"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Tekirdağ Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/435 E., 2025/444 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Tekirdağ Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2024/392 E., 2025/104 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalıya sözleşme gereği iş yaptığını, edimini yerine getirerek alacağına istinaden davalıya 20.09.2023 tarihli 544.800,00 TL faturaları düzenleyip teslim ettiğini, davalının faturalardan ve cari hesaptan ... bakiye borcunun ödenmediğini, bakiye 544.800,00 TL alacağın tahsili için Çorlu İcra Dairesi'nin 2024/4905 E. sayılı dosyası ile icra takibine girişildiğini, davalının haksız itirazda bulunduğunu, davalının faturalara itirazı olmayıp ticari defterlere işleyip ödeme yapmadığını belirterek itirazın iptali, takibin devamı, davalı aleyhine %20 icra inkâr tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalı şirketin vinç kiralama işi yaptığını, sözleşmede yazdığı üzere 2 adet aracına platform yaptırmak için sözleşme imzalandığını, buna göre 59... plakalı aracın 120 günde; 59... plakalı aracın 150 günde teslim edileceğini, davalı şirketin sözleşmedeki edimleri yerine getirip ödemelerini süresinde 480.000,00 TL, 300.000,00 TL, 480.000,00 TL, 240.000,00 TL olarak davacı şirkete yaptığını, ancak davacının teslim etmesi gereken sürelerde araçları teslim edemeyip bahaneler ürettiğini, davalı şirketin bu sürede araçları alamadığı için kiralama yapamadığını, davalının zararına ve güven kaybına yol açtığını, davacı şirketin faturanın yanlışlıkla düzenlenip iptal edileceğini söylediğini, açılan takibin kötü niyetli olduğunu belirterek haksız davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tarafların ticari defterlerini usulüne uygun bir şekilde tuttuğu, ticari defterlerin birbirini doğruladığı, tarafların beyan ettiği BA/BS formlarının birbiriyle uyumlu olduğu, davalının ticari defterlerinde davacının düzenlediği tüm faturaları kayıtlarına almış olduğu, davalı tarafça sözleşme kapsamında teslim edilmesi gereken araçların geç teslim edilmesinden kaynaklı zararın oluştuğu iddia edilmişse de, bu konuda davalı tarafça usulüne uygun bir şekilde yapılmış takas/mahsup talebi olmadığı ve açılmış bir dava da bulunmadığı, ayrıca faturaların ticari defterlerine işlenmiş olduğu, iade faturası yoluna da başvurulmadığı anlaşılmakla davalının savunmaları yerinde görülmemiş ve davacı alacaklının takibe konu alacağın varlığını ve miktarını her iki tarafın da ticari defterleri ile ispatlandığı kanaatine varılarak davanın kabulüne, itirazın iptaline, asıl alacak ve asıl alacağın ferileri olan faiz, harç, masraf ve vekalet ücreti bakımından takibin devamına, asıl alacak likit olduğundan bu alacağın % 20'si oranında belirlenen 108.960,00 TL icra inkâr tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Davalı vekili temyiz dilekçesinde;
a. Belirttikleri hususların karar kurulurken göz önüne alınmadığını, icra dosyasına yaptıkları itiraz ve cevap dilekçesinde açıkça müvekkili şirketin geç teslimden ötürü olan kaybının da hesaplanmasının talep edildiğini, kararın yeterli inceleme ve araştırma yapılmadan verildiğini beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, eser sözleşmesi uyarınca bakiye iş bedelinin tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali, takibin devamı, %20 icra inkar tazminatı istemlerine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
07.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.