"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2025/99 E., 2025/246 K.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar, davacı vekilince duruşmasız, davalı ... vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 14.04.2026 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde davalı vekili Avukat ... ile davacı vekili Avukat ...'ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saatte Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ... ile davalı ... ve dava dışı ...arasında 24.02.2016 tarihli ortaklık ve taahhüt sözleşmesi imzalandığını, sözleşme uyarınca dava konusu taşınmazdaki beş katlı otelin tadilat ve işletmeye hazır edilmesi amacıyla yapılacak işlemlerin teminatı olarak 280 metrakareye tekabül eden 2800/5721 oranındaki payın davalı ...'a temlik edildiğini, davalı ... 'ün hiçbir vaadini yerine getirmediğini, dolayısıyla sözleşme hükümlerini kusurlu olarak yerine getirmemesi nedeniyle sözleşmenin feshini talep ettiklerini, sözleşmeye taraf olan diğer davalı ...'ın ise davacıya ait hisseyi sözleşme konusu işin teminatı olarak inançlı temlik hükümleri doğrultusunda elinde bulundurduğu halde tapunun diğer davalı ...'a devredildiğini, tapu devrinin mal kaçırmak amacıyla yapıldığını, davalı ...’ın sözleşme sonrasında otel olarak çalışmakta olan binada tadilata başladığını ve otelin duvarlarının yıkılarak pencerelerinin söküldüğünü, tabanlarının kırıldığını, otelin kullanılamaz hale geldiğini ileri sürerek, davalı ...'a devredilen Antalya ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, ... mevkiinde kain, 1496 parsel sayılı 572,10 metrekarelik taşınmazda davalı ... adına kayıtlı 2800/5721 payın iptali ile müvekkili adına tesciline, fazlaya ilişin hakları saklı kalmak kaydıyla sözleşme uyarınca tadilata başlanılıp kullanılamaz hale gelen bina nedeniyle binanın eski hale getirilmesi bedelinin ve binanın kullanılamaması nedeniyle tespit edilecek bedelin sözleşme tarihinden işleyecek faiziyle birlikte davalı ...'dan alınarak müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacının sözleşmede yer alan edimlerini yerine getirmediğini, dava konusu tapu üzerinde tedbir varken tapudan devir işlemlerinin yapılmasının mümkün olmadığını, davacının sözleşmeden ... edimini yerine getirmeksizin bu davayı açmış olmasının hakkaniyete ve iyiniyet kurallarına aykırı olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
2. Davalı ... süresinde cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 16.05.2019 tarihli kararı ile; davalı ...'ın sözleşme uyarınca edimini ifa etmediği, bu sebeple davacının zarara uğradığı, davalının diğer davalı ...'a taşınmazı kötü niyetle muvaazalı olarak devrettiğinin sabit olduğu, kaldı ki Yargıtay kararları doğrultusunda tapu payı devredilmiş olsa dahi davalının edimini tamamen yerine getirmediği sürece ayni hakkı kazanmasının mümkün olmadığı, dolayısıyla diğer davalı ... iyiniyetli olsa dahi bu iddianın dinlenemeyeceği, bu sebeple taşınmaz hissesinin davacıya devri gerektiği, davacının müspet zararını talep etme hakkının bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu taşınmazda ... adına kayıtlı 2800/5721 payın iptali ile davacı adına tesciline, 217.733,50 TL eski hale getirme ve 726.360,00 TL yoksun kalınan gelir bedeli olmak üzere toplam 944.093,50 TL'nin 30.05.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin 16.05.2019 tarihli kararına karşı süresinde davalı ... vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 10.11.2021 tarihli kararı ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Bölge Adliye Mahkemesinin 10.11.2021 tarihli kararının süresinde davalı ... vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 29.02.2024 tarihli ek kararı ile davalı ... vekilinin temyiz isteminin süre yönünden reddine karar verilmiş, ek kararın davalı ... vekilince temyiz edilmesi üzerine Dairece, davalı ... vekilinin temyiz isteminin süresinde olmadığı, davacı arsa sahibi ...’in 24.02.2016 tarihli tapulu taşınmazda ortaklık ve taahhüt sözleşmesi uyarınca dava konusu taşınmazdaki 2800/5721 payını davalı ...'a devrettiği, davalı ... tarafından da anılan arsa payının diğer davalı ...'a devredildiği, dava dilekçesinde sözleşme hükümlerinin kusurlu olarak davalı ... tarafından yerine getirilmediği ileri sürülerek diğer taleplerle birlikte sözleşmeye dayalı olarak devredilen tapu payının iadesinin de istendiği, davada sözleşme uyarınca verilen tapunun iadesi istenildiğine göre sözleşmenin feshedildiğinin kabulü gerektiği, dava dilekçesinde de sözleşme hükümlerinin kusurlu olarak yerine getirilmemesi nedeniyle sözleşmenin feshinin talep edildiğinin beyan edildiği, sözleşme uyarınca verilen tapu payının iadesi istenilmek suretiyle sözleşme feshedilmiş olduğundan burada müspet zararın istenmesinin mümkün olmadığı, somut olayda hüküm altına alınan yoksun kalınan gelir (kâr) bedeli müspet zarar olup sözleşmede fesih halinde de isteneceğine dair hüküm bulunmadığı, bu durumda, mahkemece bu talebin reddi gerekirken, kabulüne karar verilmesi doğru olmadığı gerekçesiyle, 29.02.2024 tarihli ek kararın onanmasına, Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının tapu payının iadesini istemek suretiyle sözleşmeyi feshettiği, yoksun kalınan zararın müspet zarar kapsamında olduğu ve sözleşmenin feshi halinde talep edilemeyeceği, eski hale getirme talebi yönünden ise davanın kabulü gerektiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 217.733,50 TL eski hale getirme bedelinin 30.05.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan alınarak davacıya ödenmesine, davacının yoksun kalınan gelir yönünden talebinin reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1- Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davada sözleşmenin feshinin istenmediğini, muvazaaya dayalı olarak tapu iptali ve tescil istendiğini, bu talebin zarar talebi ile ilgisinin olmadığını, otelin sözleşme sonrasında tadilata başlanması nedeniyle kullanılamaz hale geldiğini, bu nedenle kazanç kaybının da ödenmesi gerektiğini, yoksun kalınan kârın müspet zarar olmadığını beyan etmektedir.
2- Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; 06.04.2018 tarihli sözleşmenin ve o tarihte müvekkilinin yapmış olduğu 80.000,00 TL ödemenin hiçbir şekilde tartışılmadığını, taşınmaz üzerinde davacıdan kaynaklı dava dışı bir konuda devir edilemez şerhi bulunduğunu, bu şerh mevcutken devrin imkânsız olduğunu, bu hususun kararda hiçbir şekilde mevzu bahis yapılmadığını, davalı ... dava konusu taşınmazın maliki olmamasına rağmen aleyhine tapu iptal tescil davası açılmasının ve akabinde kabul kararı verilebilmesinin mümkün olmadığını, davacının daha öncesinde tüm zararlardan açıkça ve koşulsuz olarak feragat ettiğini, davacının zarar noktasındaki taleplerinin de son derece haksız ve kötü niyetli olduğunu, sözleşme içeriğinde herhangi bir şarta bağlanmaksızın açık şekilde karşılıklı olarak tüm zarar kalemlerinden feragat edildiğini beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosyanın içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, eser sözleşmesinden kaynaklanan tapu iptali ve tescil ile alacak istemine ilişkindir.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla, taraf vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin ve davalı ... vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Yargıtay duruşmasında vekille temsil olunan davacı yararına takdir olunan 40.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalı ...’dan alınarak davacıya verilmesine,
Yargıtay duruşmasında vekille temsil olunan davalı ... yararına takdir olunan 40.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ...’a verilmesine,
Aşağıda yazılı harçların temyiz eden davacı ve davalı ...'a yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,14.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.