Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

6. Hukuk Dairesi

Dosya2025/2059 E. 2026/36 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2025/309 E., 2025/358 K.

İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 12. Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2018/447 E., 2023/43 K.

Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar, asıl dosyada davacı vekilince duruşmasız, birleşen dosyada davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 06.01.2026 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.

Belli edilen günde birleşen dosyada davacı ... vekili Avukat ....... ile asıl dosyada davacı ... vekili Avukat ... geldi. Tebligata rağmen başka gelen olmadığı anlaşılmakla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saatte Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

1. Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı şirket arasında ... 21. Noterliğinin 04.08.2015 tarih ve ... yevmiye sayılı arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi akdedildiğini, sözleşmeyi davalı ...'nin garantör ve davalı yüklenici şirketin tek temsilcisi olarak imzaladığını, sözleşmeyle müvekkilinin 11... numaralı dairelerde tam, 1 ve 15 numaralı dairelerde ise ... ile birlikte 1/2'şer oranında hisseye sahip olduğunu, sözlemede kararlaştırılan sürede binanın tamamlanmadığını ve iskân alınamadığını, eksik ve ayıplı işler tamamlanmadığı gibi kira bedelinin de ödenmediğini ileri sürerek, takibe vaki itirazın iptaline, takibin devamına, davalı yanın icra inkâr tazminatı ile sorumlu tutulmasına, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile sözleşmenin 5. maddesi uyarınca, iskan alınamadığı için kiraya verilemeyen 1 no.lu dükkanın, 1/2 hissesi için 195.000,00 TL, intifa hakkı sona eren 15 no.lu daire için 30.000,00 TL olmak üzere toplam 225.000,00 TL'nin icra takip tarihinden itibaren davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

2. Birleşen davada davacı ... vekili, müvekkili ile davalı şirket arasında ... 21. Noterliği'nin 04.08.2015 tarih ve ... yevmiye sayılı arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi akdedildiğini, sözleşmeyi davalı ...'nin garantör ve davalı yüklenici şirketin tek temsilcisi olarak imzaladığını, sözleşmeyle müvekkilinin 1 ve 15 numaralı dairelerde ... ile birlikte 1/2'şer oranında hisseye sahip olduğunu, sözlemede kararlaştırılan sürede binanın tamamlanmadığını ve iskan alınamadığını, eksik ve ayıplı işler tamamlanmadığı gibi kira bedelinin de ödenmediğini ileri sürerek, takibe vaki itirazın iptaline, takibin devamına, davalı yanın icra inkâr tazminatı ile sorumlu tutulmasına, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile sözleşmenin 5. maddesi uyarınca, iskân alınamadığı için kiraya verilemeyen 1 no.lu dükkan için 270.000,00 TL, intifa hakkı sona eren 15 no.lu daire için 30.000,00 TL olmak üzere toplam 300.000,00 TL'nin icra takip tarihinden itibaren davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Asıl ve birleşen davada davalılar vekili cevap dilekçesinde; müvekkili ...'nin davalı şirketi temsile yetkili kişi olduğunu, müvekkili şirket tarafından sözleşmede arsa sahiplerine verilmesi taahhüt edilen kira bedellerinin gecikmeli de olsa ödendiğini, dairelerin tam olarak oturmaya hazır hale geldikten sonra 20.09.2017 tarihinde temsil heyetine bildirildiğini, teslimden yaklaşık beş ay sonra eksikliklerin olduğuna ilişkin ihtar gönderildiğini, davacıların kötü niyetli olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin 09.02.2023 tarihli kararı ile asıl davada davacının 105.000,00 TL hak mahrumiyeti bedeli ve takipten sonra geçen 8 aylık süre için 120.000,00 TL talep edebileceği, birleşen davada davacının icra takibine kadar 105.000,00 TL, takipten sonra geçen 13 aylık süre için 195.000,00 TL talep edebileceği, davalı ...'nin sözleşmenin tarafı olmadığı gerekçesiyle, asıl davada davalı ... Taahhüt San ve Tic. Ltd. Şti. hakkındaki itirazın iptali talebi yönünden davanın kabulüne, asıl alacak bakımından itirazın iptali ile takibin devamına, icra inkâr tazminatı talebinin reddine, 120.000,00 TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... Taahhüt San ve Tic. Ltd. Şti.’den alınarak davacıya verilmesine, davalı ...'nin sözleşmenin tarafı olmaması nedeni ile hakkında açılan asıl davanın husumetten reddine, birleşen davada davalı ... Taahhüt San ve Tic. Ltd. Şti. hakkındaki itirazın iptali talebi yönünden davanın kabulüne, asıl alacak bakımından itirazın iptali ile takibin devamına, icra inkâr tazminatı talebinin reddine, 195.000,00 TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... Taahhüt San ve Tic. Ltd. Şti.’den alınarak davacıya verilmesine, davalı ...'nin sözleşmenin tarafı olmaması nedeni ile hakkında açılan birleşen davanın husumetten reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin 09.02.2023 tarihli kararına karşı süresi içinde asıl davada davacı ve birleşen davada davacı vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 19.12.2023 tarihli kararı ile taraflar arasında düzenlenen arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin "Kefalet" başlıklı 30. maddesi gereğince davalı ...'nin de asıl ve birleşen davada sorumlu olduğunun kabulü gerekirken davalı hakkında pasif husumet yokluğundan davanın reddine karar verilmesinin hukuka uygun olmadığı gerekçesiyle, Yerel Mahkeme kararının kaldırılarak asıl davanın kabulüne, davalıların 105.000,00 TL'lik asıl alacağa ilişkin itirazlarının iptali ile bu miktar üzerinden takibin devamına, belirtilen asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, takip konusu alacak likit olmadığından davacı yanın icra inkâr tazminatı talebinin reddine, 120.000,00 TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, birleşen davanın kabulüne, davalıların 105.000,00 TL'lik asıl alacağa ilişkin itirazlarının iptali ile bu miktar üzerinden takibin devamına, belirtilen asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, takip konusu alacak likit olmadığından davacı yanın icra inkâr tazminatı talebinin reddine, 195.000,00 TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

Bölge Adliye Mahkemesinin 19.12.2023 tarihli kararının süresinde asıl ve birleşen davada davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, asıl davada davalı vekilinin temyiz isteminin miktar itibariyle reddine karar verilmiş, birleşen davada davalı ... bakımından kefalet sözleşmesinin şekil koşulları gerçekleşmediğinden bu davalı açısından davanın pasif husumet yokluğu nedeni ile reddine karar verilmesi gerekirken, şirket ile birlikte sorumlu tutulmasının usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamına uyularak asıl davada davalı ...’ye yönelik açılan davanın pasif husumet yokluğu sebebiyle reddine, davalı ... ... Ltd. Şti. yönünden davanın kabulüne, takip dosyasında 105.000,00 TL'lik asıl alacağa ilişkin itirazlarının iptaline, bu miktar üzerinden takibin devamına, alacak likit olmadığından davacı yanın icra inkâr tazminatı talebinin reddine, asıl davadaki davalı şirket hakkındaki alacak talebinin kabulüne, 120.000,00 TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... ... Ltd. Şti.’den alınarak davacıya verilmesine, birleşen davada davalı ...'ye yönelik açılan davanın pasif husumet yokluğu sebebiyle reddine, davalı ... ... Ltd. Şti. yönünden davanın kabülü ile 105.000,00 TL'lik asıl alacağa ilişkin itirazlarının iptaline, bu miktar üzerinden takibin devamına, alacak likit olmadığından davacı yanın icra inkâr tazminatı talebinin reddine, davalı şirket hakkındaki alacak talebinin kabulüne, 195.000,00 TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir

VI. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

1- Asıl davada davacı vekili temyiz dilekçesinde; İlk Derece Mahkemesinin 09.02.2023 tarihli kararında davalı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden ret sebebine göre 9.200,00 TL vekâlet ücretinin müvekkilinden tahsiline karar verildiğini, aynı kararın (8b) maddesine göre de birleşen davada davacı ...'ın davalı ...'ye 9.200,00 TL ödemesine karar verildiğini, müvekkilinin 11.933,90 TL olarak vekalet ücretini icra dosyasına yatırdığını, ancak daha sonra iade edilmediğini, tavzih kararında adı geçen ... ile ilgili hükmedilen avukatlık ücretinden müvekkilinin sorumlu olmadığını beyan etmektedir.

2-Birleşen davada davacı vekili temyiz dilekçesinde; taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözülmesinde ilgili hukuk 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 7. maddesi olup, Türk Borçlar Kanunu’nun 583. maddesinin uygulanma kabiliyeti bulunmadığını, sözleşmede davalılardan "..." yüklenici firma konumunda, "..." ise sözleşmenin hem Özel Şartlar başlıklı 26. maddesinin c bendi uyarınca hem de kefalet başlıklı 30. maddesi uyarınca garantör ve müteselsil kefil konumunda olduğunu, bahsi geçen kefaletin müteselsil kefalet olduğunu, resmi şekilde düzenlenmiş bir sözleşme ile açıkça belirtilmiş olduğundan TTK’nın 7. maddesinde düzenlenen ticarî teselsül karinesi uyarınca ticarî borçlara kefaletin de müteselsil kefalet olduğunun kabulü gerektiğini beyan etmektedir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Dosyanın içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali ve alacak istemine ilişkindir.

1. Birleşen dava yönünden;

Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.

Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkan bulunmadığı anlaşılmakla, birleşen davada davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

2. Asıl dava yönünden;

Dairemizin 23.12.2024 tarihli bozma kararında asıl davada davalı vekilinin temyiz isteminin miktar itibariyle kesinlik sınırı altında kaldığından reddine karar verilmiş olmasına ve bozmanın sadece birleşen davaya yönelik olmasına rağmen Bölge Adliye Mahkemesince bozma ilâmı sonrasında kurulan hükümde asıl dava bakımından yeniden hüküm kurulması doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.

VII. KARAR

1. Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle birleşen davaya yönelik temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA,

2. Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle asıl davaya ilişkin davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Takdir olunan 40.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalılardan alınarak Yargıtay duruşmasında vekille temsil olunan asıl davada davacıya verilmesine,

Davalılar Yargıtay duruşmasında vekille temsil edilmediğinden duruşma vekâlet ücreti takdirine yer olmadığına,

Peşin alınan harcın istek halinde asıl dosyada davacıya iadesine,

Aşağıda yazılı harcın temyiz eden birleşen dosyada davacıdan alınmasına,

Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

06.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

§