"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/696 E., 2025/706 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/507 E., 2021/224 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 14.04.2026 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde davalı ... vekili avukat ... geldi. Tebligata rağmen karşı taraftan gelen olmadığı anlaşılmakla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saatte Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin dava dışı kooperatife üye olarak dava konusu bağımsız bölümü satın aldığını ve kooperatif aidatlarını düzenli şekilde yatırdığını, müvekkilin oğlu ...'nın bir takım borçlar nedeni ile ölümle tehdit edilmesi üzerine müvekkilinin kredi çekerek oğlunun borcunu ödediğini, kredi borcu nedeniyle evinin satılacağı düşüncesi ile dava konusu bağımsız bölümü oğlunun arkadaşı davalı ...’ya bedel almadan devrettiğini, davalının daha sonra bağımsız bölüm hissesini müvekkilinin kızı olan davalı ...’e devrettiğini, ancak davalı ...’nın bağımsız bölüm hissesini müvekkilinin talebine rağmen devretmediğini ileri sürerek, kooperatif dairesinin devrine ilişkin sözleşmelerin iptaline ve ilgili dairenin müvekkili adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafın borçları sebebi ile mal kaçırmak amacıyla bağımsız bölümü ...’ya devrettiğini, ancak daha sonra bağımsız bölümün davacı tarafça müvekkiline bağış amacı ile devredildiğini, tüm giderlerin müvekkili tarafından karşılandığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
2. Davalı ... cevap dilekçesinde, davacının kendisine ait taşınmazı borçları olması ve haciz tehdidi ile devretmek istediğini duyunca yardımcı olmak amacı ile devraldığını, daha sonra işlerinin yoğun olması nedeni ile davaya konu taşınmazı davacının kızına devrettiğini, bu işlemler sırasında herhangi bir ücret almadığını ve vermediğini, yapılan sözleşmelerde bu durumun açıkça belirtildiğini, taşınmazın davacı ... adına kayıt edilmesi gerektiğini beyan etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı ... ile diğer davalı ... arasında yapılan işlemin gerçek bir satış işlemi olmadığı, bu satış karşılığında ... tarafından ...'ya veya davacıya herhangi bir bedel ödenmediği, davalının iddiasının taşınmazın davacı tarafça bedelsiz olarak bağışlandığı yönünde olduğu, dosya kapsamında dinlenen tanık beyanları bir bütün olarak değerlendirildiğinde davalı ... ' in diğer davalı ... ve davacı arasında yapılan inançlı işlemden haberdar olduğu, kendisi adına yapılan devirden sonra aidat ödemeleri ve sair sorunlar için kooperatif başkanı tarafından arandığında taşınmazın kendisine ait olmadığını açıkça beyan ettiği, taşınmazla ağabeyi ...'ın ilgilendiğini söylediği, taşınmazda tapu alma işlemleri başladıktan sonra bir anda aidat borçlarını ödemek istediğini söylediği, taşınmazda oturan kiracının tanık olarak dinlendiği ve beyanında sadece davacıyı tanıdığını ve tüm kira ödemelerini ona yaptığını bildirdiği anlaşılmakla, davalının dava konusu taşınmazın kendisine bağışlandığı yönündeki iddiasını herhangi bir delil ile ispat edemediği, taşınmazı devirden sonra malik sıfatı ile kabullenmediği, taşınmaz davacıya ait gibi kiralandığı ve kirasının tahsil edildiği, bağış iddiasının soyut bir iddiadan ibaret bulunduğu, davalılar arasındaki muvazaalı işlemin ispat edildiği ve taşınmazın davacıya ait olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne, dava konusu Antalya ili, ... ilçesi ... Mahallesi 7308 ada, 6 parselde bulunan 18. Blok, ... no.lu taşınmaza ilişkin 09.02.2012 tarihli ve 01.11.2012 tarihli dairenin devrine ilişkin sözleşmelerin iptali ile taşınmazın davacı ... adına kooperatif sicilinde tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresinde davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile inançlı işlemin tarafı olduğu iddia edilen davalı ... ile ilgili mahkemece tanık dinlenmesinin yerinde olduğu, dosya kapsamından ve tanık beyanlarından davalı ...'in diğer davalı ... ve davacı arasında yapılan inançlı işlemden haberdar olduğu, kendisi adına yapılan devirden sonra aidat ödemeleri ve sair sorunlar için kooperatif başkanı tarafından arandığında taşınmazın kendisine ait olmadığını açıkça beyan ettiği, taşınmazda oturan kiracının tanık olarak verdiği beyanında sadece davacıyı tanıdığını ve tüm kira ödemelerini ona yaptığını bildirdiği, davacının iddialarını ispatından sonra ispat külfetinin davalı ... 'e geçtiği ve ... 'in bağış iddiasını usulünce ispatlayamadığı, davalı ... hakkında yargılama giderlerine yönelik kabulün uygun olduğu, istinaf yoluna başvuran davalı cevap dilekçesinde yemin deliline dayanmış ve mahkemece bu delil hakkı hatırlatılmamışsa da bu hususun istinaf sebebi yapılmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; yemin delinin re'sen hatırlatılması gerektiğini, müvekkilinin kardeşi ... tarafından sunulan dilekçenin değerlendirilmediğini, dava konusu taşınmazın mal kaçırma amacıyla davalı ... ’ya devredildiğini, bu işlemin tarafının müvekkili olmadığını, tapusuz taşınmazlarda zilyetliğin devri ile mülkiyetin kazanıldığını, yazılı belge ile ispat zorunluluğunun olmadığını, tanık ifadeleri ile karar verilemeyeceğini, dava konusu taşınmazın tüm giderlerinin davalı vekil eden tarafından karşılandığını, en azından bu bedelin depo edilmesi gerektiğini, taşınmazın bağış yolu ile müvekkiline geçtiğini, muvazaanın yazılı delille ispat edilmesi gerektiğini, yargılama giderleri konusunda hatalı karar verildiğini, davalı ...’nın yargılama giderinden sorumlu tutulmamasının hukuk aykırı olduğunu beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, inanç sözleşmesine dayalı işlemin iptali ve bağımsız bölümün kooperatif sicilinde davacı adına tescili istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davalı ...’ün kooperatife dava konusu bağımsız bölüm için yapmış olduğu ödemeleri ayrı bir dava konusu yapabileceğine göre davalı ... vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA,
Davacı Yargıtay duruşmasında vekille temsil edilmediğinden duruşma vekâlet ücreti takdirine yer olmadığına,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,14.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.