Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

6. Hukuk Dairesi

Dosya2025/3374 E. 2026/1186 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

SAYISI : 2014/1014 E., 2016/566 K.

Mahkemece verilen karar, taraf vekillerince ayrı ayrı temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin elektrik üretim faaliyeti gösterdiği ve üretilen elektriğin davalı ... tarafından tüketicilerin sayaçlarını okumak suretiyle tahakkuka esas endeksleri belirlemek suretiyle perakende satış hizmeti verdiğini, davalının bu hizmet bedelini taraflar arasındaki sistem kullanma anlaşması uyarınca vermiş olduğu diğer hizmetler ile birlikte fatura düzenleyerek tahsil ettiğini, davalının PSH hizmet bedelini sabit bir ücret olarak fatura etmesi gerekmesine rağmen EPDK'nın 875 sayılı kurul kararı uyarınca tüketilen enerji miktarı üzerinden tahsil ettiğini, ancak Danıştay 13. Dairesi'nin 06.04.2011 tarihli, 2008/2695 E., 2011/1368 K. sayılı ilamı ile sayaç okuma ve faturalama hizmetinin sabit ücret olması gerektiği gerekçesiyle EPDK'nın 875 sayılı kararının iptal edildiğini ve Danıştay dava daireleri kurulunca onanarak kararın kesinleştiğini, iptal kararının ardından 28.12.2011 tarihli ve 36 07... sayılı Kurul Kararı ile 01.01.2012 tarihinden itibaren uygulanmak üzere Fonsuz Tarifelerin belirlendiğini, Danıştay iptal kararının geçmişe etkili sonuç doğurduğu kabul edilmek suretiyle taraflar arasındaki sözleşmeye doğrudan uygulanması gerektiğini, bu kapsamda da 875 sayılı kurul kararının uygulandığı 01.09.2006 - 31.12.2010 tarihleri arası dönem için davalı tarafından tahsil edilmesi gereken sabit PSH bedellerinin düşülmek suretiyle fazladan tahsil edilen PSH bedelinin iadesinin gerektiğini, açıklanan gerekçelerle fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 2006 Eylül - 2010 Aralık dönemlerine ilişkin faturalar ile fazladan tahsil edilen PSH tutarı olan 38.451,53 TL'nin ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek gecikme zammı ve KDV'si ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesin talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının taraf sıfatı bulunmadığını, davacının sistem kullanım anlaşması imzalayan tedarikçi firma olduğunu, ilgili tarihteki yasal düzenlemeler gereği müvekkilinin ilgili tutarı tahsil etmeme gibi bir insiyatifinin bulunmadığını, ancak davacının aynı bedeli müşterilerinden tahsil edip etmeme insiyatifine sahip olup, tahsil etmiş olabileceğinden bu hususun araştırılması gerektiğini, her iki durumda da davacının müvekkilinden talepte bulunmasının mümkün olmadığını, müvekkili şirketin anılan tarih itibariyle faaliyetlerini EPDK ve Tedaş Genel Müdürlüğü mevzuat ve düzenlemelerine göre yürüttüğünden davanın ilgili kurumlar aleyhine açılması gerektiğinden davanın husumetten reddine karar verilmesi gerektiğini, zamanaşımı yönünden de davanın reddi gerektiğini, davaya esas dönem yönünden yapılan uygulamanın usul ve yasaya uygun olduğunu, talep edilen tarih aralığı için sayaç okuma bedeli altında bir birim fiyat olmadığından zaten olmayan bir bedelin mahsubunun yapılmasının de mümkün olmadığını, ilgili dönemde bu bedellerin düzenleyici kurum ve kuruluşlar tarafından ayrıştırılmadığını, hukuki güvenlik ilkesi gereği iptal kararının geçmişe etkili uygulanamayacağını, davacının ihtirazi kayıt koymaksızın ödeme yaptığından iade talep edemeyeceğini, gecikme zammı ve KDV talebinin yerinde olmadığını beyanla davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. MAHKEME KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı şirketin elektrik üreten şirket olduğu, ürettiği elektriklerin tüketicilere satışının gerçekleşmesi için davalı şirket ile dağıtım sistemi kullanım anlaşması yapmış olduğu, Danıştay 13. Dairesi'nin 06.04.2011 tarihli, 2008/2696 Esas, 2011/1368 sayılı kararı ile EPDK'nın 24.08.20 06... sayılı kararının iptaline karar verildiği, buna göre perakende satış hizmetleri tarifesinde abone başına sabit ücret uygulaması yapılması gerektiği, sabit ücret uygulamasına göre, fazladan tahsil edilen tutarın 11.419,88 TL olduğu anlaşıldığından davanın kısmen kabulü ile 11.419,88 TL'nın dava tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalı ...'den alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde; kısmen kabulüne karar verilen tutar yönünden mahkemece dava tarihinden itibaren avans faiziyle tahsiline hükmedilmiş olmakla birlikte 6183 SK'nın 51. maddesi gereği ödeme tarihlerinden itibaren gecikme zammı ve işlemiş ve işleyecek gecikme zammının KDV'si ile birlikte tahsiline karar verilmesi gerektiğinden kararın düzeltilerek onanması gerektiğini beyan etmektedir.

2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu bedelin dönemlerine ve konusuna bakıldığında, davanın, düzenleyici işlemi yapan kurum olan EPDK ile faturalar ve perakende satış sözleşmelerinin muhatabı ve tarafı olan ... Perakende Satış A.Ş'ye yöneltilmesi gerektiğini, müvekkilinin taraf sıfatı bulunmadığından davanın husumetten reddi gerektiğini, davanın zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiğini, müvekkili kurumun aracı olup ilgili bedelleri EPDKya aktardığını, faturalarla belli ve belirlenebilir alacak yönünden fazlaya dair haklar saklı tutularak dava açılamayacağını, 875 sayılı kurul kararı iptal edilmiş olsa da EPDK tarafından 3 ayda bir PSH bedellerinin tahsiline ilişkin alınan kararların yürürlükte olduğunu, PSH bedelinin sayaç okuma ve diğer kalemlerden oluşmakta olup, diğer unsuru gözetilmeksizin hatalı hesaplandığını, bu tutarların bedellerinin ayrı ayrı olarak EPDK tarafından belirlenmediğini, ihtirazi kayıt koymaksızın yapılan ödemelerin istirdadı talebinin mümkün olmadığını, düzenleyici işlemler gereği tahsil edilen tutarların geri dönüşünün hukuken ve fiilen mümkün olmadığını,

özel hukuk tüzel kişisi olan davacının ödeme tarihlerinden itibaren gecikme zammı talebinin yasal dayanağı bulunmadığını beyan etmektedir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

1-Davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;

Dosya içeriğine göre taraflar arasındaki uyuşmazlık sözleşme kapsamında yapılmış bir kısım ödemelerin idari yargıda verilen iptal kararı üzerine davalıdan geri istenip istenemeyeceğine ilişkindir.

Tedaş İzmir Elektrik Dağıtım Müessese Müdürlüğü olarak faaliyette bulunan davalının 2013 yılında özelleştirmesinin tamamlanması ve ayrışma sonucunda ... Dağıtım A.Ş. olarak faaliyette bulunduğu ve 09.06.2015 tarihinde ticaret ünvanını ... Elektrik Dağıtım A.Ş. olarak değiştirdiği anlaşılmaktadır. Bu kapsamda davacı ile TEDAŞ' a bağlı olarak faaliyet yürüten Tedaş İzmir Elektrik Dağıtım Müessese Müdürlüğü arasında 25.12.2003 tarihli "Dağıtım Sistem Kullanım Anlaşması" ve davacı ile TEDAŞ’ın hissedarı olduğu davalı ... Elektrik Dağıtım A.Ş. Manisa İl Müdürlüğü arasında 01.08.2010 tarihli "Dağıtım Sistem Kullanım Anlaşması" bulunmaktadır. Sözleşmelerin 3/A-1 maddesinin ilk paragrafı hükmünde, kullanıcının aylık olarak, dağıtım sistemi kullanım fiyatı üzerinden tahakkuk ettirilen bedeli dağıtım şirketine ödeyeceği kararlaştırılmıştır. Sözleşmede kullanım fiyatının miktarı belirtilmemiş ise de ait olduğu dönemdeki güncel tarifeler uygulanarak bu bedelin ödeneceği anlaşılmaktadır.

4628 sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu'nun Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun'da, Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu'nun (EPDK) görev ve yetkileri düzenlenmiştir. Kanun'un 5/3. maddesinin (e) bendi hükmünde; ilgili lisans hükümleri uyarınca hazırlanacak olan; Türkiye Elektrik Ticaret ve Taahhüt Anonim Şirketi'nin toptan satış fiyat tarifesini, iletim tarifesini, dağıtım tarifeleri ile perakende satış tarifelerini incelemek ve onaylamak" (f) bendi hükmünde ise "İletim, dağıtım, toptan satış ve perakende satış için yapılacak fiyatlandırmaların ana esaslarını tespit etmek ve gerektiğinde ilgili lisans hükümleri doğrultusunda revize etmek" bu Kurulun görevleri arasında sayılmıştır.

Sözleşmede belirtilen dağıtım sistemi kullanım fiyatının da EPDK tarafından incelenip onaylanan tarifeler kapsamında tahsil edildiği anlaşılmaktadır.

Taraflar arasında özel hukuk sözleşmesi bulunmakta ise de sözleşme nedeniyle kullanıcının ödemesi gereken bedel, idari işlem ile tesis edilen tarife hükmü ile belirlenmektedir.

Danıştay 13. Dairesi'nin 06.04.2011 tarihli ve 2008/2695 Esas, 2011/1368 Karar sayılı kararı ile perakende satış hizmet bedelinin belirlenmesinde kullanılan ve EPDK tarafından belirlenen nispi tarifeye ilişkin olan 24.08.2006 tarihli ve 875 sayılı kararın iptaline karar verilmiş ve bu karar temyiz incelemesi sonucu Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun 24.05.2012 tarihli ve 2011/1901 Esas, 2012/798 Karar sayılı kararı ile onanmıştır.

Açılan davada, idari işlem niteliğindeki tarife belirlenmesine esas olan EPDK kararının iptali nedeniyle fazla ödendiği iddia edilen miktarlar talep edilmiş olduğundan idari işlemin iptalinin taraflar arasındaki sözleşme ilişkisine etkisinin değerlendirilmesi gerekir. Zira idari işlem iptal edilmiş ise de davacı bu ödemeleri sözleşme hükmüne dayalı olarak yapmıştır.

Taraflar arasındaki sözleşmede kabul edilen fiyat açıkça gösterilmeyip geçerli tarifelere atıf yapılmış olsa da sözleşme imzalanmakla tarife hükmü de sözleşme hükmü haline gelmiştir. Bu nedenle tarife belirlenmesine esas idari işlem, sözleşmeden ayrı bir işlem niteliğini taşımaktadır.

Sözleşmeden ayrı olan, ayrılabilir işlem niteliğini taşıyan idari işlemle ilgili olarak idari yargıda iptal kararı verilmiş olmasının sözleşmenin geçerliliği ve sözleşme hükümleri üzerinde bir etkisi yoktur. Ayrıca idari yargıda görülen iptal davasında verilen karar ile taraflar arasındaki özel hukuk sözleşmesine müdahale edilebileceği ve iptal davasına bakan hakimin sözleşmeye dokunabilme ve sözleşme hükümlerini değiştirebilme yetkisine sahip olabileceği düşünülemez.

Sözleşmeden ... uyuşmazlıklar adli yargı mahkemelerinde görülür. Davacı uzun süre bu tarife hükmünün hukuka aykırılığını adli yargı mahkemelerinde ileri sürmeksizin tarife hükmüne göre fiyat belirleyen sözleşmeye bağlı kalarak edimlerini yerine getirmiş, bu davayı ise 2014 yılında açmıştır. İptal kararının sözleşmenin geçerliliğiyle ilgisi yoktur. Özel hukuk sözleşmesinin geçersizliği Borçlar Hukuku hükümlerine göre belirlenir. 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun (BK) 21/2. maddesi (TBK 27/1) hükmüne göre, kanunun emredici hükümlerine, ahlaka, kamu düzenine, kişilik haklarına aykırı sözleşmeler kesin olarak hükümsüzdür. Taraflar arasındaki sözleşmede fiyat belirleyen düzenlemenin Borçlar Kanunu'nun 21. maddesi kapsamında geçersiz sayılmasını gerektiren bir neden bulunmamaktadır.

Borçlar hukukunda ahde vefa ilkesi geçerli olup BK'nın 19/1. (TBK 26/1) maddesi hükmü ile de sözleşme özgürlüğü ve sözleşmeye bağlılık açıkça düzenlenmiştir. Anayasa'nın 48/1. maddesi hükmü de sözleşme hürriyetini Anayasal teminat altına almaktadır. Davacı edimlerini sözleşmeye bağlı kalarak yerine getirmekte iken edimlerin yerine geldiği 2006 Eylül-2010 Aralık dönemi üzerinden 4 ila 8 yıl geçtikten sonra 2014 yılında açtığı dava ile idari işlemin iptaline dayalı olarak talepte bulunmasının borçlar hukuku kapsamında hukuki bir dayanağı yoktur.

Taraflar arasındaki sözleşme sürekli edimli bir sözleşme olup edimlerin ifa edildiği dönemler itibarıyla ... borçlar yönünden taraflar arasındaki borç ilişkisi ifa ile sonuçlanmış olduğundan ifası sonuçlanan edimlerin idari işlemin iptaline dayalı olarak tekrar sorgulanıp geriye dönülerek bunların geri istenebileceği düşünülemez. Geri istenebilme ancak sözleşmede buna ilişkin bir hüküm bulunması halinde mümkün olabilir ise de sözleşmede buna ilişkin bir düzenleme de bulunmamaktadır.

Sözleşmenin 3. maddesinde maddi hatalar dışında, ödeme bildirimi içeriğine yapılacak herhangi bir itirazın ödemeyi durdurmayacağı, dağıtım şirketinin hatası nedeniyle fazladan ödenmiş olan tutarın, dağıtım şirketi tarafından ödeme bildiriminin tebliğ edildiği günden sonraki on gün içerisinde herhangi bir itirazda bulunulması hâlinde ödeme tarihini izleyen on birinci günden başlamak üzere 6183 sayılı Amme Alacakların Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un 51 inci maddesine göre hesaplanan gecikme zammı da dâhil olmak üzere bir sonraki ödeme dönemine ait bedelden mahsup edileceği kararlaştırılmış ise de bu düzenleme iptal kararı üzerine yapılan fazla ödemeleri geri isteme hakkı veren bir içerik taşımamaktadır. Zira bu düzenleme o dönemde geçerli olan tarife hükmüne dayalı olarak alınması gereken miktarlara rağmen dağıtım şirketinin hatasıyla daha fazla ödeme yapılmış olmasıyla ilgilidir. Bu nedenle idari işlemin iptal edilmiş olması bu hükme dayalı olarak dahi talepte bulunmayı haklı kılmaz.

Sözleşme kapsamında ifa edilmiş edimlerin aradan uzun süre geçtikten sonra idari yargıdaki iptal kararına dayalı olarak geri istenebileceğinin kabul edilmesi hukuki istikrar ve hukuki güvenlik ilkesiyle de bağdaşmaz. Kaldı ki davacı ifa ettiği edim kapsamındaki ücretleri, elektrik sattığı müşterisine yansıtarak bedel olarak tahsil etmiş olup bu kapsamda bir zarara da uğramış değildir.

Davacı tarafından yapılan ödemeler sebepsiz olmayıp sözleşme hükmüne dayalı olduğundan, idari işlemin iptali sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayalı olarak da davacıya bir talep hakkı vermez.

Açıklanan nedenlerle davanın reddi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmadığından davalının temyiz itirazlarınn kabulü ile hükmün davalı yararına bozulması gerekir.

2-Davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde yukarıdaki 1. bentte açıklanan nedenlerle davanın reddi gerektiğinden hükmedilmesi gereken bir temerrüt faizi de bulunmadığı için temyiz itirazları yerinde olmayıp reddi gerekir.

V. KARAR

Yukarıda değerlendirme ve gerekçe bölümünde 2. bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının REDDİNE,

1. bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Mahkeme kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan harcın istek halinde temyiz edenlere iadesine,

Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,

Dosyanın mahkemesine gönderilmesine,01.04.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

§