"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/394 E., 2025/449 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2024/314 E., 2025/158 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 13.01.2026 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde davalı vekili Avukat ... .... ile davacı vekili Avukat ...'ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saatte Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirketin kablo TV ve interaktif iletişim şebekeleri surveyinin yapılması, projelendirilmesi, şebekenin kurulumu, ölçümü ve bakımlarının yapılması, hasar ve arızaların giderilmesi, şebekenin yenilenmesi ve değiştirilmesi ile bu şebeke üzerinden verilen servislerin kurulumunun, naklinin iptalinin ve diğer işlemler ile birlikte TÜRKSAT'ın talebi halinde pazarlama faaliyetlerinin yapılması işi için ilan verdiğini, müvekkilinin ilan ve idari şartnamede belirtilen belgeleri tamamlayarak 7. ana bölge için teklifini davalıya sunduğunu, aynı zamanda 2.000.000,00 TL bedelli geçici teminat mektubunu da teslim ettiğini, davalının yaptığı değerlendirme sonucu işin müvekkili şirket üzerinde kaldığını, idari şartnamenin 18. maddesinde isteklinin kendisinin verdiği işçilik birim fiyatları ve TÜRKSAT'ın belirleyeceği malzeme birim fiyatları üzerinden sözleşme düzenleneceğinin belirtildiğini, ancak taleplerine rağmen sözleşmenin kurulabilmesi için üzerinde anlaşılması gereken esaslı noktalardan olan malzeme birim fiyatlarının davalı tarafından bildirilmemesi üzerine davacının sözleşme imzalamaktan kaçındığını ileri sürerek, davalı tarafa verilen ... 10.01.2022 tarihli 06 14... 0 Referans Numaralı 2.000.000,00 TL tutarlı geçici teminat mektubunun iadesini, teminat mektubunun yargılama aşamasında nakde çevrilmesi halinde bu bedel ile banka tarafından tahsil edilecek komisyon, masraf vb. bedellerin avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; malzeme birim fiyatlarının firmanın teklifini etkileyebilecek bir husus olmadığını, ayrıca Kablo Sistemleri Hizmet Alımı sözleşmelerinde herhangi bir iş/malzeme kullanım taahhüdü verilmediğinden sözleşme bedelinin de oluşmamakta olduğunu, sözleşme konusu işlerde kullanılacak malzemelerin temin usulü ile malzeme birim fiyat listesine ekleme- çıkarma yapmak veya mevcut malzemelerin birim fiyatlarının artırım-azaltım yoluyla güncellenmesi hususlarının tamamen Turksat'ın yetkisinde olduğunu, müvekkilinin malzeme birim fiyatı sunma zorunluluğunda olmadığı gibi kendi malzemelerini kendisinin de temin edebileceğini, davacının bir tacirden beklenen özen yükümlülüğünü yerine getirmediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile malzeme birim fiyat listesinin en geç sözleşmenin imzası aşamasında davalı TÜRKSAT tarafından sunulması gerektiği, bu hususun TÜRKSAT'ın edimi olarak düzenlendiği, özellikle idari şartnamenin 18.maddesindeki hükme göre; sözleşmenin düzenlenmesinde malzeme birim fiyatları listesinin bulunmasının zorunlu olduğu dikkate alındığında, TÜRKSAT'ın bu edimini yerine getirmemesi nedeniyle davacının sözleşmeyi imzalamamakta haklı olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava dilekçesinde teminat mektubunun nakde çevrilmesi halinde bedelinin avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesi talep edildiği ve dava konusu teminat mektubu yargılama sırasında nakde çevrildiği halde mahkemece teminat mektubu bedelinin tahsiline karar verilirken faiz hususunda hüküm kurulmamasının usul ve yasaya aykırı olduğu belirtilerek, davalı vekilinin istinaf başvurusunun reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulü ile davacı tarafından davalıya verilen ve 02.12.2022 tarihinde nakde dönüştürülen 10.01.2022 tarihli 06 14... 0 Referans numaralı 2.000.000,00 TL bedelli geçici teminat mektubu nedeniyle; toplam 2.000.000,00 TL'nin 02.12.2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; mahkemece bilirkişi raporuna itibar edilmemesi hususunun gerekçelendirilmediğini, imza öncesinde 2 ayrı malzeme listesi sunulduğunun davacı beyanları ile de kabul edildiğini, sözleşmenin özünün işçilik birim fiyat esasına dayanan satın alma olduğunu, şartname hükümleri uyarınca davalının malzemeleri kendisinin temin etmesi imkânı bulunduğunu ve kendi temin edeceği malzemeler için fiyat bilgisi verme yükümlülüğü olmadığını, buna rağmen fiyat listesinin imza esnasında sunulacağının davacıya bildirildiğini, dolayısıyla fiyat listesinin sözleşmenin kurucu unsuru olmadığını, tamamlayıcı bir döküman olduğunu, Ankara Bölge Adliye Mahkemesinde görülen 2023/208 E. sayılı dosyada aynı satın alma nedenine dayalı olarak açılan davanın reddine karar verildiğini, sözleşmenin kurulumunda gerekli icap-kabulün somut olayda gerçekleştiğini, satın alma üzerinde kalan davacının sözleşmeyi imzadan imtina etmesinin hukuken korunamayacağını, davacının basiretli bir tacir gibi davranma yükümlülüğüne aykırı hareket ettiğini beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Sonuç
Uyuşmazlık, taraflar arasındaki eser sözleşmesine dayalı teminat mektubu bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle; her ne kadar önsözleşmede malzeme fiyatlarının iş sahibince belirleyeceğine dair hüküm bulunuyor ise de, esas sözleşmenin imzası aşamasında, davalı tarafça ibraz edilen fiyat listelerinde, kabul edilemeyecek tutarlarda birim fiyat teklifinde bulunulması nedeniyle, davacı yanın sözleşmeyi imzalamaktan imtina etmesinde kusurlu sayılamayacak olmasına göre, Mahkemece mektup bedelinin tahsiline hükmedilmesi usul ve kanuna uygun olup, davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI.KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA,
Dairemizdeki duruşmada vekille temsil olunan davacı yararına takdir olunan 40.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak, davacıya verilmesine,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
13.01.2026 tarihinde oy çokluğu ile karar verildi.
MUHALEFET ŞERHİ
Davalının çıkarmış olduğu iş ilanı ve idari şartnamede malzeme fiyatlarının davalı tarafından belirleneceği hükmünün yer aldığı, davacının bunu bilerek teklif verdiği, davacı tacir olup Türk Ticaret Kanununun 18/2. Maddesi gereğince basiretli bir iş adamı gibi hareket etme yükümlülüğünün bulunduğu, fiyatı bulunmayan malzemenin fiyatının diğer tarafça belirlenecek olmasının riskini öngörmesi gerektiği, bunu öngörerek hareket etmemesi halinde bunun sonucunu katlanacağının kabulü gerekir. Bu hususlar dikkate alındığında davacının kusursuz olduğu kabul edilemez.
Diğer yönden, davalının da, her ne kadar iş ilanında malzeme fiyatını belirleme yetkisi kendisine verilmiş olsa da, makul bir fiyat belirlemesi, fiyat belirlerken rayiç piyasa fiyatlarını göz önünde bulundurması gerekmektedir. Diğer bir deyişle, teknik şartnamede fiyatları belirleme yetkisinin iş sahibine verilmesi, ona, bu konuda sınırsız hareket etme hakkı vermez. Bu yönüyle davalının da kusurlu olduğunun kabulü gerekir.
Bu hususlar dikkate alındığında, tarafların ortak kusurunun bulunduğu esas alınarak karar verilmesi gerekirken, sadece davalının kusurlu olduğu kabul edilerek karar verilmesi doğru olmamış ise de, bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, sonucu itibariyle doğru olan kararın gerekçesi değiştirilerek düzeltilerek onanması gerektiği düşüncemizle, sayın çoğunluğun aksi yöndeki görüşüne katılmamaktayız.