Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

6. Hukuk Dairesi

Dosya2025/2063 E. 2026/137 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2022/2776 E., 2025/371 K.

İLK DERECE MAHKEMESİ : Şanlıurfa 4. Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2021/26 E., 2022/1112 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 13.01.2026 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.

Belli edilen günde tebligata rağmen taraflardan gelen olmadığı anlaşılmakla incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosya evrak üzerinde incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında ''... ili ... ilçesi ... Kentsel tasarım alan koruma kullanma çalışmalarının projelerinin hazırlanması ve rölöve restitüsyon, restorasyon ve projelerinin hazırlanması'' işini konu olan 23.02.2017 tarihli sözleşme düzenlendiğini, sözleşme bedeli her biri 250-500 m² olan 109 adet yapı/parsel için belirlenmiş ve bunun üzerinden müvekkiline ödeme yapılmış ise de sahada çalışma yapılan parsel/yapı sayısının ve ortalama alanlarının daha yüksek olduğunun ortaya çıktığını, sözleşme dışı yapılan imalatların bedellerinin sözleşme ve ilgili mevzuat hükümlerine göre müvekkiline ödenmesi gerektiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklık kalmak kaydıyla 100.000,00 TL'nin (belirsiz alacak) müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; yaptığı işin miktarını ve bedelini bilebilecek durumda olan davacının, belirsiz alacak davası açamayacağını, hakedişlere ihtirazi kayıt koymadığını, davanın zamanaşımına uğradığını, işin birim fiyatlı olduğunu ve davacıya proje adedi üzerinden ödeme yapıldığını, proje alanının büyümesi nedeniyle iş artışına gidilemeyeceğini, yapılan tüm işlerin sözleşme kapsamında yapılması gereken işler olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasındaki sözleşmenin birim fiyatlı olduğu, parsel büyüklülüklerine göre değil parsel adedine göre ödeme yapılacağının düzenlendiği, davacının teklif öncesi bahsi geçen parsel büyüklüklerini tespit etmesi ve buna göre birim fiyat teklifinde bulunması gerektiği, sözleşmede 109 adet parsel için yapılmış ise de gerçekte çalışma yapılan parsel sayısının 114 olduğu ve davalı idarece sözleşmede belirlenen birim fiyat üzerinden 114 adet yapı/parsel için davacıya ödeme yapıldığı, ayrıca sözleşmede parsel alanlarının ortalama 250-500 m² aralığında olduğunun belirtildiği, bu düzenlemenin parsellerin 250-500 m² arasında olacağı anlamını taşımadığı, sözleşmede yer alan bu “ortalama” ibaresinden parsel büyüklülüklerinin 250 m² altında veya 500 m² üstünde olabileceğinin anlaşılması gerektiği, davalı idare tarafından sözleşmeye uygun olarak birim fiyat üzerinden ödeme yapıldığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde; Mahkemece yetersiz bilirkişi raporlarına dayalı olarak hükme varıldığını, teknik şartnamede 109 adet parselin ortalama olarak 250-500 m² aralıklarında olduğunun belirlendiğini, buna göre iş bedelinin tespit edildiğini, eksik veya yanıltıcı metrajların sorumluluğunun davalı idareye ait olduğunu, bu aralık aşıldığında, fazla iş yapılması nedeniyle ilave bedel ödenmesi gerektiğini, işin yapılmasından sonra 250 m² 'den küçük parsel sayısının 9 adet, 250-500 m² aralığındaki parsel sayısının 22 adet ve 500 m²'den büyük parsel sayısının ise 83 adet olduğunun tespit edildiğini, genel ortalamanın sözleşmede kararlaştırılanın iki katı olduğunu, bilirkişilerce bu hususta değerlendirme yapılmadığını, parsel büyüklüklerinin ihale öncesi tespit edilmesinin mümkün olmadığını, zira bunun işin bir parçası olduğunu, bilirkişi raporunda rölöve çizim alanlarının farklı olduğu belirtilmiş olmasına rağmen bu hususta hesaplama yapılmadığını, bilirkişilerin görevleri olmadığı halde hukuki değerlendirme yaptıklarını, sözleşme kapsamında yapılan fazla çalışmanın ve karşılığı olan iş bedelinin ödenmesine karar verilmesi gerektiğini beyan etmektedir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Uyuşmazlık, eser sözleşmesine dayalı alacak istemine ilişkindir.

Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,

Dairemizdeki duruşmada vekille temsil olunmadığından davalı yararına duruşma vekalet ücreti takdir edilmesine yer olmadığına,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin davacıya yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

13.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

§