"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/2081 E., 2025/1166 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Tire 2. Asliye Hukuk Mahkemesi (Tic. Mah. Sıf.)
SAYISI : 2022/539 E., 2023/368 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 14.04.2026 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde davacılar vekili Avukat ... ile davalılar vekili Avukat ...'nun gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saatte Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; davalı ... Ltd. Şti. ile dava dışı ... Ticaret A.Ş. arasında düzenlenen 09.06.2015 tarihli sözleşme ile dava dışı şirkete ait otelde 630 adet standart odanın tefrişi amacına yönelik imalat ve montaj işlerinin kararlaştırıldığını, müvekkili ile davalı şirket arasında düzenlenen 13.06.2015 tarihli taşeron sözleşmesi ile işin müvekkili .... Ltd. Şti. tarafından üstlenildiğini ve tamamlanıp davalı tarafça dava dışı iş sahibine teslim edildiğini, davalı dava dışı iş sahibine vermiş olduğu banka teminat mektubunu geri aldığı halde müvekkilleri tarafından teminat olarak verilen 1.000.000,00 TL meblağlı senedin iade edilmediğini, davalının bu senet nedeniyle hiçbir hak ve alacağı bulunmadığı halde haksız ve hukuka aykırı şekilde senede vade tarihi ilave etmek sureti ile icra takibi yaptığını, davalı şirketin müvekkillerinden herhangi bir alacağının bulunmadığını ileri sürerek, takip dosyasında takip dayanağı bulunan 13.06.2015 tanzim ve 30.05.2017 vade tarihli 1.000.000,00 TL bedelli senet nedeniyle davalı şirkete borçlarının bulunmadığının tespitine, takip konusu senedin ve takip dosyasının iptaline, asıl alacağın %20'si oranında davacılar lehine icra inkâr tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın tamamen haksız ve dayanaksız olduğunu, takip dayanağı 13.06.2015 tanzim tarihli bononun teminat amaçlı bir senet olmadığını, müvekkilinin davacıya hammadde teslimi yaptığını, senedin borç karşılığı verildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile imzası ikrar edilmiş senet karşısında borçlu olunmadığının ve senedin teminat senedi olduğunun HMK’nın 200. maddesi uyarınca yazılı delille ispatı gerekli olup, dosya kapsamında toplanan delillerle bu hususun ispatlanamadığı, bununla birlikte alınan bilirkişi raporları ile taraflar arasında cari hesap ilişkisi nedeniyle alacak tespitlerinin bulunduğunun anlaşılması ve davacı borçlunun davayı açmakta kötü niyetli olduğu yönünde kanaat oluşmaması nedeniyle davacı taraf aleyhine kötü niyet tazminatı hükmedilmesine yer olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafça dava ve takibe konu senetteki imzanın inkar edilmediği, senedin teminat senedi olduğunun senet metninden anlaşılamadığı, senedin “teminat amaçlı” verildiği iddiasının senede karşı senetle ispat kuralı karşısında yazılı delillerle ispat edilmesi gerektiği, senet metninde senedin ihdas nedeninin yazılı olmadığı, taraflar arasında yapılan 13.06.2015 tarihli taşeron sözleşmesinde senedin vade, tanzim tarihi ve miktarına açık bir şekilde atıf bulunmadığı gibi sözleşmede teminat amacıyla senet verilmiş olduğunun da belirtilmediği, davacı tarafın icra takibine konu edilen senedin teminat senedi olduğunu yazılı delillerle ispat edemediği ve davalıya yemin de teklif etmediğinden davacının imzası ikrar edilmiş senet karşısında borçlu olunmadığını ve senedin teminat senedi olduğunu HMK’nın 200. maddesi uyarınca yazılı delille ispatlayamadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu senedin teminat senedi olarak verildiğini, senedin tanzim tarihi ile sözleşme tarihinin aynı olduğunu, sözleşmenin 12. maddesinde bu durumun düzenlendiğini, davalının ticari defter kayıtlarında senetten kaynaklı herhangi bir alacak kaydı kalemi bulunmadığını, alacaklı olduğunu iddia eden davalı şirketin bu alacak kaydını ticari defterlerine işlememiş olmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, senetle ispat zorunluluğu bulunan hallerde ortada yazılı bir delil başlangıcı bulunursa tanık dinlenebileceğinin kabul edildiğini, bu hali ile dosya arasına sunulan ve davalı tarafından imzası inkar edilmeyen 13.06.2015 tarihli “Taşeron Sözleşmesi” başlıklı yazılı belgenin delil başlangıcı kabul edilerek tanıkların dinlenilmesi ve diğer tüm delillerin toplanması ile sonuca göre hüküm kurulması gerektiği halde eksik araştırma ve inceleme sonucu davanın reddine karar verildiğini, davanın açıldığı tarih itibari ile defter kayıtları incelendiğinde davalı şirketin herhangi bir alacağının bulunmadığı aksine davacı müvekkili şirkete borçlu olduğunun ortada olduğunu, bu hali ile eldeki dava açıldıktan sadece bir gün sonra kaynağı belli olmayan alacağın deftere eklendiğini, mahkemece bu hususun araştırılmadığını beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık eser sözleşmesinden kaynaklanan menfi tespit istemine ilişkindir.
Taraflar arasında düzenlenen 13.06.2015 tarihli sözleşme ile mobilya imalat ve montaj işi kararlaştırılmıştır. Davacı . ....Ltd. Şti. alt yüklenici, davalı yüklenicidir.
Sözleşmenin 12. maddesinde bu sözleşme nedeniyle dava dışı iş sahibine teminat verileceği belirtilmiş, yine aynı maddede dava dışı iş sahibine verilecek teminat ile birlikte tüm sorumluluğa davacılar alt yüklenici . ... Ltd. Şti., . ... Ltd. Şti., ..., ...’nun müşterek ve müteselsil kefil olarak iştirak edecekleri kararlaştırılmıştır. Sözleşme ile aynı tarihli ve 1.000.000,00 TL bedelli bono davacı . ... Ltd. Şti. tarafından düzenlenmiş olup, bu bono bakımından menfi tespit talep edilmiştir.
Sözleşmede davacı alt yüklenici yanında imzası bulunan müşterek ve müteselsil kefiller . ... Ltd. Şti., ..., ...’nun dava konusu bonoda avalist olarak imzaları bulunmaktadır. Sözleşme ile bononun tanzim tarihleri ile düzenleyen ve müteselil kefillerinin aynı olması bononun sözleşmede bahsedilen teminat maksadıyla düzenlendiğini gösterir. Öte yandan davalı, senedin davacı . ... Ltd. Şti.’ye sattığı hammadde bedeli karşılığında düzenlendiğini beyan ettiğine göre ihdas nedeni bulunmayan ve nakden düzenlendiği kabul edilmesi gereken bonoyu talil ettiği ve hammadde teslimi karşılığında senedi aldığı hususunda somut delil göstermediği gibi, tanzim tarihi itibariyle ticari defterlerinde bir alacağının olduğu bilirkişi raporuna göre tespit edilememiştir. Bu durumda mahkemece senedin teminat senedi olarak kabul edilerek menfi tespit davasının kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.
Açıklanan nedenlerle kararın bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Takdir olunan 40.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak Yargıtay duruşmasında vekille temsil olunan davacılara verilmesine,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,14.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.