"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/361 E., 2025/847 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Trabzon 5. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/367 E., 2024/359 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 18.08.2020 tarihli ... Şehirlerarası Otobüs Terminali Yapım İşi'ne dair ihalede, en makul teklif veren davalı ile müvekkili arasında 08.10.2020 tarihinde 56.541.000,00 TL götürü bedelli sözleşme imzalandığını, davalı şirketin vergi borcu bulunmadığına dair sunduğu yazıda tereddüt edilmesi üzerine vergi dairesine yazılan yazıya verilen 09.03.2021 tarihli cevap ile davalı şirketin 18.10.2020 sözleşme tarihi itibariyle 567.854,31 TL vergi borcunun bulunduğu ve vergi borcunun bulunmadığına dair sunulan belgenin vergi dairesi kayıtlarında bulunmadığının ortaya çıktığını, bunun üzerine 4735 sayılı Kanun'un 21. maddesine göre teminatın gelir kaydedilerek sözleşmenin feshedildiğini ve bu durumun davalı şirkete bildirildiğini, sözleşme feshedildikten sonra aynı iş için 14.07.2021 tarihinde yeniden ihaleye çıkıldığını ve ihalede en makul teklifi veren yüklenici ile 88.750.000,00 TL bedelle 31.08.2021 tarihinde sözleşme imzalandığını, sözleşmenin feshedilmesine ve davacı idarenin daha yüksek bedelle yeni sözleşme yapmasına davalıların gerçek dışı beyan içerir sahte belge sunmalarının neden olduğunu, davalı gerçek kişiler hakkında suç duyurusunda bulunulduğunu, 21.10.2021 tarihli ihtarname ile davacı idarenin uğradığı zararın davalılardan talep edildiğini ve davalıların temerrüde düşürüldüğünü, 4735 sayılı Kanun'un 22/son maddesindeki sözleşmenin feshi nedeniyle idarenin uğradığı zarar ve ziyan yükleniciye tazmin ettirilir hükmü gereği, fazlaya dair hakları saklı kalmak üzere şimdilik 10.000.000,00 TL'lik kısmının fesih tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 23.09.2024 tarihli ıslah talebi ile de davalı şirket ve Abdullah Bulut yönünden talebini 22.209.000,00 TL artırarak 32.209.000,00 TL'nin fesih tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davalı şirket ve Abdullah Bulut'tan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1-Davalı ... San. ve Tic. A.Ş. tarafından cevap dilekçesi sunmamıştır.
2-Davalı ... vekili cevap dilekçesinde, davacı ...'nin haksız şekilde feshettiği sözleşmeye dayanarak dava açmasının ve davayı müvekkiline yöneltmesinin kötüniyet teşkil ettiğini, davalı müvekkilinin, ... Yapı'nın eski yönetim kurulu üyesi olduğunu, yönetim kurulu üyeliğinin sona erdiğinin 07.06.2021 tarihli ticaret sicil gazetesinden anlaşılabileceğini, şirket adına sözleşmeyi akdetmesinde müvekkiline atfedilecek bir kusur bulunmadığını, davanın davalı şirkete yöneltilebileceğini, davalı şirketin vergi borcunun bulunmasının haklı nedenle fesih sebebi sayılamayacağını, davanın reddini talep etmiştir.
3-Davalı ... vekili cevap dilekçesinde, müvekkilinin davalı şirkette sadece iş ilişkisi gereği bulunduğunu, davalı şirketin talimat ve yönlendirmeleriyle hareket ettiğini, sözleşme ve fesih işlemi tarafının davalı şirket olduğunu, sözleşmenin davalı şirketin vergi borcu nedeniyle feshedildiğini, müvekkilinin herhangi bir kusur veya ihmalinin bulunmadığını, müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, husumet yokluğundan davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı ... Harfiyat A.Ş. (eski adı ... Yapı San. Tic. A.Ş.) ile davacı arasında munakit sözleşmenin davalı şirketin usulüne uygun olmayan belge sunmuş olduğundan baştan itibaren hükümsüz olduğu, dolayısıyla davacı belediyenin sözleşmenin feshinde haklı olduğu, davalı şirket ve temsilcisinin usulsüz işleminden dolayı davacı kurumun yeni bir ihaleye çıkarak yeni sözleşme yapmak durumunda kalmış olduğu ve iki ihale arasındaki farktan kaynaklı 32.209.000,00 TL zararının doğmuş olduğu, bu zarardan davalı şirket ve davalı şirketi temsilen davalı ...'un müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğuna kanaat getirildiği, diğer davalı ... Şikel'in ise davalı şirketi temsilen davalı ...'un ... Noterliği'nin 11.09.2018 tarihli ve ... sayılı vekaletnamesine göre ihale işlemlerini yaptığı, diğer davalıların kastını bilemeyeceğinden kendisine dava yöneltilemeyeceği gerekçeleriyle, ...'e karşı açılan davanın reddine, diğer davalılar ... Anonim Şirketi ve ...'a yönelik davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalılar ... ve ... vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı ve davalı ... vekillerinin istinaf sebeplerinin yerinde görülmediği, davalı ... vekilinin istinaf sebeplerinin değerlendirilmesinde ise dava konusu talebin dayanağının taraflar arasında ihale sonrası imzalanan sözleşmenin feshi sebebiyle 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu'nun 21. maddesi kapsamında zarar talebine ilişkin olup haksız fiil olmadığı, davalı ...'un şirketin temsilcisi olup, hakkında ihaleye fesat karıştırmak ve resmi belgede sahtecilik suçlarından ceza davası açıldığı ve her iki suçtan beraatine karar verildiği, gerek ceza dosyasındaki maddi vakıalar gerekse eldeki dosyaya yansıyan bilgi ve belgeler karşısında davalı ...'un sözleşmenin feshine yol açan işlemde kusurlu olduğunun ispatlanamadığının anlaşıldığı, talebin sözleşmeye aykırılık iddiasına dayalı olması ve davalı şirket yetkilisinin ayrıca kusurunun bulunduğunun ispatlanamaması karşısında bu davalı yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın kabulünün doğru görülmediğinden istinaf sebeplerinin yerinde görüldüğü gerekçeleriyle, davacı vekilinin ve davalı ... vekilinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine, davalı ... vekilinin İlk Derece Mahkemesi kararına ilişkin istinaf itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmak suretiyle, davalı ... ve ... yönünden açılan davanın reddine ve davalı ... Anonim Şirketi yönünden açılan davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde, idareye gerçeğe aykırı evrak sunan şirket yetkilisi ... ve vekalet ilişkisine istinaden evrakı imzalayan ...'in haksız fiilden ... zarardan sorumlu olduğunu, Trabzon 7. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2022/373 Esas sayılı dosyasında verilen beraat kararı gerekçe gösterilerek davalılar yönünden davanın reddinin hatalı olduğunu, eylemin suç teşkil etmemesinin sözleşmeye aykırı şekilde davranışta bulunulduğu gerçeğini ortadan kaldırmadığını, verilen talimat çerçevesinde iş yapmak istemeyen vekilin TBK'nın 512 hükmü uyarınca sözleşmeyi sonlandırabileceğini, vekilin bağımsız şekilde iş görebileceğini, davalının gerçeğe aykırı evrakın ibrazı ile alakalı şirket yetkilisinin talimatını yerine getirmek mecburiyetinde olmadığını, bu sebeple meydana gelen zarardan sorumlu olduğunu, tazminat talebinin davalıların sözleşme yükümlülüğünden değil haksız fiillerinden kaynaklandığından faiz başlangıç tarihinin fesih tarihinden itibaren olması gerektiğini, hükümde davacı idare tarafından yatırılan 550.117,00 TL harcın davalı şirketten tahsiline ilişkin hüküm kurulmadığını beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, eser sözleşmesinin feshi nedeniyle zararın tahsili istemine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve temyiz edenin sıfatına göre usul ve kanuna uygun olup, davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 01.04.2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.