"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/723 E., 2025/442 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 44. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2023/230 E., 2024/211 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin oluşturduğu iş ortaklığının “.... Bölge Müdürlüğü ... Şube Şefliği Tesis Binaları Yapım İşi” ihalesini kazandıklarını, davalı idare ile 16.05.2022 tarihinde yapım sözleşmesi imzalanarak, 25.05.2022 tarihinde iş yerinin teslim alındığını, davalı idare ile davacıların oluşturduğu iş ortaklığı arasında 07.02.2023 tarihinde Yapım İşleri Tasfiye Geçici Kabul Tutanağı 01.02.2023 itibar tarihinde imza altına alınarak işin tasfiye sürecinin başlamış olduğunu, işin tasfiye olma sebebi olarak müvekkillere ihbar edilmiş olan Ankara 16. İdare Mahkemesi' nin 09.12.2022 tarihli, 2022/1377 E. 2022/2670 K. sayılı iptal kararı olduğunu, iş bu iptal kararında müvekkillerin hiçbir kusuru bulunmadığını, davacıların, davalı ile imzalamış oldukları sözleşme kapsamında ilgili vergilerin ve masrafların tamamını (ihale karar pulu bedeli, sözleşme damga vergisi, noter masrafı ve Kamu İhale Kurumu Payı) ödemek durumunda kaldıklarını, müvekkillerin KİK payı ödemesi 44.470,00 TL, sözleşme gideri (sözleşme damga vergisi ve sair noter masrafları) 1.004.064,95 TL, karar pulu gideri 506.068,60 TL, olmak üzere ödeme yapmış olduklarını, davacılardan kaynaklanmayan sebeplerle sözleşmenin idare tarafından tek yanlı olarak feshedilmesi sebebiyle menfi zarar ortaya çıktığını, işbu zararların idareden 07.04.2023 tarihinde talep edildiğini, idarece herhangi bir ödeme yapılmadığını, idarenin temerrüde düşürülmüş vaziyette olduğunu, davacıların menfi zararının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tazminine karar verilmesinin gerekmekte olduğunu beyanla davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın süre aşımı yönünden incelenmesini, zamanaşımının tespiti halinde reddine karar verilmesi gerektiğini, yargı yolu yönünden davanın idari yargıda görülmesi gerektiğini, husumet yönünden 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu'nun 53 üncü maddesinin "j" bendinde, Kamu İhale Kurumunun gelirlerinin sayılmış olduğunu, buna göre, sözleşme bedeli tutarlar, kurumun gelirleri arasında yer almakta olup sözleşmelerin imzalanması aşamasında kurum hesabına yatırılmakta olduğunu, davacının iadesini talep ettiği KİK payı Kamu İhale Kurumu geliri olduğundan, davanın İdare bakımından husumetten reddinin gerektiğini, damga vergisi ise 488 sayılı Damga Vergisi Kanunu'nda düzenlenmiş olup, damga vergisinin iadesinin Vergi Dairesinden istenilebileceğini, bu alacak talebi yönünden de davanın husumet yokluğundan reddinin gerektiğini, ihalenin yargı kararı ile iptal edilmesi halinde, bu ihaleye bağlı olarak akdedilmiş olan kamu ihale sözleşmesinin de geçmişe etkili olarak geçersiz hale geleceğini, bu nedenle ihalenin iptal edilmesi davalı İdarenin kusuruna dayanmadığından, tazminat sorumluğunun doğmasının da mümkün olmadığını, dava dilekçesinde talep edilen KİK payının Kamu İhale Kurumu'nun gelirleri arasında sayıldığını, 4734 sayılı Kanunun amir hükümleri gereğince ödediğinden, ödenen bedeller üzerinde de davalı idarenin tasarrufta bulunma yetkisi bulunmadığını beyanla davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacıların oluşturduğu iş ortaklığının “..... Bölge Müdürlüğü .... (...) Şube Şefliği Tesis Binaları Yapım İşi” sözleşmesi kapsamında alınan işin, İdare Mahkemesince iptal edilmesinde davacı tarafa kusur atfedilemeyeceği, ancak davalı idarenin de, Ankara 16. İdare Mahkemesi'nin 09.12.2022 tarihli 2022/1377 Esas, 2022/2670 Karar sayılı mahkeme kararına uymak zorunda olduğundan sözleşmeyi feshettiğinin anlaşıldığı, davacıların “Karayolları 4. Bölge Müdürlüğü 46. (Eskişehir) Şube Şefliği Tesis Binaları Yapım İşi” ihalesi kapsamında davalı idareden talep edebileceği alacağın dava tarihi itibariyle; 1.519.624,97 TL olduğu, ayrıca damga vergisi, imzalanan kağıtlardan veya sözleşmelerden alınan nispi bir vergi olup verginin bu kağıtların tanzimi ile doğduğu ve ödendiği hususlarının dikkate alındığı, her ne kadar ödenen vergi kanuni mükellefiyetten ... bir vergi ise de; kurumun hatalı ihaleyi doğru yapması halinde davacının ihale edilen şekli ile katıldığı ihaleye belki katılmayabileceği ve bu kendisi yönünden ilave külfet oluşturan vergileri ödemeyeceği ama kurumun açtığı ihalenin kurumdan kaynaklanan bir kusur sebebiyle iptal edilmiş olması karşısında davacının artık kurumdan kaynaklanan bu zarara katlanmak zorunda kalmasını hukuk düzeninin korumayacağı, terditli raporun verginin iadesi de gerekmesi halinde ödenecek tutarın hesabı yönündeki ikinci kısmına itibar edildiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; dava adli yargıda açılmışsa da davanın idari yargıda görülmesi gerektiğini, şikayet ve itirazen şikayet başvurularının, dava açılmadan önce tüketilmesi zorunlu idari başvuru yolları olduğunu, husumet yönünden itirazları olduğunu, damga vergisinin iadesinin Vergi Dairesinden istenilebileceğini, ihalenin iptal edilmesinin müvekkil idarenin kusuruna dayanmadığını, tazminat sorumluğunun doğmasının mümkün olmadığını, dava dilekçesinde talep edilen KİK payının Kamu İhale Kurumu'nun gelirleri arasında sayılmakta olup, Kamu İhale Kurumu'na Kamu İhale Kurumu'nun geliri olarak yatırılan bir bedelin bir başka kurum olan İdarelerinden talep edilmesinin anlaşılabilir olmadığını, 4734 sayılı Kanun’a göre alınan KİK payının, sözleşmenin mahkeme kararlarına istinaden tasfiye edilmesi durumunda iadesiyle ilgili mer’i mevzuatta herhangi bir düzenleme bulunmadığını, damga vergisinin iadesi talebi yönünden; damga vergisinin 488 sayılı Damga Vergisi Kanunu'nda düzenlenmiş olup, damga vergisinin iadesinin Vergi Dairesinden istenilebileceğini, bu alacak talebi yönünden davanın husumet yokluğundan reddi gerektiğini, bununla birlikte Damga Vergisi Kanunu gereği, ihalenin mahkeme kararı ile iptal edilmesi durumunda sözleşme düzenlenmiş ise damga vergisinin iade edilmeyeceğini, davacının iade talebi göz önüne alındığında, müvekkili idarenin zenginleşen taraf olmadığını, illiyet bağının da bulunmadığını, müvekkili idarenin malvarlığında herhangi bir artış olmadığından davacının iade talebinin müvekkili yönünden reddine karar verilmesi gerektiğini, somut davanın kısmi olarak açılmasına rağmen ihtar tarihinden itibaren faiz işletilmesinin hatalı olduğunu, kabul sayılmamak kaydıyla, alacağa dava ve ıslah tarihinden itibaren faiz işletilebileceğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunda yapılan hesaplama verileri ve hesaplama tablosunun kabul edilmediğini, maddi hatalara karşı itiraz haklarını saklı tuttuklarını beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, eser sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. 488 sayılı Damga Vergisi Kanunu'na ekli (1) sayılı tablonun II. Kararlar ve Mazbatalar başlıklı bölümünün (2) numaralı fıkrası düzenlemesi gereği şikayet ya da yargı kararı üzerine ihalenin iptal edilmesi halinde ihale kararlarının yanı sıra ihale makamı ile düzenlenen sözleşmelerin de kısmen veya tamamen yararlanılamayan kısmına isabet eden damga vergisinin iade edilmesine imkân tanındığı, Damga Vergisi Kanunu Genel Tebliği'nin 4. maddesi uyarınca da, mükelleflerin ilgili vergi dairesine başvurmaları durumunda iade işleminin gerçekleştirileceği, davacının bu istemi bakımından dava açmada hukuki yararı bulunmadığı, bu durumda mahkemece; dava konusu damga vergisi alacağı bakımından yukarıda açıklanan nedenlerle istemin reddi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, istinaf mahkemesi kararı kaldırılarak ilk derece mahkemesi kararının bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,13.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.