Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

6. Hukuk Dairesi

Dosya2025/3562 E. 2026/1431 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2021/1381 E., 2025/1194 K.

İLK DERECE MAHKEMESİ : Mersin 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI : 2019/133 E., 2021/133 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 14.04.2026 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.

Belli edilen günde davalı vekili Avukat ... geldi. Tebligata rağmen karşı taraftan gelen olmadığı anlaşılmakla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saatte Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı taşeron vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında imzalanan 18.04.2014 tarihli sözleşmenin 8. maddesi gereği davalı şirket tarafından müvekkili şirkete avans olarak ödenen bedelin teminatını teşkil etmek üzere sözleşme bedelinin %25'ine tekabül eden 175.000,00 USD'lik teminat çekinin davalıya teslim edildiğini, akdi ilişkinin gerek kabullerinin yapılmış olması ve gerekse garanti sürelerinin de dolması nedeniyle davalıdan, .... Noterliği'nin ihtarnamesi ile bu çekin iadesinin istendiğini, davalının bu bildirimlere cevap vermediğini belirterek, ... A.Ş. ... Şubesi’nin ... numaralı ve 175.000,00 USD bedelli çekten dolayı müvekkili şirketin borçlu olmadığının tespitine, çekin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı yüklenici vekili cevap dilekçesinde özetle; 31.07.2016 tarihinde taraflarca geçici kabul tutanağının imzalandığını, geçici kabul tutanağı tarihinden itibaren sözleşme kapsamındaki tüm imalat ve montaj işlerinin 2 yıl süre ile taşeron davacının garantisinde olduğunu, davalı müvekkilinin garanti sürecinde davacıya işçilik ve imalat hatalarını maillerle bildirmesine rağmen davacının üzerine düşen yükümlülüklerini yerine getirmediğini ve garanti süresi sonuna kadar sözleşme bedelinin %7si oranında müvekkilde kalacak olan firma çekini müvekkile teslim etmediğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının sözleşme gereği yapması gereken işleri yerine getirdiği, sözleşmenin 8. maddesinde, sözleşmenin imzalanması ile beraber sözleşme tutarının %20 sine tekabül eden kısmın, taşeron tarafından verilecek olan sözleşme bedelinin %25'i tutarındaki muteber bir bankadan alınmış firma çeki karşılığında avans olarak ödeneceği, çek üzerinde herhangi bir yazı veya tarih belirtilmeyeceği, avans ödemesi öncesi alınan çek işin tamamlanarak işverene teslim edilmesi, ertesinde taşerona iade edileceği ve yerine sözleşme bedelinin %7 tutarında firma çeki alınacağı, bu çek üzerinde de herhangi bir yazı veya tarih belirtilmeyeceği ve 2 yıllık garanti süresi sonunda taşerona iade edileceği düzenlenmiş olup, dava konusu çekin işin tamamlanması sonrasında taşerona iade edilmesi gerekmekle birlikte taşeronun da bu çekin iadesi ile aynı anda 2 yıllık garanti açısından sözleşme bedelinin %7'si oranında bir firma çeki düzenleyerek iş verene vermesi gerektiği, bununla birlikte %7'lik çekin dava konusunu oluşturmadığı ve çeki talep edip etmeme hakkının dosya davalısında olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, ... A.Ş. ... Şubesine ait 04074 42... .000,00 USD tutarlı çekten dolayı davacının, davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili temyiz dilekçesinde;

a. Müvekkili şirketin yazılı ve sözlü olarak ardından noter kanalıyla ihtarname keşide ederek sözleşmedeki yükümlülüklerini yerine getirmesi için davacıya talepte bulunduklarını, davacıyı yerinde keşfe davet ettiklerini, davacının davet edilen keşfe katılmadığını,

b. Sözleşme gereğince 175.000,00 USD teminat çekinin iade koşulunun şarta bağlı olduğunu, sözleşme bedelinin %7'si tutarında (2 yıllık garanti süresi için) düzenlenecek teminat çekinin teslim edilmesi şartıyla dava konusu çekin iade edileceğini beyan etmektedir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Uyuşmazlık, sözleşme uyarınca verilen çekten dolayı borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.

Davacı taşeron 18.04.2014 tarihli sözleşme ile davalı yüklenicinin yükümlülüğünde bulunan Irak’ta yapımı devam eden ... Otel Binasına Ait Alüminyum İşlerinin yapımını üstlenmiştir. Sözleşmenin 8. maddesine göre, sözleşmenin imzalanması ile birlikte sözleşme tutarının %20 sine tekabül eden kısmı, taşeron tarafından verilecek olan sözleşme bedelinin %25’i tutarındaki muteber bir bankadan alınmış firma çeki karşılığında avans olarak ödeneceği, avans ödemesi öncesi alınan çek işin tamamlanarak işverene teslim edilmesi, ertesinde taşerona iade edileceği ve yerine sözleşme bedelinin %7 tutarındaki firma çekinin alınacağı, bu çekin de 2 yıllık garanti süresi sonunda taşerona iade edileceği düzenlenmiştir. 31.07.2016 tarihinde taraflarca imzalanan tutanak ile işin geçici kabulünün yapıldığı anlaşılmıştır. Sözleşmenin 8. maddesinde, avans karşılığı alınan çekin iade koşulları, işin geçici kabulünün yapılmasına ve 2 yıllık garanti süresi için sözleşme bedelinin %7’si tutarında davacı tarafından davalıya verilecek çeke bağlanmıştır. Mahkemece davacının garanti süresindeki eksik ve ayıplar nedeniyle sözleşme bedelinin %7'si tutarındaki teminat çekini düzenleyip davalıya vermeden davacıyı dava konusu çekten sorumlu tutmaması doğru olmamıştır.

O halde mahkemece yapılacak iş; davacı taşeronun 175.000,00 USD’lik çekten sorumlu olmadığının tespitine karar verilebilmesi için sözleşme bedelinin %7’si tutarının tespit edilerek bu miktar yönünden istemin reddine, çekin geri kalan miktarı yönünden ise istemin kabulü ile menfi tespit kararı verilmesinden ibaret olmalıdır.

VI. KARAR

1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

2. İlk Derece Mahkemesi kararının davalı yararına BOZULMASINA,

Dairemizdeki duruşmada davalı vekille temsil olunduğundan takdir olunan 40.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,14.04.2026 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY

Dava, eser sözleşmesi kapsamında teminat olarak verilen çekten dolayı borçlu olunmadığının tespiti ve çekin iptali talebiyle açılmıştır.

Taraflar arasında imzalanan 18.04.2014 tarihli "... Otel Aliminyum İşleri Taşeronluk Sözleşmesi"nin "ÖDEME" başlıklı 8. maddesinde; "Sözleşmenin imzalanması ile beraber sözleşme tutarının %20'sine tekabül eden kısmı, TAŞERON tarafından verilecek olan sözleşme bedelinin %25'i tutarındaki muteber bir bankadan alınmış firma çeki karşılığında avans olarak ödeneceği, çek üzerinde herhangi bir yazı veya tarih belirtilmeyeceği, avans ödemesi öncesi alınan çekin işin tamamlanarak işverene teslim edilmesi ertesinde taşerona iade edileceği ve yerine sözleşme bedelinin %7'si tutarında firma çeki alınacağı, bu çek üzerinde de herhangi bir yazı veya tarih belirtilmeyeceği ve 2 yıllık garanti süresi sonunda taşerona iade edileceğinin" kararlaştırıldığı görülmektedir.

Sözleşme bedelinin %25'i tutarında teminat olarak verilen çekin iadesini taraflar, işin geçici kabulünün yapılmış olması ve sözleşme bedelinin %7'si tutarında firma çekinin davalıya teslimi koşullarına bağlamışlardır.

İşin geçici kabulünün 31.07.2016 tarihinde yapılması ile 2 yıllık garanti süresi başlamış bu dava ise garanti süresi henüz dolmadan önce 22.02.2018 tarihinde açılmıştır.

Davayı konu teminat çekinin iadesi konusunda davacının edim yükümlülükleri işin geçici kabule hazır halde tamamlanıp teslimi ve sözleşme bedelinin %7'si tutarında yeni bir teminat çekinin verilmiş olmasıdır. Davalının edim yükümlülüğü ise bunların karşılığında sözleşme bedelinin %25'i tutarında olmak üzere ilk alınan teminat çekinin iadesidir.

İşin geçici kabulü yapılmış ve bu yöndeki edim gerçekleşmiş ise de diğer edim yükümlülüğü olan %7 tutarındaki teminat çeki teslim edilmemiştir. Davalı bu edimini yerine getirmediği gibi bunu vermeye hazır olduğunu ve teslim anında vereceğine dair bir irade açıklamasında da bulunmamış ve bu çeki vermeye hazır olduğuna dair bir beyan dahi içermeyen şekilde bu davayı açmıştır.

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (TBK) 97. madde hükmüne göre, karşılıklı borç yükleyen bir sözleşmenin ifası isteminde bulunan tarafın, sözleşmenin koşullarına ve özelliklerine göre daha sonra ifa etme hakkı olmadıkça, kendi borcunu ifa etmiş ya da ifasını önermiş olması gerekir. Davacı kendi borcunu ifa etmediği gibi ifasını da önermiş olmadığından teminatın iadesi koşulları oluşmamıştır.

Davacı dava konusu çekten dolayı tümüyle borçlu olmadığının tespitini ve çekin iptalini talep etmiş olup kendi vermesi gereken çek miktarı düşülerek karar verilmesi yönünde bir talebi bulunmadığı gibi davalı da bu miktar düşülerek karar verilmesi yönünde bir beyanda bulunmamıştır. Tarafların talep etmediği konuda taraf iradeleri dışına çıkılarak mahsup yapılarak karar verilmesi taleple bağlılık ilkesine aykırılık oluşturacaktır.

Davalının edim yükümlülüğü olan sözleşme bedelinin %7'si tutarında çek verilmiş olsa idi dava tarihinde iade koşulları var ise bu husus da incelenerek davaya konu çekin iade koşulları incelenebilir ise de dava tarihinde 2 yıllık garanti süresi dolmamıştır. Yargılama sırasında iki yıllık süre dolmuş olmakla birlikte, 28.11.1956 tarihli, 1956/15 E. 1956/15 K. sayılı içtihadı birleştirme kararında, her davanın açıldığı tarihteki duruma göre karara bağlanacağı diğer bir ifadeyle açılmasına kadar gerçekleşen hukuki ve maddi vakıalara göre davanın sonuçlandırılması gerektiği belirtildiğinden süre dolmadan açılan davada bu hususun incelenmesi de mümkün değildir.

Açıklanan nedenlerle davanın reddi gerekirken, yazılı şekilde kabul kararı verilmesi doğru olmayıp, bozmayı gerektirir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı kaldırılarak, İlk Derece Mahkemesi kararının yukarıda açıklanan değişik gerekçeyle bozulması gerektiği görüşünde olduğumdan, sözleşme bedelinin % 7'si tutarında çek düşülerek menfi tespit kararı verilmesi gerektiği gerekçesiyle bozma yönünde oluşan değerli çoğunluk görüşüne katılamıyorum.

§