Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

6. Hukuk Dairesi

Dosya2025/2098 E. 2026/1247 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2025/332 E., 2025/628 K.

İLK DERECE MAHKEMESİ : Konya 2. Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2021/509 E., 2022/547 K.

Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.

I. DAVA

Davacılar vekili dava dilekçesinde; davalı ile taşınmaz satış vaadi ve arsa payı karşılığı karşılığı inşaat sözleşmesi imzaladıklarını, yükleniciye tapu devrinin yapıldığını ve ilave olarak davacı ...'nın davalıya finans kolaylığı sağlamak amacıyla 60.000,00 TL para ödemesi yaptığını, ancak davalının sözleşmede belirtilen edimlerini yerine getirmediğini, üzerinden bir yıl geçmesine rağmen hiçbir faaliyette bulunmadığını, noterlik aracılığıyla çekilen ihtarname ile sözleşmenin feshedildiğinin bildirilerek devredilen tapuların ve paranın iadesinin istenildiğini, davalının ihtarnameye cevap vermediğini, bu sebeple sözleşmenin geriye etkili olarak feshine, dava konusu taşınmazın hisseleri oranında davacılar adına tesciline, ödenen bedelin iadesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde;müvekkilinin edimini yerine getirmek için inşaat projesi çizdirdiğini, üç boyutlu resimler yaptırdığını, diğer hissedarlarla anlaşmalar yaptığını, ancak bir kısım hisselerin özel vekaletname vermemesi ve bazı hissedarların arsa paylarında haciz olması nedeniyle müvekkili tarafından inşaata başlanamadığını belirterek, davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin 01.09.2022 tarihli kararı ile, sözleşme gereği davacı ...'nın hissesini davalıya devretmesine rağmen davacı ... tarafından davalıya hisse devri yapılmadığı, dava konusu taşınmazın tapu kayıtlarında devredilen hissenin aktif olduğu ve davalı adına kayıtlı olduğu, inşaatla ilgili (mimari, statik, elektrik, vb.) projelerinin olmadığı ve yapı ruhsatının düzenlenmediği nazara alınarak, mevcut durum itibariyle davalı yüklenicinin edimini hiç yerine getirmediği ve getirme imkanının bulunmadığının tespit edildiği gerekçesiyle davanın kabulü ile kat karşılığı inşaat sözleşmesinin geriye etkili olarak feshine, davacı ... adına kayıtlı bulunan ve davalı yükleniciye devredilen hissenin tapu kaydının iptali ile davacı ... adına tesciline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin 01.09.2022 tarihli kararına karşı süresi içerisinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 22.11.2023 tarihli kararı ile dava konusu taşınmaz paylı mülkiyete tabi olup, davalı yüklenicinin malik olan paydaşlardan davacılar ile taşınmaz satış vaadi ve arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi yapmış ve diğer tüm paydaşlarla arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi yapıldığı ispat edilemediğine göre davacı arsa sahipleri ile davalı yüklenici arasındaki arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin TMK'nın 692. maddesi uyarınca geçersiz olduğu, geçersiz sözleşme uyarınca davalı yükleniciye yapılan devirlerin de davacı arsa sahiplerine iadesinin gerektiği, davacılardan ...'nın taşınmazdaki hissesini davalıya tapuda devrettiği, davacı ... tarafından ise davalı yükleniciye herhangi bir devir yapılmadığı anlaşıldığından, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile yeniden hüküm tesis edilmek suretiyle kararın kaldırılmasına, davacı ... ile davalı yüklenici arasındaki 07.07.2020 tarihli taşınmaz satış vaadi ve arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin geçersizliğinin tespitine, bu geçersiz sözleşme kapsamında davalı yükleniciye devredilen payın tapusunun iptali ile davacı adına tesciline; davacı ...'nın herhangi bir tapu devri yapmadığı ve salt sözleşmenin geçersizliğinin tespitini talep etmesinde hukuki yarar dava şartı bulunmadığı gerekçesiyle davacı ... yönünden davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

1. Bölge Adliye Mahkemesinin 22.11.2023 tarihli kararının süresi içinde taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş olup, davacı ... vekilinin temyiz istemleri yönünden yapılan incelemede, Konya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesince davacının herhangi bir tapu devri yapmadığı ve salt sözleşmenin geçersizliğinin tespitini talep etmesinde hukuki yararı bulunmadığı gerekçesiyle davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilerek yeniden hüküm kurulmuş ise de, Türk Medeni Kanun'un 692. maddesi uyarınca arsa payı karşılığı inşaat sözleşmelerinin tüm maliklerin katılımıyla yapılması gerektiği, bu şekilde tüm arsa maliklerinin imzalamadığı bir sözleşme geçerli olarak kurulmadığından feshinin talep edilemeyeceği, ancak herhangi bir arsa malikinin sözleşmenin geçersizliğinin tespitini talep edebileceği, bu yönüyle uyuşmazlık konusu sözleşmenin geçersizliğinin tespitinde davacının hukuki yararının bulunduğu dikkate alınarak karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.

2.Bölge Adliye Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamına uyulmasına ve tüm arsa maliklerinin imzalamadığı bir sözleşmenin, kanunen geçerli bir şekilde kurulmadığından feshi talep edilemeyecek ise de, davacıların, davalı yüklenici ile aralarındaki 07.07.2020 tarihli arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin geçersizliğinin tespitini talep edebilecekleri ve bu kapsamda sözleşmenin geçersizliğinin tespitinde hukuki yararlarının bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile her iki davacı yönünden sözleşmenin geçersizliğinin tespitine, bu geçersiz sözleşme kapsamında davalı yükleniciye devredilen payın tapusunun iptali ile davacı ... adına yeniden tesciline karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davacıların arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi gereği hisselerini davalıya devretmeyip özel vekaletname ile yetki vermemeleri ve bazı hissedarların hisselerinde haciz bulunması sebebiyle davalının inşaata başlayamadığını, davacıların yükümlülüklerini ifa etmediklerini, fiilen taşınmazı kullandıkları için davalının mercilere başvuru yapamadığını, davanın açılmasına davacıların sebebiyet verdiğini, taraflar arasında akdedilen sözleşme gereği davacı ...'nın arsa payı devralınmayıp diğer davacı ...'nın da arsa payının bağımsız bir satış nedeniyle karşılığı ödenerek alındığını, aksi halde davacı ...'in de payının davalıya devrilmesi gerektiğini, bu haliyle davacı ...'nın sözleşmenin geçersizliğinin tespitini ve feshini talep etmekte hukuki yararının bulunmadığını, kabul anlamına gelmemek üzere karşı vekalet ücreti hesabında usuli kazanılmış hak ilkesinin de göz ardı edildiğini, zira davacıların, mahkeme kararını istinaf etmemeleri sebebiyle kazanılmış hakları doğduğundan davacılar lehine hükmedilen vekalet ücreti tutarının düzeltilmesi gerektiğini beyan etmektedir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin geçersizliğinin tespiti ile sözleşme gereği davalıya devredilen payın tapusunun iptali ile davacı ... adına tescili istemine ilişkindir.

Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.

Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Davalı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz harcının davalıya yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 06.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

§