Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

6. Hukuk Dairesi

Dosya2025/3540 E. 2026/1176 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2013/161 E., 2016/386 K.

Mahkemesince hükmün tavzih edilmesine ilişkin ek kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi'nin 14.07.2025 tarihli ve 2024/1792 Esas, 2025/1240 Karar sayılı kararı ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3/2. maddesi uyarınca kararın temyiz yoluna tabi olduğu tespit edilerek dosya dairemize gönderilmekle kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, istinaf başvuru dilekçesinin temyiz dilekçesi olarak kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının kooperatif yönetim kurulu başkanı olarak görevde bulunduğu sürede görevini yerine getirmemesi nedeniyle oluşan zarar miktarının 66.908,00 TL ve yapılmayan vergi ödemeleri nedeniyle kesilen ceza miktarının 144.472,55 TL olduğunu, davalı tarafından 35.700,00 TL ödeme yapıldığını belirterek 80.000,00 TL (ıslah ile 98.908,19 TL) zararın davalıdan alınmasına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı cevap dilekçesinde; önceki dönemlerde kooperatifin yönetim kurulu başkanı olduğunu, diğer yönetim kurulu üyeleri ile birlikte imza sorumluluklarının bulunduğunu, dava konusu borcun tamamının muhasebecinin hatasından kaynaklandığını belirterek davanın reddini istemiştir.

III. MAHKEME KARARI ve KANUN YOLU İNCELEMESİ

1. Mahkemenin 30.05.2016 tarihli kararı ile davalının önceki dönemlerde kooperatif yönetim kurulu başkanı olduğu, görevde olduğu süre içerisinde yapılması gereken bir kısım vergi ödemelerinin yapılmadığı, zimmet suçundan dolayı ceza yargılamasında cezalandırıldığı, vergi borçlarının yatırılmaması nedeniyle oluşan zarar miktarının 135.328,83 TL olduğu, 36.420,64 TL davalı tarafından geri ödeme yapıldığı, 98.908,19 TL'nin ise ödenmediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

2. Mahkemenin 30.05.2016 tarihli kararının süresi içinde davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 23. Hukuk Dairesi'nin 26.11.2019 tarihli kararı ile davalının temyiz itirazlarının yerinde görülmediği belirtilerek kararın onanmasına karar verilmiştir.

3. Yargıtay onama kararına karşı davalı tarafından karar düzeltme başvurusunda bulunulması üzerine Yargıtay (Kapatılan) 23. Hukuk Dairesi'nin 11.03.2020 tarihli kararı ile davalının karar düzeltme itirazlarının yerinde görülmediği belirtilerek talebin reddine karar verilmiştir.

IV. TAVZİH TALEBİ ve EK KARAR

1. Davacı vekili 20.03.2024 tarihli dilekçesinde; icra takibi sırasında borçlu tarafından uygulanacak faiz türüne ve faiz başlangıç tarihine itiraz edildiğini, dava dilekçesinde ticari temerrüt faizi istenildiğini, hükümde faiz başlangıcının zarar tarihi olarak gösterildiğini, faiz başlangıç tarihinin davalının görevinin sona erdiği 22.11.2003 olarak gösterilmesinin gerektiğini belirterek mahkeme hükmünün birinci fıkrasının açıklanması talebinde bulunulmuştur.

2. Mahkemenin 22.03.2024 tarihli ek kararı ile davacı vekilinin tavzih talebinin kabulü ile hükmün birinci fıkrasının "Davanın KABULÜ ile 98.908,19 TL'nin zarar tarihi (22.11.2003) itibarıyla işlemiş ticari temerrüt faizinin (Merkez Bankasının kısa vadeli krediler için ön gördüğü en yüksek avans faizi) de eklenerek davalıdan alınarak davacıya verilmesine," şeklinde tavzihine karar verilmiştir.

3. Mahkemenin 05.04.2024 tarihli ek kararı ile davalı vekilinin tavzih kararından dönülmesi veya yeni bir ek karar verilmesine dair talebinin reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili temyiz dilekçesinde; tavzih talebi üzerine zorunlu olmasına rağmen davalıya yapılan bir tebligatın bulunmadığını, tavzih kararı ile ıslah tarihine ilişkin belirlemenin kaldırıldığını, faiz türü ve başlangıç tarihinin değiştirildiğini, zarar tarihine ilişkin hükümde yer almayan tarihin tavzih ile eklendiğini, yargılamayı gerektiren hususlarda tavzih yolu ile karar verilmesinin hatalı olduğunu, tavzih ile davalıya yüklenen borçların miktarında değişiklik yapıldığını, icra takibinin iptaline ilişkin aynı nedenle yapılan başvurunun bulunduğunu, şikayete ilişkin yargılama devam ederken tavzih kararı verilmesinin hatalı olduğunu, usule, hukuk kurallarına, hükmün taraflar aleyhine değiştirilemeyeceği kuralına aykırı tavzih kararının kaldırılmasını beyan etmektedir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Uyuşmazlık, kooperatif yöneticisinin sorumluluğuna ilişkin kesinleşen mahkeme kararının hüküm fıkrasının tavzih yolu ile değiştirilmesi istemine ilişkindir.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun Hükmün tavzihi başlıklı 305/1. maddesi "Hüküm yeterince açık değilse veya icrasında tereddüt uyandırıyor yahut birbirine aykırı fıkralar içeriyorsa, icrası tamamlanıncaya kadar taraflardan her biri hükmün açıklanmasını veya tereddüt ya da aykırılığın giderilmesini isteyebilir." şeklinde ve 305/2. maddesi "Hüküm fıkrasında taraflara tanınan haklar ve yüklenen borçlar, tavzih yolu ile sınırlandırılamaz, genişletilemez ve değiştirilemez." şeklindedir.

Mahkemenin 30.05.2016 tarihli kararına karşı davalı vekili tarafından temyiz başvurusunda bulunulması üzerine (Kapatılan) Yargıtay 23. Hukuk Dairesi tarafından temyiz itirazlarının reddi ile kararın onanmasına ve sonrasında yapılan karar düzeltme başvurusunun ise reddine karar verilmiştir.

Davacı vekili mahkemenin 30.05.2016 tarihli kararının hüküm fıkrasında faizle ilgili kısmın icra edilemeyeceğini belirterek tavzih talebinde bulunmuş, mahkemece tavzih talebinin kabulü ile önceki hükümde taraflara yüklenen hak ve borçlarda değişiklik yapmıştır.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 305/2. maddesi tavzih hükmünde taraflara tanınan hakların ve borçların sınırlandırılamayacağına ve değiştirilemeyeceğine amirdir.

Mahkemesince anılan hükme aykırı olarak olarak verilen kararın bozulması gerekir.

Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 370/2-4. maddeleri uyarınca mahkeme kararının gerekçesinin ve tavzih talebine ilişkin ek kararın birinci fıkrasının düzeltilerek onanması gerekmiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; temyiz olunan tavzih ek kararına karşı davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile Gerze (Sinop) Asliye Hukuk Mahkemesinin 22.03.2024 tarihli ve 2013/161 esas, 2016/386 karar sayılı tavzih kararının birinci fıkrasında yer alan "Davanın KABULÜ ile 98.908,19 TL'nin zarar tarihi (22.11.2003) itibarıyla işlemiş ticari temerrüt faizinin (Merkez Bankasının kısa vadeli krediler için öngördüğü en yüksek avans faizi) de eklenerek, davalıdan alınarak davacıya verilmesine," ibaresinin çıkartılarak yerine “Davanın KABULÜ ile 98.908,19 TL'nin 80.000,00 TL'sine 22.11.2003 zarar tarihinden dava tarihine, 18.908,19 TL'sine 22.11.2003 zarar tarihinden ıslah tarihine kadar ticari temerrüt (avans) faizi yürütülmesi, 80.000,00 TL'si için dava tarihinden, 18.908,19 TL'si için ıslah tarihinden itibaren yasal faiz işletilerek davalıdan alınarak davacıya verilmesine," ibaresinin yazılması suretiyle TAVZİH KARARININ DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine,

Dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 01.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

§