"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/708 E., 2025/900 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 36. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/1006 E., 2024/560 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirket ile davalı Bakanlık arasında 01.04.2015 imza tarihli "Sağlığın Geliştirilmesi Genel Müdürlüğü Çağrı Merkezi İçin Personel Hizmet Alımı Bina ve Teçhizat Kiralanması, Konuşma Analizi Yazımı Alımı İşi Sözleşmesi" imzalandığını, sözleşme uyarınca müvekkili şirket tarafından istihdam edilen işçiler eliyle hizmet sunulduğunu, sözleşmenin süre sonunda yapılan yeni ihalenin başka firma üzerinde bırakılması suretiyle sona erdiğini, sözleşme kapsamında istihdam edilen personellerin iş akitlerinin bir kısmının 30.06.2018 bir kısmının 31.07.2018 tarihinde sonlandırılmak zorunda kalındığını, akdi fesih edilen personellerin bir kısmının tazminatlarının ödendiğini, bir kısmının dava yoluna giderek işe iade ve alacak davası açtığını, aleyhe sonuçlanan davalar sonucunda işçilere ödeme yapılmak zorunda kalındığını, ödenen bedellerin müvekkili şirkete ödenmesi amacıyla davalıya 24.11.2020 tarihinde yazılı başvuruda bulunulduğunu, sonuç alınamaması sebebiyle dava açmak zorunda kaldıklarını ifade ederek fazlaya dair hak ve alacakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 50.000,00 TL'nin ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; 4734 sayılı Kanun'un 62/e.1. bendinde çağrı merkezi hizmetlerine ilişkin alımların personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alımı olarak kabul edilemeyeceğinin düzenlendiğini, 4857 sayılı Kanun'un 112. maddesinin bu ihale yönünden uygulama alanı bulunmadığını, söz konusu hükmün yüklenici firmalar ile Bakanlık arasındaki iç ilişkide uygulama alanı bulamayacağını, taraflar arasında imzalanan sözleşme ve eki şartnamelerde her türlü maddi yükümlülüğün yükleniciye ait olduğu yönünde hükümler bulunduğunu beyanla davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında akdedilen hizmet alım sözleşmesi ile eki olan idari ve teknik şartnamede, işçilik alacaklarından davacı yüklenici alt işverenin sorumlu olacağına dair açık bir hüküm bulunmadığı, bu nedenle, davacı alt işverenin, ödediği işçilik alacakları ve ferilerini davalı asıl işverenden talep etme hakkı bulunmadığı, zira, davacı ile davalı kurum arasında 1 Temmuz 2015 ilâ 30 Haziran 2018 tarihleri arasında geçerli bulunan sözleşmenin ve ekindeki şartnamelerin incelenmesi neticesinde; asıl işveren konumunda bulunan davalı kurumun işçilik alacaklarından sorumlu olacağına ilişkin bir düzenleme bulunmadığı gibi teknik şartnamenin 16.3 maddesinde "operatör ile yüklenici arasındaki iş akdinden doğabilecek her türlü tazminat yükleniciye aittir" hükmü ile 16.12 maddesinde "her türlü maddi yükümlülük kıdem ihbar tazminatı prim yükü ve benzeri yükleniciye aittir" şeklinde düzenlemelerin bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; İlk Derece Mahkemesince ve akabinde Bölge Adliye Mahkemesince dosyadaki deliller göz ardı edilerek hüküm kurulmasının adil yargılanma hakkını ihlal ettiğini, İlk Derce Mahkeme kararının gerekli ve yeterli araştırma yapılmaksızın eksik inceleme ile tesis edildiğini, mahkeme tarafından hükme esas alınan idari ve teknik şartnamede yüklenicinin bir takım işçilik alacaklarından sorumlu tutulabilmesi için özel şart getirilmiş olup, işbu şartnamede yüklenicinin işçilik hak ve alacaklarından sorumluluğuna dair genel bir düzenleme yer almamış olduğundan ilgili maddelerin hatalı ve hukuka aykırı yorumlanarak karar verildiğini, İdari ve Teknik Şartname'nin gerek 16.3'ncü maddesine gerekse 16.12'nci maddesine tamamen yer verilmemiş olmakla birlikte, her iki maddenin hukuka uygun bir şekilde yorumlanmadığını, aynı zamanda eksik halleri ile hükme esas alındığını, davalı Bakanlığın, müvekkili şirket tarafından davalı için istihdam edilen çalışanların işçilik hak ve alacaklarının tamamından sorumluluğu bulunduğunu, davalının dava konusu bedelin tamamından sorumlu olduğunun tekrarı ile; aksi bir kanaat halinde dahi Türk Borçlar Kanunu'nun 167. maddesi gereğince davalı ...'nın rucüen tazminat yönünden sorumluluğu bulunduğunu, davalı ...'nın sorumlu olduğu miktarın bilirkişi raporu ile sabit hale geldiğini, davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini, buna göre, davacı müvekkilinin işbu dava konusu taleplerine dair eski personellerine ödediği ve davalıdan rücu edebileceği toplam miktarın 2.819.679,36 TL olduğunun tespit edildiğini beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, alt işveren tarafından dava dışı işçiye ödenen işçilik alacaklarının taraflar arasında imzalanan hizmet alım sözleşmeleri kapsamında davalı asıl işverenden rücuen tahsili istemine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz karar harcının temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 13.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.