2024 tarihli duruşmaya davacı vekili tarafından "Şehir dışı faaliyet belgemin ibrazı ile duruşmanın bir kereliğe mahsus ertelenmesine, yeni duruşma gününün UYAP sisteminden öğrenilmesine karar verilmesini saygılarımla arz ve talep ederim" içerikli dilekçe gönderilerek duruşmanın ertelenmesi talebinde bulunulmuş ise de, bu beyanın davacının duruşmaya katılamaması için geçerli bir mazeret oluşturmadığından mahkemece davacı vekilinin mazeretinin reddine karar verildiği, davacı vekili tarafından duruşmaya katılamamasını haklı kılacak, geçerli ve kabul edilebilir bir mazeret sunulmadığı, davalı vekili tarafından da davanın takip edilmediğinin beyan edildiği, 25.10.2023 tarihinde işlemden kaldırılan dosyanın yenilenmesinden sonra, davacı vekilinin 31.01.2024 tarihli duruşmaya da katılmaması nedeniyle, basit yargılama usulüne tabi açılan davanın ikinci kez takipsiz bırakılmasından dolayı 6100 sayılı HMK'nın 320. maddesinin 4. fıkrası uyarınca açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde; Kendisinin İstanbul Barosu'nun görevlendirme yazısını mazeret dilekçesine ekleyerek sunduğunu, buna rağmen mazeret dilekçesinin kabul edilmemesinin hatalı olduğunu, ayrıca vekalet ücretinin de İlk Derece Mahkemesince ön inceleme tutanağı imzalanmadan, davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi nedeniyle yürürlükteki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 7. maddesi uyarınca 8.950,00 TL olarak hükmedilmesinin hatalı olduğunu, kararın bu nedenlerle bozulmasını talep etmiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Dava, menfi, tespit istemiyle açılmış olup, İlk Derece Mahkemesi'nce davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.

Somut olayda; İlk Derece Mahkemesi'nce dosyanın ilk işlemden kaldırılması tarihinin 13.12.2023 olduğu, sonrasında davacı vekilinin yenileme dilekçesi üzerine, yargılamanın 31.01.2024 tarihine bırakıldığı, davacı vekilinin bu duruşmaya da İstanbul Barosu tarafından düzenlendiği anlaşılan 15.01.2024 tarihli davacı vekili Avukat ...'in yazıda belirtilen Gaziosmanpaşa-İstanbul adresindeki bürosunda faaliyet gösterdiğine dair "Şehirdışı Faaliyet Belgesi" başlıklı bir belge ile birlikte duruşmaya gelmeme sebebinin ne olduğu belirtilmeyen ve anlaşılmayan bir dilekçe gönderdiği; ibraz edilen mazeret dilekçesi ile ekindeki belgenin de usulen mazeret yerine geçen bir belge olmadığı gibi kabul edilebilir bir mazeret de içermediği; aynı şekilde karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 7.maddesinde açıklandığı üzere "Ön İnceleme Tutanağı imzalanıncaya kadar davanın nakli, davanın açılmamış sayılması yahut görevsizlik veya yetkisizlik kararı verildikten sonra başka bir mahkemede yargılamaya devam edilmesi durumunda bu tarifede yazılı ücretin yarısına hükmolunur...." dendiği, davalı lehine vekalet ücretinin de doğru şekilde hesaplandığı anlaşıldığından, davacı vekilinin vekalet ücretiyle ilgili temyiz sebepleri de yerinde görülmemiştir.

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle,

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derce Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

13.01.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

§