"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2024/181 E., 2025/213 K.
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar; bir kısım davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalılar ..., ... ve ...’un kooperatifin eski yöneticileri olduklarını, davalı ...’ın banka müdür olduğunu, davalı ...’nın ... Spor Klubü Derneğinin yönetim kurulu başkanı, davalı ...’in ise yönetim kurrulu üyesi olduğunu, 1998 yılı Temmuz ayında ...'un paraya ihtiyacı olması sebebi ile kooperatifi imzaya yetkili davalılar ile birlikte banka şube müdürünün göz yumması ile ... lehine kredi çekerek kullandıklarını, kredi çekilmesi hususunda kooperatif tarafından alınmış bir kararın olmadığını, bu kredinin nasıl harcandığının bilinmediğini, kredinin ödenmemesi sebebi ile banka tarafından kooperatif mevduat hesabında bulunan paradan 360.704,056,087 TL çekilmek sureti ile tahsil edildiğini, bankadaki kooperatif parasında en yüksek mevduat faizi uygulandığını, kooperatifin bu kârdan da mahrum kaldığını ileri sürerek 572.000,00 TL’nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 25.06.2015 tarihli kararı ile ceza mahkemesi kararı ile davalılardan sadece ..., ..., ... hakkında ceza tayin edildiği, bu kişilerin kooperatifi imzaya yetkili kişi oldukları, kredi işlemlerinde bizzat imzaları bulunması nedeni ile zarardan bizzat sorumlu oldukları, ... ve ...’nın ise kooperatifle doğrudan sözleşme yapan kişiler olmaması nedeni ile tazminattan sorumlu olmadıkları, banka müdürü olan ...’ın çekilen kredinin nerede kullanılacağını bildiğine dair delil bulunmadığı, bilirkişi raporunda tazminat miktarına dava tarihine kadar faiz işletilmiş ise de dava açılmadan önce davalıların temerrüde düşürülmediği, tazminatın haksız fiil tarihinden itibaren talep edilmediği gerekçesi ile 360.704,06 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziile birlikte davalı ...., ... ve ...’dan tahsiline, diğer davalılar bakımından davanın reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Mahkemenin 25.06.2015 tarihli kararının süresi içinde davacı vekili ve davalı ... ve ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 23. Hukuk Dairesi'nin 2016/6054 Esas, 2019/4561 Karar sayılı ilamı ile davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine, temyiz eden davalılar yönünden ise ceza dava dosyası ile ceza dairesi bozma ilamından anlaşıldığı üzere çekilen kredilerin bir kısmının kooperatife ödendiği anlaşılmakta olduğu, ayrıca temyiz eden davalılar vekili de dava dışı .... tarafından kooperatife çekilen kredi karşılığı ödemeler yapıldığını beyan etmiş olmasına rağmen bu konuda araştırma yapılıp kooperatifin gerçek zararı belirlenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmediği belirtilerek bozulmuştur.
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamına uyulmasına ve davalı ..., ..., ... hakkında sözkonusu eyleme ilişkin olarak ceza tayin edildiği, hukuk hakiminin ceza hakiminin kararı ile bağlı olmaması kuralı gereğince de davalılar ..., ..., ...'un kooperatifin imzaya yetkili kişileri olması, kooperatif adına bankadan para çekilmesi işleminde bizzat imzalarının bulunması karşısında meydana gelen zarardan onların sorumlu olduğu, diğer davalılar ... ve ...'nın kooperatifle doğrudan sözleşme yapan kişiler olmamaları karşısında tazminattan sorumlu olmadıkları, yine ...'ın banka müdürü olarak alınan kredinin nerede, ne şekilde kullanılacağını bildiğine dair delil mevcut olmadığından sorumluluğu olmadığı, her ne kadar bilirkişi raporunda tazminat miktarına dava tarihine kadar faiz yürütülmüşse de davanın açılmasından önce davalıların temerrüde düşürülmedikleri, 360.704,06 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ..., ... ve ...’dan tahsiline, diğer davalılar bakımından davanın reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
Temyiz Sebepleri
Davalı ... mirasçıları ve Davalı ... bir kısım mirasçıları vekili temyiz dilekçesinde:
a. Mahkemece kusur incelemesi yapılarak müvekkillerinin zararda sorumluluk oranlarının belirlenmesi gerektiğini,
b. Zararın oluşmasında sorumluluklarının bulunmadığını beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, kooperatif yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğuna ilişkin tazminat davasıdır.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3/2 maddesinin atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428. ve 439/2. maddelerinde de yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı bozmaya uymakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkan bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle
Davalı ... mirasçıları ve davalı ... bir kısım mirasçıları vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,09.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.