Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

6. Hukuk Dairesi

Dosya2025/2948 E. 2026/220 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2021/1745 E., 2025/827 K.

İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI : 2015/896 E., 2021/63 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ...Ş. vekili ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ...'nin müvekkilinin Çorlu'da bulunan mağazasında alarm sistemi kurduğunu, mağazada yaşanan hırsızlık olayında alarm sisteminin devreye girmediğini, delil tespiti raporunda alarm sistemi kurulurken kör nokta bırakılması nedeniyle hırsızların optik göz tarafından fark edilmediğinin belirtildiğini, eksik kurulan alarm sisteminin çalışmamasından kaynaklı zararın davalı ... tarafından tazmin edilmesi gerektiğini, mağazada bulunan cep telefonlarının 195.000,00 TL bedel ile diğer davalı ... Sigorta Şirketi'ne sigortalattığını, ancak davalı ... şirketinin olayın teminat dahilinde olmadığını gerekçesi ile zararı tazmin etmediğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 50.000,00 TL maddi tazminatın 08.01.2015 tarihinden itibaren faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

1.Davalı ...Ş. vekili cevap dilekçesinde; davacının belirsiz ya da kısmi alacak davası açmasında hukuki yararı bulunmadığını, davacının hırsızlığa konu işyerinin ve çalındığı iddia olunan telefonların kendisine ait olduğuna gösteren belgeler sunmadığını, delil tespiti raporunun hükme esas alınamayacağını, tüm riskli bölgelere dedektör taktığını, riskli olarak görülmeyen kısımlara dedektör takılmadığını, davacının da o bölgenin özel olarak korunması ve dedektör takılması yönünde talebi olmadığını, öngörülemeyen bir yöntem ile gerçekleştirilen hırsızlık nedeniyle müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını, davacının olayda müterafik kusuru bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

2.Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; hırsızlık teminatının cep telefonlarının mesai bitiminde kilitli bir dolaba ve kasaya kaldırılması halinde geçerli olduğunu, davacının cep telefonu emtiası için 195.000,00 TL limitle teminat verildiğini ancak sigortalının beyanına göre toplam işyeri stoğunun 410.871,41 TL olduğunu, eksik sigorta nedeniyle müvekkilinin sorumlu olabileceği azami miktarın 185.530,76 TL olduğunu, olay tarihinden itibaren faiz talep edilemeyeceğini, zarardan davalı ...'nin sorumlu olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı ile davalı ... Sigorta A.Ş. arasında akdedilen sigorta sözleşmesi ile mağazada bulunan cep telefonlarının hırsızlık rizikosunu da kapsar şekilde 195.000,00 TL sigorta bedeli ile güvence altına alındığını, diğer davalı ...Ş. ile yapılan anlaşma ile iş yerine güvenlik sistemi kurulduğunu, işyerinde meydana gelen hırsızlık olayı neticesinde mağazadaki bir kısım cihazların çalınması nedeniyle zarar meydana geldiğini, Çorlu Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2015/6 D. İş sayılı dosyası üzerinden tespit yaptırıldığını, tespit neticesinde alınan rapor ile mağaza içine kurulan güvenlik sisteminin ön ve arka olmak üzere iki ayrı kısımdan oluşmasına rağmen giriş ön kısma ağırlık verildiğini, kurulmuş olan güvenlik sisteminde kör noktalar olması nedeniyle hırsızlık olayı meydana geldiği zamanda alarm sisteminin devreye girmediğinin tespit edildiğini, ceza yargılaması sonrasında sanıkların cezalandırıldığını, kusur oranını tespiti için alınan 06.08.2019 tarihli bilirkişi raporu ile davalı ... şirketinin meydana gelen zararın %47,46'sına denk gelecek olan 185.530,35 TL'den sorumlu olduğu tespit edildiğini, aynı bilirkişi heyetinden alınan 17.01.2020 tarihli bilirkişi ek raporu ile olayda davacı ile davalı ...Ş.'nin %50 oranında kusurlu oldukları tespit edildiğini, alacağın zamanaşımına da uğramadığı gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı ... yönünden davacı ile davalı ... arasında düzenlenen sigorta poliçesinde "Hırsızlık teminatı, cep telefonlarının mesai bitiminde kilitli bir dolaba veya kasaya kaldırılması halinde geçerlidir" şartı yer aldığı, olay yeri inceleme raporunda, depo içerisinde kasa olarak kullanılan bölmenin demir doğrama kapısının açık olduğu, depo içerisinde kasa olarak kullanılan bölmenin demir doğrama kapısının, kapı ve kapı kilidi üzerinde herhangi bir zorlama olmadığının tespit edildiği, poliçede kararlaştırılan özel şart gereği davaya konu rizikonun teminat dışı olduğu gerekçesi ile davalı ... yönünden davanın reddine karar verilmesi gerektiği, davacı yönünden ise yerel mahkemece davacı ve davalı ... şirketinin olayda % 50'er oranında kusurlu olduğu kabul edilmiş ise de davalı ... işin uzmanı olduğu, güvenlik açığı olması durumunda sisteme ek yapılmasını önermesi gerektiği ancak somut olayda davalı ... sisteme ek yapılması hususunda herhangi bir öneride bulunmadığından olayda tarafların müterafik kusurlu bulunduğu kabul edilmesi yerinde ise de, davacının % 50 oranında kusurlu kabul edilmesi yüksek olup, TBK'nın 52/1 maddesi gereği davacının olayda % 25 oranında müterafik kusuru bulunduğunun kabulü gerektiği gerekçesi ile davacı ve davalı ... vekilinin istinaf talebinin kabulü ile kaldırma kararı ve yeniden esas hakkında hüküm kurulmuş, davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

1.Davalı ...Ş. vekili temyiz dilekçesinde;davacının sözleşmede öngörülen özen, dikkat ve koruma yükümlülüğüne aykırı davrandığı, davaya dayanak eyleminin üstün beceri ve teknikle gerçekleştiğinden müvekkil şirketin sorumluluğu bulunmadığını, Bölge Adliye Mahkemesince bilirkişi raporu alınmadan davacının kusurunun %25 olarak tespit edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, sigorta poliçesinde sigortalının imzası bulunmadığından poliçedeki özel şartının geçerli olmadığı bu haliyle davalı ... yönünden davanın reddi hatalı olduğunu beyan etmektedir.

2.Davacı vekili katılma yollu temyiz dilekçesinde; müvekkilinin tüm güvenlik önlemlerini aldığını ancak güvenlik sistemi devreye girmediğinden hırsızlık eyleminin devam ettiğini, müvekkili şirketin kusurunun olmadığını beyan etmektedir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Uyuşmazlık, güvenlik hizmet sözleşmesi ve sigorta sözleşmesi nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir.

Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davalı ...Ş. vekili ve katılma yoluyla davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edenlere yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

19.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

§