Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

6. Hukuk Dairesi

Dosya2025/2128 E. 2026/140 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2024/340 E., 2024/221 K.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davacı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 13.01.2026 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.

Belli edilen günde davacı vekili Avukat ... ile davalı vekili Avukat ..........'nin gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saatte Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında hazır yemek hizmet alımı işini konu alan 24.05.2019 tarihli sözleşme düzenlendiğini, sözleşme kapsamında müvekkilince davalı iş sahibi idareye 1.037.610,00 TL tutarlı teminat mektubu verildiğini, Covid-19 salgını nedeniyle işin ifâsının imkânsız hale geldiğini ve müvekkili şirket tarafından bu mücbir sebebe bağlı olarak sözleşmenin tek taraflı olarak feshedildiğini ileri sürerek, feshin haklı nedene dayandığının tespiti ile davalıya verilen teminat mektubunun müvekkiline iadesine karar verilmesine talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; Covid-19 salgınının hazır yemek hizmetinin yürütülmesine engel teşkil etmediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin 08.07.2021 tarihli kararı ile Covid-19 salgının mücbir sebep teşkil ettiği, davacının sözleşmeden beklenen geliri elde etmesinin neredeyse imkânsız hale geldiği, davacının sözleşmeyi bu sebeple feshetmesinin, sözleşmeye, ilgili mevzuata ve yerleşik yargı kararlarına uygun olduğu gerekçesiyle, sözleşmenin haklı nedenle feshedildiğinin tespitine ve nakde çevrilen 1.037.610,00 TL teminat mektubu bedelinin davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin 08.07.2021 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 01.06.2023 tarihli kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

Bölge Adliye Mahkemesinin 01.06.2023 tarihli kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairemizin 01.07.2024 tarih ve 2023/4039 Esas, 2024/2375 Karar sayılı kararıyla, sözleşmede salgın hastalığın mücbir sebepler arasında sayılmış olmasının, doğrudan mücbir sebebin varlığını kabul etmeyi gerektirmeyeceği, zira Covid-19 salgınının mücbir sebep sayılabilmesi için yemek hizmeti verilmesine ilişkin borcun sözleşmeye uygun olarak ifâsına engel oluşturması gerektiği, davacı bu salgının mücbir sebep olduğunu ileri sürerken; tedarik zincirinde bozulma nedeniyle erzak temin edememe, çalışacak eleman bulamama gibi sözleşmenin ifâ edilmesine engel oluşturan nedenlere dayanmadığı; bu salgın ortamında fiyatların aşırı yükseldiği, verilen fiyat farkına rağmen maliyetlerin karşılanamadığı iddiasında bulunduğu, bu durumda somut olayda mücbir sebebe bağlı olarak tam veya kısmi ifâ imkânsızlığı bulunduğundan söz edilemeyeceği, tacir olan davacının, fiyatlarda yükselmeler olabileceğini öngörerek sözleşme imzalaması gerektiğinden bunun doğrudan ifâya engel olan bir mücbir sebep teşkil ettiğinin düşünülemeyeceği, fiyat artışları öngörülemez sınırlarda gerçekleşmiş ve edim dengesi aşırı ölçüde bozulmuş ise TBK’nın 138. maddesi kapsamında aşırı ifâ güçlüğünden bahsedilebileceği, bu durumda mahkemeden uyarlama talebinde bulunma imkanı varken, davacının bu yola gitmeksizin doğrudan sözleşmeyi fesih yoluna gittiği, davacı böylelikle haklı bir neden olmaksızın sözleşmeyi feshettiğini belirterek edimlerini yerine getirmediğinden, buna karşılık davalı idarece sözleşmenin feshedilmesinin sözleşme hükümlerine uygun olduğu, sonuç olarak, toplanan delillere göre sabit olmayan davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesinin doğru olmadığı belirtilerek, İlk Derece Mahkemesi Kararı davalı yararına bozulmuştur.

İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma kararında belirtilen gerekçelere de değinilerek, davacının sözleşmeyi feshetmesinin haklı nedene dayanmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde;

Yargıtay bozma kararının hatalı ve eksik değerlendirmelere dayandığını, müvekkilince sözleşmenin işlerin tamamen durmuş olması nedeniyle feshedildiğini, fesih sebeplerinin hepsinin değerlendirilmediğini, sanki sadece fiyatların yükselmesinin fesih nedeni yapıldığı gibi yanılgılı bir değerlendirme yapıldığını, Covid-19 salgını döneminde, Kara Harp Okullarında 16.03.2020 tarihinden itibaren dönem sonuna kadar öğrenime ara verildiğini ve uzaktan eğitime geçildiğini, kurum personeli dahil tüm herkesin evden çalışmaya başladığını, yemek hizmetinin aniden durduğunu, mücbir sebep teşkil eden bu durum nedeniyle sözleşmenin feshedilmek zorunda kalındığını, hakedişler yapılmadığından tedarikçilere ödeme yapılamadığını, ürün tedarik etmenin mümkün olmadığı bir ortamda yemek hizmetinin devamının da mümkün olmadığını, zaten hizmet verilen kurumun kapatılması nedeniyle de işin ifâsının imkansız hale geldiğini, feshin haklı olduğunu beyan etmektedir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, taraflar arasındaki hizmet alım sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğinin tespiti ve teminat mektubunun iadesi istemlerine ilişkindir.

Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Dairemizde duruşmada vekili hazır bulunan davalı yararına takdir olunan 40.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin, davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin davacıya yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesina gönderilmesine,

13.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

§