"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/901 E., 2025/920 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Erzincan 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/266 E., 2023/8 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili kurumun 2008 yılı teftişi sonucunda verilen raporların Sayıştay tarafından incelendiğini ve 1245 sayılı Sayıştay ilamıyla karar altına alındığını, söz konusu ilamın 3,4 ve 6. maddelerinde davalı lehine haksız kazanç ve sebepsiz zenginleşme gerçekleşirken, müvekkili kurum aleyhine kayıp kamu zararı ortaya çıktığını, bu nedenle Erzincan İcra Müdürlüğü'nün 2016/12933 Esas sayılı dosyası takip başlatıldığını, davalı şirketin icra takibine haksız ve kötüniyetli olarak itiraz ettiğini ve takibin durduğunu belirterek icra takibine yapılan itirazın iptali ile takibin devamını ve %20'den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın hukuka ve usul hükümlerine aykırı olduğunu, sebepsiz zenginleşme durumunda 2 ve 10 yıllık zamanaşımı süresi öngörüldüğünü, bu nedenle öncelikle davanın zamanaşımından reddi gerektiğini, ayrıca yerleşik Yargıtay İçtihatları kapsamında takip başlatılamayacağını, dava konusu alacağın belediye çalışanlarının kusurlu hareketinden kaynaklandığını, idarenin zarara uğramış olması halinde zararın ilgili memur tarafından ödenmesi gerektiğini, davanın açılmasının kötüniyetli olunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile sebepsiz zenginleşmeye dayanan alacak davalarında; zamanaşımı süresinin başlangıcı, kamu kurumlarında dava açılmasına emir vermeye yetkili makamın öğrenme gününden (olur vermesi tarihli) itibaren işlemeye başladığı (HGK 25.06.2013 tarih ve 2003/4-422 E, 2003/439 K.), somut olayda dava açmaya yetkili makamın iddia edilen fazla ödemeyi öğrendiği tarih itibariyle zamanaşımı süresi geçmiş olduğu gerekçesi ile davacı tarafından davalı aleyhine açılan davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılamada davanın zamanaşımına uğraması nedeniyle reddine karar verilmiş ise de, taraflar arasında 18.01.2008, 07.04.20 08... .12.2007 tarihinde sözleşmelerin akdedildiği, uyuşmazlığın sözleşmelerden kaynaklığı, zamanaşımı süresinin on yıl olduğu, davalı kurum tarafından kurum zararının öğrenme tarihinin 14.08.2009 tarihi olarak bildirildiği, takip tarihinin 27.12.2016, dava tarihinin 29.11.2017 olduğu zamanaşımı süresinin dolmadığı gerekçesi ile 28.923,67 TL anapara ve takip tarihine kadar işlemiş 14.506,21 TL kanuni faiz olmak üzere toplam 43.429,88 TL borç tutarı üzerinden takibin devamına karar verilmesi gerektiği, 28.923,67 TL anaparaya takip tarihinden tahsil tarihine kadar kanuni faiz uygulanmasına karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde;
a. Alacağın zamanaşımına uğradığını,
b. Sadece sayıştay raporlarının alacağın varlığına delil olamayacağını beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, hizmet alım sözleşmesinden kaynaklanan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcın ilgiliden alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,09.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.