Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

6. Hukuk Dairesi

Dosya2025/2823 E. 2026/1427 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2022/1013 E., 2025/869 K.

İLK DERECE MAHKEMESİ : Bilecik 2. Asliye Hukuk Mahkemesi (Tic. Mahk. Sıf.)

SAYISI : 2016/312 E., 2019/217 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin ... Taşıyıcılar Kooperatifindeki 35 numaralı üyelik hissesinin tamamını bütün aktif ve pasifiyle birlikte ... Noterliği'nin ... yevmiye numaralı Kooperatif hisse devri ile ...'den 21.12.2015 tarihinde devraldığını, müvekkilinin, ... Motorlu Taşıyıcılar Kooperatifi'ne 24.12.2015 tarihinde gönderdiği ihtarname ile ... adına kayıtlı 35 numaralı hisseyi devir aldığını bildirdiğini ve yapmış olduğu devir sözleşmesi gereği üyelik hissesinin pay defterine kaydedilerek gerekli tescil işlemlerinin yapılmasının kooperatife bildirdiğini, davalı tarafça ise gönderilen ihtarname ile 09.09.2012 tarihli olağanüstü genel kurul gündeminin 3. maddesi uyarınca kooperatif üyeliğine kabul için üyelerin en az 5 yıl Bayırköy'de ikamet etme şartı getirildiğini, bu şartı taşımaması nedeniyle de hisse devir talebinin yönetim kurulu tarafından 25.01.2016 tarihinde reddedildiğini ancak üyelik şartlarını taşıdığını gösteren belgeleri tekrar kooperatife sunması halinde üyelik talebinin yeniden değerlendirileceğinin bildirildiğini, müvekkilinin Anasözleşmede istenen üyelik için gerekli şartları taşıdığını ve başvurusunun hukuka uygun olmayan bir gerekçeyle reddedildiğini, müvekkilinin üyeliğe alınmama neticesinde kooperatife başvuru yaptığı tarih olan 24.12.2015 tarihinden itibaren motorlu araç çalıştıramaması sebebiyle zarara uğradığını, kooperatifte çalıştırılmak üzere araç temin ettiğini ve çeşitli masrafları da ödemek zorunda kaldığını, ayrıca araç çalıştırılmaması sebebiyle de kârdan mahrum kaldığını ileri sürerek, müvekkilinin kooperatife üyeliğinin tespitine ve tesciline, üyeliğe kabul edilmeme neticesinde ... zararın ve mahrum kalınan karın yasal faizi ile birlikte davalı kooperatiften tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili kooperatifin almış olduğu genel kurul kararına karşı Kooperatifler Kanunu' nun 53. maddesinde belirtilen 1 aylık hak düşürücü süre içerisinde açılan usulüne uygun bir dava olmadığından genel kurul kararının geçerli olup tüm üyeleri bağladığını, müvekkilinin ticaret sicil müdürlüğüne genel kurula ilişkin evrakları teslim ederek üzerine düşen yükümlülüğü yerine getirdiğini, bu hususun tescil ve ilan edilip edilmemesinin müvekkilinin takdirinde olan bir durum olmadığını, üyelik için getirilen ek şartın davacıyı bağlamadığı iddiasının yersiz olduğunu, davacının kooperatif hissesini devir aldığı kişinin devir aldığı tarihte üyelik şartlarının bulunup bulunmadığını da araştırmakla yükümlü olduğunu, davacının hissesini devir aldığı ...'in Noter Sözleşmesi devir tarihi olan 21.12.2015 tarihinde kooperatif üyelik şartlarını da taşımadığını, meydana gelen zararla müvekkili kooperatifin üyelik talebini ret kararı arasında herhangi bir bağ olmadığını beyanla davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı kooperatifin, ortaklık devirlerinde, ortaklığı alacak şahısların ana sözleşmedeki şartlar dışında en az 5 yıl Bayırköy Beldesi'nde ikamet etmelerini belgelendirme şartı aranması yönündeki, Anasözleşmede değişiklik gerektiren böyle bir kararı; Kanun'un 3. maddesinde belirtilen usule göre almadığı, kararın tescil ve ilanını da yapmamış olduğu, davalı kooperatifin 09.09.2012 tarihli genel kurul kararına istinaden yaptığı değişikliğin, davacı yönünden hüküm ifade etmeyeceği, dosya kapsamındaki somut belgelerle uyumlu ve denetime elverişli olduğu görülen son bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 14.11.2018 havale tarihli raporda, bilirkişi heyetinin davacı şirketin zararını iki farklı yöntemle hesaplayıp; iki farklı sonuca ulaşmış ise de; bu hususta, "Davacılar ile aynı hatta çalışan bir ortağın ortalama brüt kazancı belirlenmeli, hesaplanan kazanç miktarından masraf ve Amortisman giderleri ile saptandığı takdirde yapılan diğer işten elde edilen net gelirin düşülmesi gerekir." şeklindeki Yargıtay uygulaması baz alınarak yapılan ilk hesaplama tekniği ve bu teknikle hesaplanan tutarın esas alındığı, gerekçesiyle davanın kabulü ile davacı ...' in sınırlı sorumlu ... Motorlu Taşıyıcılar Kooperatifi üyeliğinin tespiti ve tesciline, davacının kazanç kaybının 1.000,00 TL'sine dava tarihinden, 5.605,05 TL' sine ise ıslah tarihi olan 20.05.2019 tarihinden yasal faiz uygulanarak 6.605,05 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili temyiz dilekçesinde; İlk Derece Mahkemesince müvekkili kooperatifin almış olduğu kararın davacıyı bağlamadığı yönünde kanaate varıldığını ancak ortakların en az 5 yıl boyunca Bayırköy'de ikamet etmeleri yönünde ki şarta ilişkin alınan genel kurul kararının Anasözleşme tadili niteliğinde alınmadığını, ortaklık devri yapacak üyeleri bağlayıcı nitelikte alındığını, alınmış olan kararın tüm üyeleri bağlayıcı nitelikte olup davacının ...'den devir aldığı kooperetif hissesinin de bu kapsamda olduğunu, 09.09.2012 tarihli bu genel kurulda ...'in bizzat bulunduğunu ve kararın oy birliği ile alındığını, Olağanüstü Genel Kurul Toplantısı Hazirun Listesi'nde kendisinin toplantıya asaleten katıldığının kesin olduğunu, davacının, üyelik şartlarını taşımadığı halde ilk derece mahkemesince aksi yönde kanaate varılmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacının hissesini devir işleminin usul ve yasaya aykırı olduğunu ve yok hükmünde olup geçerli olmadığını, davacının kooperatif Anasözleşmesinde belirtilen şekilde kooperatife ortak olma şartlarına haiz olmadığını, bu nedenle kooperatif ortağı olmadığının tespit edildiğini, davacının, müvekkil kooperatife başvurusu esnasında ortaklık şartlarını taşımadığını, her ne kadar hisse devri şekle bağlı değilse de müvekkil kooperatifin Anasözleşmesinin 17. maddesinde ortaklığın, yazılı olarak yönetim kuruluna bildirilmek suretiyle 10. maddedeki ortaklık şartlarını taşıyan kişilere devredilebileceğinin hüküm altına alındığını, dolayısıyla davacının hisseyi devir alış şeklinin bu maddeye aykırılık teşkil ettiğini, müvekkili kooperatifin almış olduğu karar akabinde karara ilişkin evrakların Ticaret Sicil Müdürlüğüne gönderildiğini, Ticaret Sicil Müdürlüğünün ise ilana gerek olmadığından bahisle ilan yapmadığının sabit olup ilan yapılmadığından bahisle müvekkiline kusur izafe edilmesinin mümkün olmadığını, davacı lehine tazminata hükmedilmesinin kabul edilmediğini, hissede haciz şerhi bulunmakla, kooperatifçe konulan şerh de göz önünde bulundurulduğunda hissenin devredilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, bilirkişi raporları arasında çelişkiler olduğunu, eksik inceleme ile kanaat bildirildiğini, bilirkişilerce tazminat noktasında yapılan hesaplamaları da kabul etmediklerini, tüm bu nedenlerle davacının, kooperatif üyeliğine hak kazanamadığını, dolayısı ile tazminat hakkı da olmadığını beyan etmektedir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Uyuşmazlık, kooperatif üyeliğinin tespiti ile kazanç kaybının tahsili istemine ilişkindir.

Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz karar harcının temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 13.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

§