Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

6. Hukuk Dairesi

Dosya2025/2822 E. 2026/1264 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2024/586 E., 2025/672 K.

İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara Batı 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI : 2022/753 E., 2024/52 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.

I. DAVA

Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin üyesi olduğu kooperatifin 12.06.2022 tarihli genel kurulunda, gündeme 2020/2645 E. sayılı dosya konusu alacağına ait rücu işlemlerinin görüşülmesi ve karara bağlanması şeklinde madde konduğunu, ancak bu madde ile ilgili herhangi bir açıklama yapılmadığını, üyelerin herhangi bir bilgileri olmadan genel kurula katıldıklarını, yönetim kurulu üyelerinin faaliyet raporunun görüşülmesi sırasında yaptıkları ya da yapacakları ile ilgili hususların görüşülmesi gerekirken aradan altı yılı aşkın bir süre geçmesine rağmen önceki yönetimi kötüleyen ve aşağılayan konuşmalar yapıldığını, katılımcı üyelerin serbestçe ve objektif karar vermesinin engellendiğini, mahkeme kararlarının çarpıtılması yanında E bloğun bulunduğu 42625/5 parselde ...'dan teminat olarak tutulan arsa ile ilgili hiç bilgi verilmediğini, teminat olarak alınan yerlerin üyelerden gizlendiğini oysa davadan kaynaklanabilecek olumsuzlukları karşılamak için ilgili müteahhitten teminat alındığını, buna rağmen zarar algısı oluşturularak kooperatif üyelerinden bu zararın tazmini yoluna gidilmesinin mevcut kayıtlarla örtüşmediğini ileri sürerek 12.06.2022 tarihli genel kurulda alınan kararların iptaline

karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; kooperatifin eski yöneticileri olan davacıların doğrudan sadece kendilerini ilgilendiren rücuya dair kararın iptalini sağlamak amacıyla iş bu davayı açıklarını, rücu kararına konu olan icra ödemesi hakkında, tüm kooperatif üyelerinin bir yıldan beri sürekli kooperatif whatsapp grubundan ve kooperatif web sitesinden ayrıca kooperatif merkezinde vicahi olarak bilgilendirildiklerini, davacı eski yöneticilerin görevde bulundukları dönemde görevlerinin gereklerini yerine getirmeyerek ağır kusurlarıyla kooperatif üyelerini zarara uğrattıkları anlaşıldığını ve üyelerin tamamına yakını tarafından bu kararın kabul edildiğini, genel kurulda alınan kararların bakanlık temsilcisinin ve hazirunun huzurunda mevzuata uygun alındığını, toplantının cereyan şeklinin yasaya ve usule uygun yürütülüp sonuçlandırıldığını belirterek davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile gündemin 5. maddesinde alınan karar bakımından ise genel kurulca ortaklardan toplanacak aidatın kooperatifin iş programı paralelinde belirlenmesi ile yönetici ve deneticilerin ücretlerinin saptanmasında mevzuata aykırılık bulunmadığı ancak TBK'nın 88. maddesinde getirilen düzenlemeyle; faiz ödeme borcunda uygulanacak yıllık faiz oranının, sözleşmede kararlaştırılmamışsa faiz borcunun doğduğu tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümlerine göre belirleneceği, maddenin 2. fıkrasında ise sözleşme ile kararlaştırılacak yıllık faiz oranının, birinci fıkra uyarınca belirlenen yıllık faiz oranının yüzde elli fazlasını aşamayacağı hüküm altına alınmış olduğundan, TBK'daki söz konusu değişiklik ve bu konudaki Yargıtay uygulamaları karşısında; davalı kooperatifin genel kurullarınca belirlenen gecikme faizi oranının aylık %1,50'yi geçemeyeceği gözetilerek %2 olarak belirlenmesine yönelik alınan kararın kanuna aykırı olduğu, ancak bunun dışındaki maddelerde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davacılar vekili temyiz dilekçesinde;

a.Tanıklarının dinlenmediğini, mahkemenin 2022/825 E. sayılı dosyasının dosyaya kazandırılmadığını, müvekkillerinin görev yaptığı dönemde kusurlu davranışları olmadığına dair Mahkemenin 2018/442 E. sayılı dosyanın dosya içerisine alınmadığını, bilirkişiye karşı açılmış davalar sebebiyle aralarında husumet bulunduğu hususunun dikkate alınmadığını, son duruşmada kendilerine son sözlerinin sorulmadığını,

b.... ile ilgili davanın yeni yönetimin gerekli dikkat ve özeni göstermemesi sebebiyle aleyhe sonuçlanmasının zararının müvekkillerine mal edilmek istendiğini, bu davanın müvekkillerine ihbar edilmediğini, savunmadan kaynaklı belki de kasıtlı tutum ve davranışlardan müvekkillerinin sorumlu tutulmasının hukukun genel iyiniyet kurallarına ve ilgili hukuki mevzuata da aykırı olduğunu, esasında olumsuzluklardan mevcut yönetimin sorumlu tutulması gerektiğini, müvekkillerinin sorumlu oldukları dönemlerin ibra edildiğini, müvekkillerinin yeni yönetime gerekli uyarıları yaptığını, neticede Mahkemenin 2018/442 E. sayılı dosya ile müvekkillerinin kusursuz olduğunun anlaşıldığını,

c.Kooperatifin olası zarar ihtimaline engel olmak için müteahhite ... verilmesi gereken sağlık arsasının teminat olarak tutulduğunu, hatta bu arsa ile ilgili olarak müteahhit adına kat karşılığı sözleşme yapıldığını, mevcut yönetimin bu sözleşmeyi akim bıraktığını, arsa satarak ödemeyi gerçekleştirmediğini, bilakis kooperatif dublekslerini ucuz fiyata kendi yandaşlarına aktardığını, dosyada yer alan ihtarnamede de görüleceği üzere ... Şirketi'nin teminat olarak tutulan arsadan ... davası ile ilgili olarak ödenen tutara ait arsanın mahsup edilerek kalan arsanın kendisine iade edilmesini talep ettiğini, bunun konunun konunun mevcut yönetimin art niyetinden kaynaklı olduğunu gösterdiğini,

d.Bilirkişinin, iptal konusunda objektif bir görüş ortaya koymadığını, adeta kooperatif yönetiminin görüşünü rapora yansıttığını, genel kurul görüntülerinin yer aldığı CD'yi izlediğini belirtmesine rağmen, dava açma yetkisinin yasa, Anasözleşme hükümlerine ve iyiniyet kurallarına uygun düştüğünü ifade ettiğini,

e.Genel kurulun 5. gündem maddesinin görüşülmesi sırasında verilen önerge ile ...'e yapılan ödemeye ile ilişkin olarak haksız bir şekilde tazminat davası açılmasına karar verildiğini, adı geçen ile yapılan işlemin hukuka ve günün şartlarına uygun olduğunu, bilirkişi raporunda pek çok iddialarına yer verilmediğini beyan etmektedir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Uyuşmazlık, kooperatif genel kurul kararının iptali istemine ilişkindir.

Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, temyiz edenin sıfatına ve temyiz sebeplerine göre usul ve kanuna uygun olup, davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz karar harcının temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 06.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

§