"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/922 E., 2025/827 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2017/597 E., 2022/1100 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince ayrı ayrı temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının konut sahibi olabilmek için 26.04.1993 tarihinde davalı kooperatife üye olduğunu, davalı kooperatif tarafından belirlenen üyelik aidatlarının tamamını ödemesine rağmen davacıya 24 yıl boyunca konut tahsisi yapılmadığını ileri sürerek, kooperatifin diğer üyelerine tahsisli olmayan 105 m² bir dairenin davacıya teslimi ile davacı adına tapuya tesciline, mümkün olmaması halinde dava tarihindeki rayiç bedelinin ve kira gelirinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı vekili cevap ve karşı dava dilekçesinde; davacının kooperatif genel kurullarında belirlenen konut maliyetine ilişkin aidatlar ile genel giderlere ilişkin aidatları ödemediğini, borcu ödediğinde ve konut tahsisi mümkün olduğu anda kendisine tahsis yapılacağını, inşaatın yapıldığı arsaların davalı kooperatif adına kayıtlı olup ferdileşmeye geçilmediğini savunarak, davanın reddini istemiş; karşı davasında, 04.09.2004 tarihli genel kurul kararı doğrultusunda ödeme yapmayan davacıdan ödenmeyen aidat borcunun temerrüt faizi ile birlikte tahsilini istemiştir.
2.Karşı davada davalı vekili cevap dilekçesinde; kendisine konut tahsisi yapılmayan davacının, konutların kullanımından kaynaklı genel gider harcamalarından sorumluluğunun olmadığını, 30.05.2004 tarihinde yapılan Genel Kurul'un 15. maddesinde, konut tahsisi yapılmayan üyelerden konut tahsisi yapıldığı takdirde maliyet ve 1997 genel giderin faizi ile birlikte tahsil edilmesine ve 1998 yılından itibaren anaparaların alınmasına, gecikme zammı alınmasına karar verildiğini, bu karar gereğince konut tahsisi yapılmadığı sürece davacıdan aidat talebinde bulunulamayacağını savunarak karşı davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının tapu iptal tescil talebinde bulunabilmesi için kooperatife ödemelerini yapmış olması gerektiği, ancak 1999 yılından sonra ödeme yapmadığı, eksik ödemelerinin olduğu, akçeli yükümlülüklerini yerine getirmediğinden tapu iptal tescil talebinin reddi gerektiği ancak tazminat talebinin yerinde olduğu, 05.06.2020 tarihli bilirkişi raporu doğrultusunda davacıya 108.056,05 TL tazminat ödenmesi gerektiği, davalı kooperatifin 30.05.2004 tarihli genel kurul toplantısında gündemin 15. maddesinde, konut tahsisi yapılamayan üyelerden konut tahsisi yapıldığı taktirde maliyet ve 1997 genel giderinin birlikte tahsil edilmesine ve 1998 yılından ve takip eden yıllar itibaren anaparaların alınmasına gecikme faizlerinin uygulanmasına karar verildiği, kooperatif üyeleri hak ve borçlarında eşit olmakla kendisi ile aynı durumdaki diğer kooperatif üyelerine konut tahsis edilmeksizin kira alacağı verildiğine dair dosyaya delil sunulmadığından davacının kira alacağı talebinin yerinde görülmediği; karşı davada davalıya konut tahsisi yapmayan davacı kooperatifin genel kurulda alınan bu karar gereği maliyet ve gider talebinde bulunamayacağı gerekçesiyle asıl davada tapu iptal tescil ve kira kaybı talebinin reddine, tazminat talebinin kısmen kabulüne, karşı davanın ise reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl davada davacı vekili ile asıl davada davada davalı-karşı davada davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl davada davalı kooperatifin davacı üyeye tahsis edebilecek 105 m² büyüklüğünde dairesinin olmaması sebebiyle tahsis ve tapu iptal tescil talebinin ve kooperatif genel kurullarında kira ödemesi yapılmasına ilişkin alınmış bir karar olmadığından kooperatif üyeleri arasındaki eşitlik ilkesi gereğince kira tazminatı talebinin reddine karar verilmesinin doğru olduğu gibi, Yargıtay uygulamasına göre hesaplama yapan 05.06.2020 tarihli bilirkişi raporu doğrultusunda tazminata hükmedilmesinin ve karşı davada konut tahsisi yapılmayan ve yaptığı ödemeye göre tazminat ödemesi yapılmasına karar verilen davalıdan aidat talebinde bulunulamayacağının kabulü ile davanın reddine karar verilmesinin de doğru olduğu gerekçesiyle istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
1.Asıl davada davacı vekili temyiz dilekçesinde; konut tahsisi yapılmayan 14 üye arasında eşitlik ilkesinin değerlendirilmesi ve tapu iptal tescil talebinin kabulüne karar verilmesi gerektiğini, kooperatif başkanı önceden konut tahsisi yapılmamış üyelerden olduğu halde kendisine sonradan konut tahsisi yapıldığını, davacının ödemelerini yaptığını, sebepsiz yere bilirkişi raporlarında hesap edilen en düşük tazminat miktarına hükmedildiğini, davacıya tahsis edilebilecek konut bulunup bulunmadığı hususun yeterince araştırılmadığını, davacıya verilecek bir konut yokmuş gibi haksız bir karar verildiğini, davacının kendisine konut tahsisi yapılması halinde genel kurulda kararlaştırılan aidat borcunu ödeyeceğini, Kooperatifler Kanunu'nun 23. maddesinde düzenlenen eşitlik ilkesi gereğince aynı konumda bulunan üyelere konut tahsis yapıldığından, konut tahsisi yapılmayan üyelere de konut teslimi yapılıncaya kadar kira ödemesi yapılması gerektiğini, davacıya konut tahsisi yapılmadığından kira tazminatı talebinin kabulü gerektiği, aidat ödemelerini eksik yapan üyelere daire tahsisi yapıldığı halde mahkemenin bu hususu dikkate almadığını, genel kurulda konut tahsisi yapılmasından sonra eksik ödemelerin yapılmasının kararlaştırıldığını beyan etmektedir.
2. Asıl davada davalı-karşı davada davacı vekili temyiz dilekçesinde; asıl davada verilen kararın genel hukuk ilkelerine, hakkaniyete aykırı olduğunu, karşı dava tarihine kadar davalıdan aidat talebinde bulunulmadığını, ancak emsal konut bedelini ve geçmişe dönük olarak kira tazminatını dava konusu yapan davacının, kooperatif ortaklarının hak ve yükümlülüklerde eşitlik prensibi gereği aidat ve genel giderlere katılma paylarını ödemesi gerektiğini beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, asıl davada kooperatif üyeliğine dayalı konut tahsisi ve tescili mümkün olmazsa rayiç bedelin ve kira tazminatının tahsili istemine, karşı davada kooperatif aidatının tahsili istemine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup asıl davada davacı vekili ile asıl davada davalı-karşı davada davacı vekili tarafından temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacı-karşı davalıya yükletilmesine,
Temyiz harcının mahsubu ile fazla yatırılan miktarın talep halinde davalı-karşı davacıya iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,02.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.