Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

6. Hukuk Dairesi

Dosya2025/321 E. 2026/42 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2024/1656 E., 2024/1849 K.

İLK DERECE MAHKEMESİ : Manisa 1. Asliye Hukuk Mahkemesi(Ticaret Mahk. Sıfatıyla)

SAYISI : 2022/444 E., 2024/141 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı yüklenici ile davalı iş sahibi arasında 17.02.2016 tarihinde ..... İlçesi, .......ve ... Mahallelerinde İçmesuyu ve ... İnşaatı Yapım İşine Ait Sözleşme imzalandığını, davacı yüklenicinin sözleşmeden kaynaklanan edimlerini yerine getirdiğini ancak davalı iş sahibinin edimlerini yerine getirmemesine rağmen 31.03.2017 tarihinde sözleşmeyi feshettiğini belirterek 540.000,00 TL bedelli teminat mektubunun iadesine, hakedişlerden ve teminat kesintilerinden kaynaklanan 10.000,00 TL ile mahrum kalınan kâr ve uğranılan zarar nedeniyle 10.000,00 TL tazminatın davacıya ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; sözleşme hükümlerine uygun olarak yer tesliminin yapıldığını, kontrollerde davacı yüklenicinin iş programının gerisinde kaldığının tutanakla tespit edilerek bildirimde bulunulduğunu, hakediş bedellerinin ödendiğini, davacı yüklenici tarafından işin sözleşmede belirtilen ve sonrasında verilen ek sürelere rağmen tamamlanamadığını, ek sürelerin bitim tarihi itibari ile geçici kabul başvurusunun bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında 14.03.2016 tarihli sözleşmenin imzalandığı, işin süresinin 240 gün olarak belirlendiği, 540.000,00 TL bedelli teminat mektubunun verildiği, ek süreler ile birlikte işin bitirilme tarihinin 25.02.2017 olduğu, sözleşmenin işin süresinde tamamlanmaması nedeniyle 29.03.2017 tarihli yazı ile davalı iş sahibi tarafından feshedildiği, davacı yüklenicinin iş programına göre olması gereken gerçekleştirme oranını sağlayamadığı, işi süresinde tamamlamasının mümkün olmadığı, davalı iş sahibinin ise ihale öncesinde üzerine düşen izin alma ve kamulaştırma gibi işlemleri yerine getirmeksizin ihaleye çıkması nedeniyle işin aksamadan gerçekleştirilmesine engel olduğu, feshin haksız olduğu ancak işin süresinde yapılamamasından her iki tarafın kusurunun bulunduğu, ortak kusur nedeniyle davacı yüklenicinin kâr mahrumiyeti talebinde bulunamayacağı, sözleşmenin tasfiyesinin gerektiği, bu kapsamda davacı yükleniciye sözleşme kapsamında verilen teminatın iadesinin ve ödenmeyen hakediş bedellerinin ödenmesinin gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 416.047,90 TL bakiye hakediş bedeli ile 540.000,00 TL teminat mektubu bedelinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içerisinde davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davacı yüklenicinin sözleşmeden kaynaklanan edimlerini eksiksiz yerine getirdiğini, kusur yüklenmesinin mümkün olmadığını, davalı iş sahibinden kaynaklı nedenlerle yer tesliminin yapılamadığını, yer tesliminin yapılmaması nedeniyle işin süresinin aşıldığını, işin süresinin uzaması nedeniyle personel, makine ve alt yüklenicilere ilişkin yükümlülükler nedeniyle başkaca ödemelere katlanıldığını, sözleşme kapsamında davalı iş sahibinin yükümlülüğünde bulunan su depolarının yerlerinin teslim edilmediğini, yeni depo yapılması yerine eski depoların onarımı ile sorunun çözülmeye çalışıldığını, davalı iş sahibi tarafından alınması gereken bir kısım izinlerin ilgili idarelerden alınmadığını, özel mülkiyet alanında kalan kısma ilişkin kamulaştırma işlemlerinin yapılmadığını, bu nedenle sözleşme kapsamında yapılması gereken işlerin miktarında azalma olduğunu, davalı iş sahibinin sözleşme kapsamındaki yer teslimi edimini usulüne, projeye ve şartnameye uygun olarak yerine getirmemesi nedeniyle işin tamamlanılamadığını, davalı iş sahibinin sözleşmeye aykırı davranışları ve işin süresinin uzaması nedeniyle davacı yüklenicinin başka işlere teklif veremediğini ve zarara uğradığını, davalı iş sahibinin teminat mektubunun paraya çevrilmesinin önlenmesine ilişkin kararı uygulamayarak zararın artmasına neden olduğunu, kâr mahrumiyeti talebinin reddinin yerinde olmadığını, hakkaniyete aykırı olduğunu, işin tamamlanmamasında davacı yüklenicinin kusurunun bulunmadığını, davalı iş sahibi tarafından sözleşmenin haksız olarak feshedildiğini, davacı yükleniciye enflasyon farkının da ödenmesine karar verilmesinin gerektiğini beyan etmektedir.

2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davacı yükleniciye sözleşme kapsamındaki ... mahallesindeki alt yapı çalışmalarına ilişkin hakediş ödemelerinin yapıldığını, ilgili kurumlardan izin alınması gereken kısmın sözleşmenin tamamına ilişkin olmadığını, bir bölümü yönünden izin alınmasının gerektiğini ancak davacı yüklenicinin izin alınması gereken kısımlar dışındaki işleri dahi yapmadığını, hesaplanan bakiye hakediş bedelinin hatalı olduğunu, davacı yükleniciye eksik hakediş ödemesi yapılmadığını beyan etmektedir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Uyuşmazlık, eser sözleşmesinin feshi nedenine dayalı bakiye hakediş bedeli ve kâr mahrumiyetinin ödenmesi ile teminat mektubunun iadesi istemine ilişkindir.

Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, taraf vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz harçlarının temyiz edenlere yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

07.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

§