"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2024/72 E., 2025/192 K.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin web tabanlı yazılım ve program hizmeti verdiğini, davalı ... ile "Yönetim Bilgi Sistemleri Yazılım Temini, Kurulum ve Kullanıcı Eğitimleri Hizmet Sözleşmesi" imzalandığını, müvekkili şirketçe sözleşme şartlarının eksiksiz olarak ifa edildiğini, müvekkilinin ... Büyükşehir Belediyesi'ne hizmet vermeye devam ettiğini, ayrıca ilave program ve program paketlerinin kurulum ve kullanım talepleri olduğunu ve bunların sunulduğunu, ancak belediyenin sunulan hizmet ve programlardan dolayı Aralık 2013 yılından 29.08.2016 tarihine kadar ücret ödemesi yapılmadığı, davalı tarafın haksız ve hukuka aykırı olarak programları kullanmaya devam ettiğini, program paketini davalı ... tarafından kullanıldığına ilişkin Kayseri 4. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2016/82 D.İş sayılı dosyası ile tespit yapıldığını, yapılan tespit ile müvekkilinin 3 yıl boyunca hizmet bedelini almadığının açık olduğunu ileri sürerek, davalı ... ile ödenmeyen alacağın tespit edilerek; şimdilik 100.000,00 TL lik kısmının 28.06.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müvekkili şirkete ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı kurum ile aralarında hizmet sözleşmesinin imzalandığını, ancak dava dilekçesinde belirtilen 19 adet yazılım paketi için idarelerinin bir talebinin bulunmadığını, sözleşme konusu olmayan bir hizmet için karşılık talep edinilmeyeceği, davacı şirket ile yapılan sözleşmeler gereği 27.12.20 13... .05.2013 tarihli iki ayrı ödeme yapıldığını, ayrıca davacı şirket tarafından satın alınan iş bu programdan mahrumiyet niteliğinde bilgiler kopyalandığını ve silindiğini, bu konuda Cumhuriyet Başsavcılığı'na 2017/1516 soruşturma numaralı dosyası ile ceza yargılamasının devam ettiğini, açılan davanın usulden reddi, ayrıca yapılan işin ticari nitelikte bir iş olması nedeniyle görevsizlik kararı verilmesi gerektiğini beyan ederek davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 07.12.2021 tarihli kararı ile dava konusu olan 19 program paketinin sözleşme ve ihale şartnamesi kapsamı dışında kaldığı, davalının bu 19 program paketinin kurulması yönünde bir talepte bulunmadığı ve ayrıca bu programın kullanıma açılmasının ve kapatılmasının davacı tarafın kontrolünde olduğu, yani dilediği zaman davalı tarafın söz konusu programları kullanıma kapatabileceği, dava konusu programların ihale sözleşmesi ve şartnamesi kapsamı dışında olması nedeniyle deneme olarak kurulmadığını veya ücrete bağlı olarak kurulduğunu ispat etme yükünün davacı tarafta olduğu ve davacı tarafın ücrete bağlı olarak davalı tarafın talebi doğrultusunda dava konusu programların kurulduğunu ispat edemediği, açıklanan bu durum karşısında söz konusu programların deneme amaçlı kurulduğunun kabulü gerektiği kanaatine varıldığı ve kaldırma kararından sonra alınan bilirkişi heyeti raporundaki çoğunluk görüşe bu nedenle itibar edildiği ve söz konusu programların ücrete tabi olmadığı, deneme amaçlı kullandırıldığı ve aksinin davacı tarafça kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin 07.12.2021 tarihli kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 13.04.2022 tarihli kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Bölge Adliye Mahkemesinin 13.04.2022 tarihli kararının süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nce, somut olayda taraflar arasında 09.01.2013 tarihli yazılım programı hizmet sözleşmesi imzalandığı, sözleşme kapsamı haricinde 19 adet yazılım programının da davalı ... tarafından dava konusu dönem olan 12.12.2013 - 28.06.2016 tarihleri arasında kullanıldığının görüldüğü, sözleşme kapsamı haricindeki 19 adet yazılım programının, yaklaşık 3 yıl kullanılması dikkate alındığında deneme amaçlı verilmeyeceği ve anılan 19 adet yazılım programı hizmeti yönünden de taraflar arasında zımni bir sözleşmenin olduğunun kabulü gerektiği, bu durumda, 19 adet yazılım programı yönünden makul bir deneme süresi belirlenerek, belirlenen deneme süresinden itibaren davacının hak kazandığı yazılım programı kullanım ücretinin tespiti konusunda denetime elverişli bilirkişi raporu alınarak bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirmeyle yazılı şekilde karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamına uyulmasına ve somut olayda taraflar arasında 09.01.2013 tarihli yazılım programı hizmet sözleşmesi imzalandığı, sözleşme kapsamı haricinde 19 adet yazılım programının da davalı ... tarafından dava konusu dönem olan 12.12.2013 - 28.06.2016 tarihleri arasında kullanıldığının görüldüğü, sözleşme kapsamı haricindeki 19 adet yazılım programının, yaklaşık 3 yıl kullanılması dikkate alındığında deneme amaçlı verilmeyeceği ve anılan 19 adet yazılım programı hizmeti yönünden de taraflar arasında zımni bir sözleşmenin olduğunun kabulü gerektiği, bu durumda, 19 adet yazılım programı yönünden makul bir deneme süresi belirlenerek, belirlenen deneme süresinden itibaren davacının hak kazandığı yazılım programı kullanım ücretinin tespiti konusunda denetime elverişli bilirkişi raporunun aldırıldığı, rapor sonucunda 180 günlük kullanımın demo/deneme amaçlı kullanım sayılmasının; bakiye 2 yıl 3 ay 14 günlük yani 814 günlük kısmın deneme süresi amacını aşacağının kabul edildiği, ek raporla davacının davalı belediyeden 476.913,43 TL alacağının olduğunun anlaşıldığı, anılan nihai raporların denetime elverişli, hakkaniyetli bulunduğu ve hükme esas alındığı, neticede davacının sağladığı 180 günlük kullanımın demo/deneme süresinden olduğunun; bakiye kısmın ise zımni sözleşmeye göre kullanıldığının, bozma ilamı da dikkate alınarak kabul edildiği, davacının alacağının 476.913,43 TL olduğu, davacı ilk karar tarihinden önce ıslah dilekçesi sunduğundan ve HMK'nın 176 maddesi gereğince ikinci ıslah dilekçesi yasak olduğundan ilk ıslah doğrultusunda hesaplanan alacak içerisinde kalan talebin kabulüne karar vermek gerektiği gerekçesiyle davanın 12.12.2019 tarihli ıslah dilekçesi doğrultusunda kabulüne karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; bozma sonrası yapılan yargılamada, hakimin ıslah dilekçesinde faiz talebi olmadığı için ıslah edilen alacağa "faizsiz" olarak hükmettiğini, Oysa Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararına göre ıslah dilekçesinde faiz talep edilmese dahi davada faiz istenmesi halinde arttırılan miktarın da faize tabi tutulduğunu, müvekkilinin ıslahla talep edilen 280.515.04 TL alacağına da ıslah tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gerektiğini, 12.12.2019 tarihinde ıslah edilen 280.515,04 TL bakımından, ıslah tarihinden itibaren en yüksek avans faizi ibaresi eklenerek bozulması veya düzelterek onanması gerektiğini beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, hizmet sözleşmesinin kapsamı dışında kullandırılan yazılım programları ücretinin tahsili istemine ilişkindir.
Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu' nun 24.05.20 19... /8 Esas, 2019/3 Karar sayılı kararı uyarınca bir miktar para alacağının faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesinin talep edildiği kısmi davada, dava konusu miktarın kısmi ıslahla faiz talebi belirtilmeksizin arttırılması halinde arttırılan miktar bakımından dava dilekçesindeki faiz talebine bağlı olarak faize hükmedilecektir. Bu durumun göz ardı edilmesi bozma sebebidir. Ne ver ki; yapılan bu yanlışlığın yeniden yargılama yapılmasını gerektirmemesi nedeniyle HMK.' nın 370/2-4 fıkraları uyarınca, gerekçe kısmının bu nedenle düzenlenmesi ve hüküm kısmının "1-Davanın kabulü ile," kurulan hükmün ikinci cümlesinde yer alan "380.515,04 TL alacağın, 100.000,00 TL'sinin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte, 280.515,04 TL'sinin faizsiz olarak davalıdan alınarak davacıya verilmesine," ibaresinin çıkarılarak yerine "380.515,04 TL alacağın, 100.000,00 TL'sinin dava tarihinden itibaren, 280.515,04 TL'sinin ıslah tarihi olan 12.12.2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine," ibaresinin yazılarak hükmün düzeltilerek onanması gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının, hüküm kısmının "1-Davanın kabulü ile," kurulan hükmün ikinci cümlesinde yer alan "380.515,04 TL alacağın, 100.000,00 TL'sinin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte, 280.515,04 TL'sinin faizsiz olarak davalıdan alınarak davacıya verilmesine," ibaresinin çıkarılarak yerine "380.515,04 TL alacağın, 100.000,00 TL'sinin dava tarihinden itibaren, 280.515,04 TL'sinin ıslah tarihi olan 12.12.2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine," ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
İstek halinde peşin alınan temyiz harcının ilgiliye iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,13.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi