"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/210 E., 2025/437 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kayseri 12. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/616 E., 2022/158 K.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak verilen karar davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ile Kayseri İli, 2. Bölge ... Mah., 1062 ada, 89 parselde kayıtlı taşınmaza inşaat yapımına ilişkin protokol düzenlendiğini, protokol ile taşınmaza 1.000.000,00 DM bedel belirlendiğini ve davalının 500.000,00 DM bedel ödeyerek arsanın ½’sine müştereken malik olacağı, inşaatın yapımında harcanacak masraflara ise tarafların yarı yarıya katılacakları, inşaat bittikten sonra yapılan tüm harcamaları davalının hazırlayacağı kesin maliyet hesabı ile davacıya bildirileceği, davacıya düşen payın protokolde belirtilen davalı edimlerinden mahsup edileceği ve karşılıklı edimlerin ifa edilmiş olacağını, taşınmazın protokolde belirtildiği üzere inşaat yapmaya hazır vaziyette davalıya teslim edildiğini, taşınmazın ½ hissesinin devri nedeniyle davalının 500.000,00 DM davacıya borçlu olduğunu ve taraflarca bu hususun kabul edildiğini, davalının ise söz konusu bu borcunun karşılığını kesin hesap çıkarıldıktan sonra nasıl ödeyeceğinin protokolün 5. maddesinde ayrıntılı olarak açıklandığını, taraflarca Kayseri İli, ... İlçesi, ... Mah. 954 ada, 636 parsel 1. kat 1 no'lu bağımsız bölümde kayıtlı taşınmazın 150.000,00 DM, Kayseri İli, ... İlçesi, ... Mah. 2875 ada, 1 parsel, 6. kat 22 no'lu bağımsız bölümde kayıtlı taşınmazın 50.000,00 DM, Kayseri İli, ... İlçesi, ... Mah. 2875 ada, 1 parsel, 6. kat 23 no'lu bağımsız bölümde kayıtlı taşınmaz 50.000,00 DM, Kayseri İli, ... İlçesi, ... Mah. 2875 ada, 3 parsel, 6. kat 24 no'lu bağımsız bölümde kayıtlı taşınmazın 50.000,00 DM olarak kabul edilmek suretiyle toplamda 300.000,00 DM’lik kısmının bu şekilde karşılanacağını, 200.000,00 DM’lik kısmının ise davalı tarafça inşaat yapımında kullanılacağını, Kayseri İli, ... İlçesi, ... Mah. 954 ada, 636 parsel 1.kat 1 no'lu bağımsız bölümde kayıtlı taşınmazın 150.000,00 DM olarak kabul edilerek davacıya devir ve teslim edilmesine rağmen diğer taşınmazların devredilmediğini, karşılığının ödenmediğini kalan kısım için ödeme tarihi belirlenmediğini, müvekkili tarafından kesin hesapların yapılarak alacak-verecek durumunun belirlenmesi talebine ilişkin .... Noterliği'nin 07.07.2021 tarih ve ... yevmiye no'lu ihtarnamesinin gönderildiğini ancak ihtarnameye cevap vermediğini belirterek; fazlaya ilişkin her türlü talep, ıslah, dava ve ek dava hakları saklı kalması kaydıyla bila tarihli taraflarla tanıkların imzaladıkları “Protokol” başlıklı sözleşme gereği davalının kesin hesap sonunda netleşmek üzere sözleşmede belirtilen üç adet büro veya bedellerinden ... şimdilik 6.000,00 TL ile aynı şekilde kesin hesap sonucu netleşecek 200.000,00 DM’den ... şimdilik 5.000,00 TL olmak üzere toplamda şimdilik 11.000,00 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşamı itirazında bulunduklarını, anlaşmaya uygun olarak 29.09.1997 tarihinde yapı ruhsatı alınarak inşaatın tamamlanıp teslim edildiğini, dava konusu taşınmazın 24.07.2007 tarihinde satıldığını, satış ile davacının protokolden kaynaklı tüm hak ve alacaklarını aldığını, satışı sırasında davacının haklarını saklı tutmadığını, müvekkilinin davacıdan 29.05.2019 tarihinde 100.000,00 Euro tutarında borç aldığını ve karşılığında 31.12.2019 vade tarihli bono düzenleyerek davacıya verdiğini, davalının bu borcunu 02.06.2020 tarihinde ödediğini ve bonosunu geri aldığını, kesin hesabın müvekkil tarafından yapılacağına ilişkin bir düzenlemenin protokolde bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 07.06.2022 tarihli kararı ile taraflar arasında imzalanan sözleşmenin eser, adi ortaklık ve satım sözleşmelerini ihtiva eden karma nitelikte sözleşme olduğu, sözleşme tiplerinin ayrı ayrı zamanaşımı sürelerinin bulunduğu (5 yıl-10 yıl) bu sebeple 818 sayılı BK'nın 125. maddesi ve 6098 sayılı TBK'nın 146. maddesi dikkate alınarak iş bu dava yönünden 10 yıllık zamanaşımı süresinin dikkate alınması gerektiği, davanın 11.10.2021 tarihinde açıldığı ve zamanaşımı başlangıcının inşaat ruhsat tarihi olan 29.09.1997 tarihi olduğu dava açıldığı tarihte davacının alacak haklarının zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin 07.06.2022 tarihli kararına karşı süresi içerisinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 12.04.2023 tarihli kararı ile; taraflar arasındaki sözleşmenin adi ortaklık sözleşmesi olduğu, adi ortaklığın inşaatın 21.06.2004 tarihi itibariyle yapımının tamamlanarak iskânın alınması ile sona erdiği ve ortaklığın tasfiye aşamasına geldiği, ortaklar arasındaki hukuki bağın, tasfiye tamamlanmadan ortadan kalkmış kabul edilemeyeceği ve bu anlamda 5 yıllık zamanaşımı süresinin ise tasfiye ile başlayacağı, adi ortaklığın davalı tarafça dosyaya kazandırılan ve davacı tarafça itiraz edilmeyen 02.01.2020 tarihli ibraname ile tasfiye edildiği ve tarafların birbirlerini ortaklık nedeniyle ibra ettikleri gözetildiğinde; davacının adi ortaklıktan kaynaklanan alacak talebinin ibra nedeniyle sona erdiği, davacının taşınmaz satışı ile ilgili alacak talebi yönünden, satışa konu taşınmazın davalıya 22.07.1997 tarihinde tapuda devredildiği gözetildiğinde, bu satıştan kaynaklı alacağın TBK'nın 125. maddesi uyarınca devir tarihinin üzerinden 10 yıl geçmekle zamanaşımına uğradığı, bu nedenle mahkemece bu talep yönüyle davanın reddine karar verilmesinde herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
1.Bölge Adliye Mahkemesinin 12.04.2023 tarihli kararının süresi içinde taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi, İlk Derece Mahkemesinin karar gerekçesine ilave yaptığından HMK'nın 353/b-2 maddesi gereğince esas hakkında yeniden karar vermesi gerekirken istinaf isteminin esastan reddine karar vermesinin doğru olmadığı gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
2. Bölge Adliye Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasındaki sözleşmenin adi ortaklık sözleşmesi olduğu, adi ortaklığın inşaatın 21.06.2004 tarihi itibariyle yapımının tamamlanarak iskânın alınması ile sona erdiği ve ortaklığın tasfiye aşamasına geldiği, ortaklar arasındaki hukuki bağın, tasfiye tamamlanmadan ortadan kalkmış kabul edilemeyeceği ve bu anlamda 5 yıllık zamanaşımı süresinin ise tasfiye ile başlayacağı, adi ortaklığın davalı tarafça dosyaya kazandırılan ve davacı tarafça itiraz edilmeyen 02.01.2020 tarihli ibraname ile tasfiye edildiği ve tarafların birbirlerini ortaklık nedeniyle ibra ettikleri gözetildiğinde; davacının adi ortaklıktan kaynaklanan alacak talebinin ibra nedeniyle sona erdiği, davacının taşınmaz satışı ile ilgili alacak talebi yönünden, satışa konu taşınmazın davalıya 22.07.1997 tarihinde tapuda devredildiği gözetildiğinde, bu satıştan kaynaklı alacağın TBK'nın 125. maddesi uyarınca devir tarihinin üzerinden 10 yıl geçmekle zamanaşımına uğradığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, taraflar arasındaki adi ortaklık tasfiye edilmeden alacağın zamanaşıma uğramayacağını, mahkemece tasfiye tarihi 02.01.2020 olarak kabul edilmiş ise de tarafların 02.01.2020 tarihli ibraname ile birbirlerini ibra ettikleri ve adi ortaklıktan kaynaklı alacağın bulunmadığı şeklindeki değerlendirmenin hukuka aykırı olduğunu, ibraname fotokopisinin dosyaya sunulduğunu, ibranamenin kabulüne ilişkin dosyada beyanın bulunmadığını, 02.01.2020 tarihli ibranamedeki müvekkile ait imzanın sahte olduğuna dair Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2025/22744 Soruşturma numaralı dosyasında davalı ve oğlu hakkında suç duyurusunda bulunulduğunu, ibraname tarihi itibariyle alacaklarının bulunduğunu, geçersiz ibranameye dayalı karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, taşınmaz satışına dair alacak talebinin zamanaşımına uğradığı kabul edilmişse de bu satış taraflar arasındaki adi ortaklığa istinaden gerçekleştirilen satış olduğundan adi ortaklığın tasfiyesi gerçekleşmeden zamanaşımının başlamayacağını beyan etmektedir.
2.Davalı vekili katılma yoluyla sunduğu temyiz dilekçesinde; davacı dava dilekçesi ile dava değerini tespit etmesine rağmen belirlenen değer üzerinden harç tamamlattırılmadan karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, ibraname aslının ibraz edildiğini, davacı tarafça ibranameden 27.04.2022 tarihinden itibaren haberdar olunmasına rağmen aradan 3 yıl geçtikten sonra suç duyurusunda bulunulmasının yargılamayı uzatmaya yönelik olduğunu beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, adi ortaklık, eser ve satış sözleşmesini içeren karma nitelikli sözleşme kapsamında alacak istemine ilişkindir.
Taraflar arasındaki sözleşme adi ortaklık ilişkisi olup adi ortaklıkta zamanaşımı tarafların hak ve borçları belirlenip tasfiyenin tamamının gerçekleşmesi ile başlar.
Taraflar arasında düzenlenen 02.01.2020 tarihli ibraname başlıklı belge incelendiğinde; Kayseri İli, 2. Bölge ... mah., 1062 ada, 89 parselde kayıtlı taşınmaza inşaat yapımına ilişkin protokolün gereğinin yerine getirilerek taraflar birbirlerini hukuki ve mali yönden ibra etmiş olmakla, iş bu belge aynı zamanda bir tasfiye protokolü niteliğindedir. Bu haliyle söz konusu belgenin düzenleme tarihi olan 02.01.2020 ile dava tarihi olan 11.10.2021 tarihi göz önüne alındığında davalının zamanaşımı itirazının reddi ile taraflar arasındaki adi ortaklık ilişkisini sonlandıran ve tasfiye prosedürü niteliğindeki ibranameye değer verilmek suretiyle uyuşmazlığın çözümü gerekir.
Dosya kapsamına göre davacı tarafça ibraname altındaki imzaya itiraz edilip aynı zamanda imzanın sahteliğine ilişkin suç duyurusunda bulunulduğu ve ceza soruşturmasının devam ettiği anlaşılmakla; öncelikle ceza soruşturmasına ilişkin evrakların getirilerek gerektiğinde imzanın incelemesi yapılmak suretiyle ibraname altındaki imzanın davacıya ait olup olmadığının belirlenmesi, ibraname altındaki imza davacıya ait olması durumunda TTK'nın 542, 543. ve 544. vd. maddeleri gereğince işlem yapılması, imzanın davacıya ait olmadığının anlaşılması halinde şimdiki gibi davanın reddine karar verilmesi gerekirken zaman aşımının tapu devir tarihinden başladığının kabulü ve eksik inceleme ile karar verilmesi doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
Açıklanan nedenlerle, Dairemizin 25.11.2024 tarihli ve 2023/2771 Esas, 2024/4322 Karar sayılı bozma ilamı doğrultusunda yetkili ve görevli Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi tarafından inceleme yapılarak usulünce bir karar verilebilmesi için dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgilisine iadesine,
Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,14.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.