"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2024/70 E., 2025/238 K.
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar; asıl ve birleşen davada davacı ... vekili ile asıl davada davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili asıl davada dava dilekçesinde; davacıya ... Konut Yapı Kooperatifince tahsis edilen ... ilçesi, 171 ada, 1 parsel üzerinde bulunan, A14 blok, 6. kat, B girişi no:14 sayılı bağımsız bölüme yönelik, davalıların muvazaalı olarak hareket ederek, izni ve muvafakatı olmaksızın davalı ... adına devredildiğini, bu sebeple davalıların müdahalesinin men'i ile davalıların taşınmazı haksız ve nedensiz olarak bağımsız bölümü kullanmaları nedeniyle, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla, 5.000,00 TL ecrimisil bedelinin davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ettiğini, 19.10.2005 tarihli ıslah dilekçesi ile davayı tapu iptal ve tescil isteğine dönüştürerek, davalı ... adına yapılan tescilin iptali ile davacı adına tesciline karar verilmesini talep etmiş ise de dava konusu bağımsız bölümün dava dışı ...'a tapuda devredilmesi üzerine, 17.09.2012 tarihli dilekçesi ile söz konusu bağımsız bölümün bedelinin tespiti ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili birleşen davada dava dilekçesinde; yargılamanın kooperatif hukukundan kaynaklanması sebebiyle meydana gelen zarardan davalı kooperatifin de sorumlu olduğundan bahisle şimdilik 10.000,00 TL tazminatın 19.08.2011 tarihinden itibaren işleyen ticari avans faiziyle birlikte davalı kooperatiften tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili asıl davada cevap dilekçesinde; muvazaa iddialarının doğru olmadığını, davalılar yönünden davanın reddini istemiştir.
Davalı kooperatif temsilcisi birleşen davada cevap dilekçesinde; davacının, davalı kooperatife ödemesinin olmadığını, davalı ...'e yaptığı ödemelerle ilgili kooperatifin bilgisi olmadığını, yapılan kooperatif hisse devirlerinin usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek, davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 21.11.2012 tarihli kararı ile dava konusu bağımsız bölümün davalı ...'e dava dışı kooperatifçe 2001 yılında tapuda tahsis edildiği, yargılama aşamasında da davalı ... tarafından bağımsız bölümün 19.08.2011 tarihinde dava dışı ...'a dervedilmiş olması nedeniyle davacının kooperatif üyeliğinden kaynaklanan tazminat haklarına ilişkin taleplerini üyesi olduğu dava dışı ... Konut Yapı Kooperatifi'nden talep edebilecek iken, davalılardan tazminat talep etmesinin yerinde olmadığı gerekçesiyle davacının, davalılar hakkındaki tazminat talepli davasının pasif husumet nedeniyle reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Mahkemenin 21.11.2012 tarihli kararına karşı süresi içerisinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 23. Hukuk Dairesi'nin 01.07.2013 tarih ve 2013/2177 Esas, 2013/4547 Karar sayılı ilamıyla, davacının, davalıların hukuka aykırı eylemleri nedeniyle zarara uğradığını ileri sürdüğünden davalılara husumet yöneltilmesinde bir yanlışlık olmadığı, verilecek kararın kooperatifin hukukunu da etkileyecek mahiyette olduğu, kooperatif aleyhine dava açması için davacıya süre verilmesi ve açılacak davanın işbu dava ile birleştirilmesinin sağlanması, kooperatife ait delillerin de toplanarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
2. Mahkemenin 11.03.2019 tarihli kararı ile bozma ilamına uyularak, davacıya ait kooperatif üyeliğinin .... Noterliğinin 22.06.19 98... yevmiye no.lu kooperatif üyelik hakkı devir sözleşmesi ile ... tarafından diğer davalı ...'e devredildiği, söz konusu taşınmaza ait ilk tapu tescilinin de söz konusu kooperatif üyeliğine dayandığı, lakin söz konusu devir sözleşmesine kooperatif üyesi davacı ...'un kooperatif üyelik hakkını ... ya da bir başkasına hukuken resmi ve geçerli olarak devrettiğine ilişkin bir belgenin bulunmadığı, dolayısıyla yapılan devir sözleşemesinin borçlandırıcı işlem olarak geçerli olmakla birlikte, tasarruf yetkisi eksikliğinden dolayı mutlak butlan ile batıl olduğu, bu sebeple davalı ... adına kooperatif üyeliğine tahsisten yapılan tescilin yolsuz mahiyette olduğu, zira taşınmaz mülkiyetinin iktisabında cari olan geçerli bir hukuki sebebi içermediğinden yapılan tescilin de gerçek hak sahibini yansıtmadığı, hiç kimsenin hakkından fazlasını devredemeyeceği, dolayısıyla hak sahibi olmadığı halde kooperatif üyeliğini devreden ... ile işleme geçerlilik tanıyarak davalı ... adına kooperatif üyeliğine tahsisten tescil işlemi yapan ... Yapı Kooperatifinin sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 140.000,00 TL'nin 19.08.2011 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılar ..., ... ve birleşen dosyada davalı ... Konut Yapı Kooperatifinden müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
3.Mahkemenin 11.03.2019 tarihli kararının süresi içinde taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 23. Hukuk Dairesi'nin 25.01.2021 tarih ve 2019/3259 Esas, 2021/206 Karar sayılı ilamıyla, davacının veya davacı adına asıl davada davalı ...’ın birleşen davada davalı kooperatife ödemelerinin yeterince araştırılmadığı, bu durumda mahkemece, davacının veya davacı adına ...’ın kooperatife yapılan ödemelerinin tespiti ile 6’lı formül uyarınca hesaplama yapılarak, belirlenecek miktar yönünden asıl davada davalı ... ve birleşen davada davalı kooperatifin birlikte sorumlu olduğu göz önünde bulundurularak, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmadığı, öte yandan davacının asıl davada davalı ...’a aidat ödemesi olarak gönderilen fakat birleşen davada davalı kooperatife intikal ettirilmeyen ödemelerin tespiti ile, tespit edilen miktarın sebepsiz zenginleşme kuralları gereğince denkleştirici adalet ilkesi doğrultusunda hesaplanarak saptanacak bedelden asıl davada davalı ...’ın sorumlu olduğu göz önünde bulundurularak sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
4.Mahkemenin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamına uyularak, yapılan incelemede davacının kooperatife yapılan herhangi bir ödemesinin bulunmadığı, davalı ...ye yapılan bir kısım ödemelerin bulunduğu, ancak bu ödemelerin de kooperatife aktarılmadığı, taşınmazın dava tarihi 03.10.2001 tarihindeki piyasa değeri için 30.000,00 TL belirlendiği, davacı tarafından davalıya yapılan ödemelerin denkleştirici adalet ilkesine göre dava tarihindeki güncel değerinin 8.706,36 T
L olduğu, bozma ilamında belirtilen davacının veya davacı adına ...’ın kooperatife yapılan ödemelerinin tespiti ile 6’lı formül uyarınca hesaplama yapılmasını gerektiren miktar bulunmadığı, ancak davalı kooperatife intikal ettirilmeyen ödemelerin sebepsiz zenginleşme hükümleri gereğince denkleştirici adalet ilkesi doğrultusunda hesaplanarak davalı ...'tan tahsilinin gerektiği, davalı ...'nin kooperatif üyelik hakkını 16.10.1999 tarihinde devraldığı, devraldığı tarihten itibaren aidat yükümlüğünü yerine getirdiği, bağımsız bölümün tapusunu 05.06.2001 tarihinde edindiği ve yaklaşık 11 yıl kullanmasının ardından dava dışı üçüncü kişiye sattığı, davacının asıl davada davalılar arasında muvazaa yapılarak bağımsız bölümün devredildiği iddiasını ispat edemediği, bu durumda davalı ...’in üyeliği ve üyeliğe dayalı bağımsız bölümü devralmasında iyiniyetli olduğu gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulü ile 8.706,36 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'ten tahsiline, fazlaya ilişkin istemin ve davalı ... yönünden davanın reddine, birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, kooperatif üyeliğine dayalı tahsis edilen bağımsız bölümün tapusunun verilmediğinden bahisle açılan tazminat istemine ilişkindir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davalı ...'ün kooperatif yöneticiliği yaptığı sırada kooperatife ait nakitleri zimmetinde tuttuğunu, davacının kooperatif hissesini devrettiğine dair bir karar alınmadığını ve davalıya verdiği bir yetkinin de bulunmadığını, davalılar arasında muvazaalı hareket edilerek tapu devri yapıldığını, davalı ...'ın davacının hissesini devraldığına dair belgede imza itirazında bulunulmasına rağmen belge aslının mevcut olmadığının bildirildiğini, davalının faks ile gönderildiğini beyan ettiği ve aslı olmayan belgenin hukuken geçerliliğinin olmadığını, davalı ...'ın kooperatif hisse bedelini ödediğini de ispatlayamadığını, yine davalı ...'nin üyelik aidatı ödediğine dair belge ve devir bedeli ödediğini gösteren belge de sunamadığını, bu sebeple davalı ...'ın davacıdan geçtiğini iddia ettiği üyelik hakkının hukuka uygun olduğunu ispat edemediğini, Ana Sözleşmeye ve hukuka aykırı bir biçimde davacının kooperatif üyeliğinin davalılara devrinde, birleşen dosya davalısı kooperatifin de kusuru ve buna bağlı hukuki sorumluluğunun mevcut olduğunu, davalı ...’in kooperatif kayıtları ile üyelik hakkının müvekkile ait olduğu bir dönemde, davalı ... ile kooperatifte değil, noterde sözleşme yapmak sureti ile ...’e ait olmayan bir hisseyi bilerek devralarak muvazaalı hareket edildiğini, hisse devirlerinin kısa süre içinde yapılmasının davalıların birlikte hareket ettiklerinin ve kötü niyetinin delili olduğunu, ...’in iyi niyetli olduğuna dair herhangi bir kanuni yahut fiili karinin de mevcut olmadığını, davalı ...'in kooperatife aidat ödemesi yaptığına dair bir makbuz sunamadığı gibi, ...’e üyelik bedeli ödediğine dair herhangi bir dekont da sunamadığını, bilirkişi raporlarına yönelik beyan ve itirazlarının dikkate alınmadığını kabul etmemekle birlikte bilirkişi heyet raporunda 1.155.212,55 TL tazminat alacağının hesaplandığını, hesaplamaya aidat alacaklarının dahil edilmediğini, bilirkişi raporuna itirazları ile birlikte tazminat bedelinin dairenin değeri üzerinden hesaplanan toplam tazminat miktarı olduğunu, hesaplanan bedelin zararın oldukça altında kaldığını beyan etmektedir.
2.Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; davacının, davalı dayısına yapmış olduğu havalelerin bir borcun tasfiyesi amacıyla yapıldığını, davalının kooperatif hesaplarına davacı adına yatırılmak üzere yapmış olduğu bir tahsilatın olmadığını, yakın akrabalar arasında para alışverişinin doğal olduğunu, dekontlarda açıklama yazmadığını, davalıya gönderilen paraların kooperatife intikal ettirilmesi için gönderildiğinin tespitinin gerektiğini, denkleştirici adalet ilkesinin de uygulanmayacağını beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki asıl ve birleşen davada uyuşmazlık, kooperatif üyeliğine tahsis edilen bağımsız bölüm tapusunun devredilmemesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun geçici 3/2.maddesinin atfı ile uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 427. ile 439/2. maddelerinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkan bulunmadığı anlaşılmakla; davacı ve davalı ... vekillerinin temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı ve davalı ... vekillerinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harçlarının asıl ve birleşen davada davacı ... ve asıl davada davalı ...'e yükletilmesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,06.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.