Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

6. Hukuk Dairesi

Dosya2025/316 E. 2026/155 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

SAYISI : 2020/124 E., 2021/430 K.

BİRLEŞEN 20. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ 2013/280 E.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

1. Asıl davada davacı vekili; müvekkili idare ile davalı arasında .../Merkez 3. ... 96 ... İlköğretim Okulu, ......., Cami, .... 80 Konut, ... Merkezi, ... ... Konut ..., ... İlköğretim Okulu, ... .... Konut, ..., .... Cami, ..., .... Cami onarımı, ... ve Genel Altyapı ile Çevre Düzenlemesi İnşaat yapım işi sözleşmesi imzalandığını, davalının işleri süresinde ve sözleşme şartlarına uygun yapmadığını, uyarılara rağmen aynı durumun devam ettiğini, bu nedenle sözleşmenin feshedildiğini, fesihten sonra işin kalan kısmının 15.01.2010 tarihinde yeniden ihale edildiğini, bu durumda müvekkilinin 3.121.544,50 TL zararı olduğunu ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 3.121.544,50 TL tutarındaki İdare zararının en yüksek orandaki ticari reeskont faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, ıslah dilekçesi ile talebini 3.493.755,00 TL olarak artırmıştır.

2. Birleşen davada davacı vekili; müvekkili şirket ile davalı arasında ..../Merkez 3. Etap .... Konut İlköğretim Okulu, ... Merkezi, .., ...Konut, ..., ... .... Konut ..., .... İlköğretim Okulu, .... ... Konut, ..., .... Cami, ..., ... Cami onarımı, .... ve Genel Altyapı ile Çevre Düzenlemesi İnşaat yapım işi sözleşmesi imzalandığını,... mevkiinde tapu kayıtlarında yer teslim tarihinde ... merkez 3 etap 372/1 ada/parseldeki yerin askeri alan olduğunun, ... ... ilçesi cami onarım işinin yapılacağı 102 ada, 21 parselde kayıtlı taşınmaz üzerindeki 1039,31 m² alanın mülkiyetinin Diyanet Vakfı'na ait olduğunun ortaya çıktığını, teslim edilen arazinin tamamında davalı idarenin mülkiyetinin bulunmadığını, özel şahıslara ait tapu kayıtlarının tescilli olduğunun veya kirada olduğunun anlaşıldığını, davalı idarenin bu sorunları gidermek için elinde bulunan yetkiyi kullanmadığını, sözleşmenin davalı yanca feshedildiğini, feshin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, imalât bedeli, yoksun kalınan kâr, fiyat farkı kararnamesine göre yüklenici firmaya ödenmesi gereken demir fiyat farkının davalı kurumca ödenmediğini ileri sürerek feshin haksız ve hukuka aykırı olduğuna, haksız fesih nedeniyle yoksun kalınan kâr bedeli olarak 10.000,00 TL'nin fesih tarihinden itibaren mevduata uygulanacak en yüksek ticari faizi ile birlikte davalıdan tazminine, demir fiyat farkı olan 5.000,00 TL'nin kararnamenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren mevduata uygulanacak en yüksek faizi ile birlikte davalıdan tazminine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP

1. Asıl davada davalı müflis ...... Müh. Ltd. Şti. vekili; davacıdan 4 ayrı ihale ile yapılan işlerden ödenmeyen hakedişler olduğunu, bunların belirlenerek olası alacaktan mahsup edilmesi gerektiğini, idarenin ... işinde ve diğer işlerde kusuru olduğunu, davanın ...'na ihbar edilmesi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

2. Asıl davada davalı ... A.Ş. vekili yargılama sırasında davanın reddini istemiştir.

3. Birleşen davada davalı idare vekili; tacir konumunda bulunan davacı tarafın beyan ve iddia ileri sürmesinin iyiniyetle bağdaşır bir yönü, inandırıcılığı ve geçerliliği bulunmadığını, müvekkili idarece ihalesi gerçekleştirilecek işlerde mülkiyet şartı aranmaksızın ihale yapabilme imkânı tanındığını, bu şart aranmaksızın müvekkili idarece ihale yapılabildiğini, yüklenici firmaya süre yönünden gerekli ilavelerin de müvekkili idarece yapıldığını, davacı tarafın 2008/14447 sayılı fiyat farkı kararnamesine göre ödenmesi gereken demir fiyat farkının, talebe rağmen müvekkili idarece ödenmediği, kararnamenin emredici hükümlerine aykırı davranılmış olduğu yönündeki beyanlarının da haksız ve hukuksal mesnetten yoksun olduğunu, sözleşmenin fesih edildiği tarihte düzenlenen ... ... 80 adet konut fesih durum inşaat imalât raporunda yer alan tespitlerin doğru yapılmadığı yönündeki davacı beyanlarının da haksız, mesnetsiz ve gerçek dışı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

III. MAHKEME KARARI

İlk Derece Mahkemesinin 20.11.2014 tarihli kararıyla; davalı firmanın üstleniminde olan dava konusu işi sözleşme hükümlerine göre zamanında yerine getiremediği ve bu nedenle davacı İdare tarafından sözleşmenin haklı gerekçelerle fesih edildiği, işin yapılamayan kalan kısmı için ikinci ihale sonucunda davacı İdare'nin 3.121.544,50 TL fazla ödeme yapmak zorunda kalacağı ve bu tutarın menfi zarar olarak davalı tarafından davacıya ödenmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

1. Mahkemenin 20.11.2014 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı vekilleri tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Hukuk Dairesi'nin 17.02.2016 tarihli ilamıyla, dosya kapsamı ve dosyaya kazandırılan Ankara 20. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2013/280 Esas sayılı dosyasında ortak girişimi oluşturan ... İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş. tarafından iş sahibi TOKİ Başkanlığı aleyhine kâr kaybı ve fiyat farkı istemlerine dayalı alacak davası açıldığı ve halen derdest olduğu, eldeki dosya ile birleştirilmesi gerektiği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.

2. Mahkemenin 19.10.2017 tarihli kararıyla; bozmaya uyularak, davalı firmanın üstleniminde olan dava konusu işi sözleşme hükümlerine göre zamanında yerine getiremediği ve bu nedenle davacı İdare tarafından sözleşmenin haklı gerekçelerle fesih edildiği, işin yapılamayan kalan kısmı için ikinci ihale sonucunda davacı İdare'nin 3.121.544,50 TL fazla ödeme yapmak zorunda kalacağı ve bu tutarın menfi zarar olarak davalı tarafından davacıya ödenmesi gerektiği gerekçesiyle, asıl davanın kabulüne, birleşen davanın reddine karar verilmiştir.

Mahkemenin 19.10.2017 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı vekilleri tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Hukuk Dairesi'nin 19.01.2019 tarihli ilamıyla, mahkemece yeniden oluşturulacak konusunda uzman teknik bilirkişi kurulundan davacı-birleşen dosya davalısı iş sahibi fesihte haklı olduğundan fesih tarihi itibariyle yapılmamış olan-kalan imalâtın sözleşmenin imzalandığı tarihte asıl dava davalıları yükleniciler değil aynı ihalede onlara en yakın fiyatı veren teklif sahibine verilmiş olsa idi ödenecek miktar (kaçırılan fırsat) ile fesihten sonra kalan imalâtın aynı koşullarda makul süre içerisinde yapılacak ihalede başka bir yükleniciye verilmiş olması halinde (somut olayda fesihten sonra kalan imalâtlarla ilgili yapılan ihalenin aynı koşullarda ve makul süre içinde yapılıp yapılmadığı da değerlendirilerek) ödenecek miktarı tesbit edip bu iki miktar arasındaki istenebilecek menfi zarar miktarı ile ilgili gerekçeli ve denetime elverişli ve itirazları karşılayacak rapor alınarak karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.

3. Mahkemenin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; bozmaya uyularak, davalı firmanın üstleniminde olan dava konusu işi sözleşme hükümlerine göre zamanında yerine getiremediği ve bu nedenle davacı İdare tarafından sözleşmenin haklı gerekçelerle fesih edildiği, davalı-yüklenici tarafından fesih tarihinde tamamlanan imalât oranının %13,87, bu suretle henüz yapılmamış imalât oranının ise %86,13, aynı ihalede davacıya en yakın teklif veren teklif sahibinin teklif bedelinin ise 28.650.000,00 TL olduğu nazara alındığında, henüz yapılmamış işlerden dolayı en yakın teklif verene 24.676.245,00 TL ödeme yapılacağı, fesihten sonra ikame ihale bedelinin 28.170.000,00 TL olduğu ve ikame ihalesinin makul süre içinde yapıldığı, böylelikle, davacının menfi zararının (28.170.000,00 TL - 24.676.245,00 TL = 3.493.755,00 TL) 3.493.755,00 TL olduğu, ikmal ihalesinin makul süre içinde yapıldığı, 07.06.2021 tarihli ek bilirkişi raporundan ise fesih öncesi davalı tarafından yapılan imalâtların pursantajları belirlenerek ikmal ihalesine çıkıldığı, ilave imalât öngörülmediği, bu nedenle ikinci ihalenin birinci ihale ile aynı koşullarda yapıldığı, ancak ilk ilamın davacı tarafından temyiz edilmediği, bu suretle ilk ilamdaki miktar (3.121.544,50 TL) yönünden davalı lehine usuli kazanılmış hak doğduğu, bu suretle ıslah edilen tutara itibar edilemeyeceği gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

1. Asıl davada davacı idare vekili temyiz dilekçesinde; asıl davada 3.493.755,00 TL üzerinden davanın kabulüne karar verilmesine karar verilmesi gerekirken, 3.121.544,50 TL üzerinden kısmen kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu beyan etmektedir.

2. Davalı müflis ...... Müh. İnş. San. ve Dış Tic. Ltd. Şti. vekili temyiz dilekçesinde; müvekkilinin yükümlülüklerini yerine getirdiğini, yapılamayan işlerin fiili imkânsızlık nedeniyle yapılamadığını, sözleşmenin haksız fesih ediliğini beyan etmektedir.

3. Davalı ... İnş. San. ve Tic. A.Ş. vekili temyiz dilekçesinde; müvekkilinin yükümlülüklerini yerine getirdiğini, yapılamayan işlerin fiili imkânsızlık nedeniyle yapılamadığını, sözleşmenin haksız fesih ediliğini beyan etmektedir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre asıl dava, sözleşmenin haklı nedenle feshi nedeniyle, kalan işin başka bir yükleniciye daha yüksek bedelle yaptırılması sonucu uğranılan zararın giderilmesi, birleşen dava haksız fesih sonucu kâr kaybı alacağı ile demir fiyat farkı alacağının tahsili istemine ilişkindir.

1.Davalı ... İnş. San. ve Tic. A.Ş. vekilinin temyizi yönünden;

Mahkeme hükmü davalı ... İnş. San. ve Tic. A.Ş vekiline 03.09.2024 tarihide tebliğ edilmiş, temyiz dilekçesi ise HUMK'un 432. maddesinin 1. fıkrası hükmünde öngörülen 15 günlük yasal süre geçirildikten sonra, davalı ... İnş. San. ve Tic. A.Ş. vekili tarafından 01.10.2024 tarihinde verilmiştir. Süresinden sonra yapılan temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 01.06.1990 gün ve 3/4 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca Yargıtayca da temyiz isteminin reddine karar verilebilir.

2. Davacı İdare vekili ve davalı müflis... Müh. İnş San. ve Dış Tic. Ltd. Şti. vekilinin temyizi yönünden;

Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacı idare vekili ve davalı müflis... Müh. İnş. San. ve Dış Tic. Ltd. Şti. vekilince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

1. Davalı ... İnş. San. ve Tic. A.Ş. vekilinin temyiz isteminin süreden REDDİNE,

2. Davacı idare vekili ve davalı müflis... Müh. İnş. San. ve Dış Tic. Ltd. Şti. vekilin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edenlere yükletilmesine,

Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden asıl davada davalı ... İnş. San. ve Tic. A.Ş'ne iadesine,

Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,

Dosyanın mahkemesine gönderilmesine,

14.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

§