"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/1667 E., 2025/1456 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 12. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/10 E., 2024/425 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketlerin iş ortaklığı kurarak kentsel temizlik işi kapsamında kullanılmak üzere araç ve iş makinesi kiralanması işi yaptığını, taraflar arasında farklı dönemlere ilişkin hizmet sözleşmesi imzalandığını, hak edişlere göre düzenlenen fatura bedellerini eksik ödemesi üzerine İzmir 17. İcra Müdürlüğü'nün 2020/6389 Esas sayılı ve İzmir 16. İcra Müdürlüğü'nün 2020/2620 Esas sayılı dosyası üzerinden icra takipleri başlatıldığını, icra takiplerine haksız olarak itiraz ettiklerini belirterek davalının haksız ve mesnetsiz itirazların iptali ile İzmir 17. İcra Müdürlüğü'nün 2020/6389 Esas ve İzmir 16. İcra Müdürlüğü'nün 2020/2620 Esas sayılı icra takiplerinin devamına, alacağın %20’sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; taraflar arasında Kamu İhale Kanunu'na uygun olarak yapılan ihale sonucunda 01.11.2018-30.09.2019 tarihleri arasındaki ''Kentsel Temizlik Hizmet İşi Kapsamında kullanılmak üzere araç ve iş makinesi kiralanması işi'' hizmeti alımı sözleşmesi akdedildiğini, sözleşme gereğince hakediş raporlarının kesinleşmesi ile ödemeler yapıldığını, Hizmet İşleri Genel Şartnamesi'nin 42. maddesinin a fıkrasının 1. bendinin son paragrafına göre yüklenici yani davacı firmaların idareye olan borçlarını hakediş tutarlarında kesme hakları bulunduğunu, açık sözleşme hükümleri gereğince müvekkili belediyenin İş Kanunu'ndaki asıl işveren, alt işveren kuralları gereğince ödemek zorunda kaldığı meblağları yüklenici firmalardan rücuen tahsil etme hakları bulunduğunu, davacılardan ... iş ortaklığı olarak toplu iş sözleşmesi görüşmelerinde bulunduğunu, bu görüşmelerin uyuşmazlıkla sonuçlanması neticesinde Yüksek Hakem Kurulu tarafından 16.04.2019 tarihli toplu iş sözleşmesinin imzalandığı, toplu iş sözleşmesinden ... fark alacakların ödenmesini müvekkil belediyelerinden talep edildiğini, ancak davacıların talebinin reddedildiğini, müvekkilinin davacıların ödenmelerden sorumlu tutulaması mümkün değil ise de işçilere karşı İş Kanunu'nun 2. maddesi gereğince asıl işveren sıfatıyla sorumlu olacağından ve 429 işçinin açabileceği davaların idareye getireceği yükler de nazara alınarak bu alacaklarının %40'ından idare lehine feragat etmesi neticesinde işçilik alacaklarının idarece ödendiğini, çalışan işçilere yapılan bu ödemenin başka ihale dönemine ilişkin hakediş borcundan mahsup edildiğini, ancak emekli olan işçiler için yapılan ödemeler nedeniyle müvekkil belediyenin ... Nakliyat ve ...'den alacağı bulunduğunu, davacıların iş ortaklığı şeklinde sözleşmede taraf olup adi ortaklığın söz konusu olduğunu, idarenin ... Nakliyat Şirketi ve ...'den olan alacaklarını hakedişlerden mahsup etmesinde hukuka aykırı bir durum olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İzmir 17. İcra Dairesi'nin 2020/6389 Esas sayılı takip dosyasının alacaklısının ...Ltd.Şti, ......Ltd. Şti. ve ..., borçlusunun ... olduğu, 398.990,06 TL üzerinden takip başlatıldığı, İzmir 16. İcra Dairesi'nin 2020/2620 Esas sayılı takip dosyasının alacaklısının ...Ltd. Şti., ......Ltd. Şti. ve ..., borçlusunun ... olduğu, 382.375,23 TL üzerinden takip başlatıldığı, mahsup edildiği belirtilen işçi fark ödemelerinin 01.03.2015-30.11.2017 tarihlerindeki toplu iş sözleşmesi dönemine ait olduğu, davalının kesintiyi farklı ortaklık olarak devam eden yeni ihale alan davacılara rücu ettiği, ancak talebini davacılardan ...Ltd. Şti'den talep etmesi gerektiğinin gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacı şirketlerin müvekkili belediyeye karşı müşterek ve müteselsil sorumlu olduklarını, yapılan kesintilerin haklı ve yerinde kesintiler olduğunu, kararın uygulanması halinde kamu zararı doğabileceğini beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, hizmet sözleşmesinden kaynaklı itirazın iptali istemine ilişkindir.
Yüklenici İş Ortaklığı Pilot Ortak olarak . Ltd., Özel Ortak ... – Müteahhitlik ve davalı idare arasında ilk kez ... no'lu 01.12.2014-30.11.2017 tarihleri arasında uygulanmak suretiyle 450 personel ile çöp toplama işinin yapılması için sözleşme imzalanmış daha sonra yine aynı ortaklık ile bu kez ... no'lu 01.12.2017-28.02.2018 tarihleri arasında olmak üzere 450 personel ile çöp toplama işinin yapılması için sözleşme düzenlenmiştir.
Eldeki davaya konu olan sözleşme ise ... no'lu 29.11.2018 tarihli sözleşme olup bu sözleşmenin taraflarının davalı idare ile davacı iş ortaklığını oluşturan ... Ltd-... olduğu, bu sözleşmede 01.11.2018-30.09.2019 tarihleri arasında 74 adet araç iş ve makinesinin kiralama sözleşmesi olduğu anlaşılmaktadır.
Davalı idare tarafından davacı ortaklığın 29.11.2018 tarihli sözleşmeden kaynaklanan alacaklarından daha önce imzalanan ... nolu ve ... nolu sözleşmelerden kaynaklandığı belirtilen alacakların kesintisi yapılmış eldeki davada davacılar bu kesintilerin iadesi için yaptıkları icra takibine itirazın iptaline karar verilmesi için dava açmışlardır.
Davaya konu olan İzmir 17. İcra Dairesi'nin 2020/6389 Esas sayılı icra takip dosyasının alacaklısının ...Ltd. Şti, ......Ltd. Şti. ve ..., borçlusunun ... olduğu, 398.990,06 TL üzerinden cari hesap kalan fatura bedelinin tahsili için takip başlatıldığı, İzmir 16. İcra Dairesi'nin 2020/2620 Esas sayılı icra takip dosyasının alacaklısının ...Ltd. Şti, ......Ltd. Şti. ve ..., borçlusunun ... olduğu, 384.638,05 TL üzerinden 18.11.2019 tarihli hakediş ödenmeyen fatura bedelinin tahsili için takip başlatıldığı anlaşılmaktadır.
6098 sayılı TBK'nın 139. maddesi gereğince iki kişi karşılıklı olarak bir miktar parayı veya özdeş diğer edimleri birbirine borçlu oldukları takdirde, her iki borç muaccel ise iki tarafın her biri borcunu alacağı ile takas edebilir. Takas borcu sona erdiren nedenlerden biridir. Takas karşı dava olarak ileri sürülebileceği gibi def'i olarak da ileri sürülebilir. Davalı tarafın süresinde sunduğu cevap dilekçesi ve beyanlardan anlaşılması halinde mahkemece kendiliğinden dikkate alınması gerekir.
Diğer taraftan adi ortaklıkta ortaklar, tüzel kişilik bulunmadığı için ortaklık borçlarından dolayı üçüncü kişilere karşı şahsen, sınırsız ve müteselsilen (zincirleme) sorumludur. Ancak adi ortaklığa ait olmayan ortağın kişisel borçlarından dolayı diğer adi ortağın sorumluluğu yoktur.
Somut olayda uyuşmazlık davalı idare tarafından yapılan kesintilerin iadesine yönelik başlatılan icra takiplerine yönelik itirazın iptali istemi olup davalı idarenin alacakları önceki sözleşmelerin tarafı olan ......Ltd. Şti ve ...'den olup idarenin bu kişilerden olan aynı türden alacağına takas ve mahsuba dair kesintisi usul ve yasaya uygundur. Ancak Davacı ...Ltd. Şti.'in diğer adi ortakların kişisel borçlarından sorumluluğu bulunmadığından Mahkemece davalı idare tarafından yapılan kesintinin davacılar ......Ltd. Şti. ve ... yönünden reddi, diğer ortak davacı ...Ltd. Şti. yönünden kabulü gerektiğinden tüm davacı ortaklar yönünden kabulü hatalı olmuş kararın bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgilisine iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,14.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.