Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

6. Hukuk Dairesi

Dosya2025/2495 E. 2026/7 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2022/846 E., 2025/686 K.

İLK DERECE MAHKEMESİ : Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI : 2015/1471 E., 2021/1136 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından duruşma istemli olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda duruşma isteminin miktar itibariyle reddine, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı kooperatifin üyesi olduğunu, müvekkilinin taşınmazını ipotek vererek karşılığında kooperatifin kefaleti ile bankadan ara sıra kredi kullandığını, buna karşılık ne kooperatife ne de bankaya borcunun olmadığını, dava dışı alacaklı tarafından başlatılan icra takibi sonucu taşınmazın satıldığını, dosyaya giren paranın dağıtılması için derece kararı yapıldığını, müvekkilinin davalı kooperatife borcu bulunmamasına rağmen kooperatifçe icra dairesine yazılan yazı ile davacının kooperatife 70.665,00 TL borcunun bulunduğunun bildirildiği, bunun üzerine 70.665,00 TL'nin kooperatif yetkilisi tarafından dosyadan çekilerek alındığı ileri sürerek davacının maddi ve manevi tazminat hakkı saklı kalmak kaydıyla 70.665,00 TL alacağın 01.07.2011 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalı kooperatiften tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; öncelikle zamanaşımı itirazlarının olduğunu, davacının gerek kendi adına gerekse yakınları adına müvekkili kooperatiften asaleten, kefaleten ya da ipotek veren üçüncü kişi sıfatı ile krediler kullandığını, bu kredilere istinaden ödemelerini gününde yapmayınca söz konusu ödemelerin aval veren sıfatı ile bankaya müvekkili kooperatif tarafından yapıldığını, davacının bahsi geçen borca ilişkin olarak icra müdürlüğü ve mahkemeler nezdinde itiraz etme dava açma haklarına sahipken bu haklarının hiçbirini kullanmadığını, dosyaya sundukları ibranamede dosyaya yatan net 67.400,00 TL borç bakiyesinin davacı tarafından kabul edilip ipotek borcundan dolayı kooperatif ve vekilinin ibra edildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Ankara 7. Asliye Hukuk Mahkemesi 2014/274 Esas, 2014/441 Karar sayılı kararıyla; davanın görev yönünden reddine karar verilmiştir. Davalı kooperatif vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 23. Hukuk Dairesi’nin 05.05.2015 tarih ve 2015/2207 Esas, 2015/3288 Karar sayılı kararıyla düzeltilerek onama kararı verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davalının zamanaşımı itirazlarının yerinde olmadığı, davalı tarafından sunulan ibraname altındaki imzanın davacı tarafından inkar edildiği, yaptırılan imza incelemesinde imzanın davacı tarafından atıldığının anlaşıldığı, bilirkişi raporu ve reddiyat makbuzlarına göre 05.07.2011 tarihinde 67.400,00 TL'nin kooperatife ödendiği, bu tarih itibariyle davacının kooperatife gerek asaleten gerekse kefaleten kullandırılan krediler nedeniyle herhangi bir borcunun bulunmadığı, davalının da borçlu olduğuna dair belge ibraz etmediği, davacının kendisini borçlu sanarak edimini ifa ettiği, yapılan bu ödemenin hataen yapıldığı, davacının ibranamede borcu hataen kabul edildiğinin anlaşıldığı, ibranamenin iki taraflı bir sözleşme olduğu, dosyaya sunulan ibranamede ise sadece davacının imzasının yer aldığı, bununla birlikte ibranamenin mahiyeti itibarı ile alacaklı tarafından borçluya hitaben düzenlenmesi gereken iki taraflı bir sözleşme olduğu, dosyaya sunulan "belgedir" başlıklı tarihsiz belgenin geçerli bir ibraname olarak kabul edilemeyeceği, davacı vekili tarafından dava değeri olarak 70.665,00.TL talep edilmiş ise de, davalı tarafa 67.400,00 TL ödeme yapıldığı, kooperatifin icra müdürlüğünden yapmış olduğu tahsilatın iadesi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davanın istirdat davası olduğunu, davanın sebepsiz zenginleşmeye dayalı alacak davası olduğunun kabulü halinde dahi öğrenme tarihinin suç duyurusunda bulunduğu tarih olmadığını, ibraname 05.07.2011 tarihinde imza altına alındığına göre bu tarihinin öğrenme tarihi olduğunu, davanın TBK m. 82 uyarınca 2 yıllık sürede açılmadığından zamanaşımına uğradığını, 05.07.2011 tarihinde satışa konu taşınmaz üzerinde haciz hakkına sahip birçok gerçek ve tüzel kişi bulunduğunu, davanın husumet yokluğundan reddi gerektiğini, bedeli istemekte hukuki yarar sahibinin diğer haciz sahipleri olduğunu, 04.04.2011 tarihli belgenin ibra olarak kabul edileceğini, aslının temin edilerek yazı ve imza incelemesi yaptırılması gerektiğini, davalı vekili Av. ..... tarafından davacıya yapılan iade ödeme tarihleri ile ipotek bedelinin davalıya ödeme tarihinin aynı olduğunu, davacının aldığı paralara ve ıslak imzasıyla düzenlediği baro ajandasında yer alan belgelere itirazı bulunmadığını, davacıya bedel iade edildikten sonra ibraname düzenlendiğini, yapılan tek taraflı irade beyanı ile davacının kendi yönünden alacak ilişkisini sona erdirdiğini, davacının davalıya borçlu olduğunu gösteren birçok bono ve kredi sözleşmesi bulunduğunu, bunların bir kısmının ödendiği bir kısmının halen ödenmediğini, davacının kefaletinin ve muvafakatinin bulunduğu kredi dosyaları üzerinde ve müvekkilinin ticari defter ve belgeleri üzerinde detaylı bilirkişi incelemesi yaptırılıp ödeme tarihi itibariyle borçlu olup olmadığının tespit edilmesi gerektiğini, dava dışı banka tarafından gönderilen cevabi nitelikteki müzekkerelerin davalıyı bağlamadığını beyan etmektedir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Uyuşmazlık, Adana 6. İcra Müdürlüğü tarafından davacının taşınmazının satışı nedeniyle ipotek alacaklısı olan davalıya yapılan ödemenin iadesi istemine ilişkindir.

1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2. Davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesinde; davalı kooperatif cevap dilekçesinde davacının isim ve imzası bulunan “belgedir” isimli belgeyi dosyaya sunmuş, davacı tarafça imza itirazında bulunması üzerine imza incelemesi yaptırılmış, neticeden belge üzerindeki imzanın davacıya ait olduğu yargılama sırasında tespit edilmiştir. Bu belgede yer aldığı üzere davacı taraf Adana 6. İcra Müdürlüğü’nün 2011/1477 E. sayılı dosyasına istinaden dosyaya ipotek bedeli olarak yatan 67.400 TL borcu kabul ettiğini, ipotek bedeli ve tüm dosya masraflarından ötürü dosya avukatını ve davalı kooperatifi ibra ettiğini bildirmiştir. Davalı kooperatifçe 05.07.2011 tarihinde harçlar düşüldüğünde net 67.400 TL’nin icra dosyasından tahsil edildiği alınan rapordan anlaşılmaktadır.

Bu halde dosya arasında bulunan ve imza incelemesi ile davacıya ait olan tarihsiz ve davacının beyanlarının içeren yazılı belgede kooperatife olan borcu kabul ve ibra ettiği, ibranamenin geçerli olması nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken, ibranamenin TBK'nın 132. maddesi gereği iki taraflı sözleşme olduğu, belgede sadece davacının imzasının bulunduğu bu nedenle geçerli olmadığı yönündeki yanılgılı gerekçe ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

05.01.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

§