Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

6. Hukuk Dairesi

Dosya2025/2030 E. 2026/35 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2025/167 E., 2025/380 K.

İLİŞKİLİ KİŞİ : İstanbul Anadolu 3. İcra Dairesi

İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI : 2024/175 E., 2024/782 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekilince duruşmasız, davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 06.01.2026 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.

Belli edilen günde davacı müflis şirket vekili Avukat ... ile davalı vekili Avukat .....u'nun gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saatte Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı iş sahibi arasında düzenlenen 15.11.2012 tarihli sözleşme ile elektronik sıra çağrı sistemi mal alımı ve kurulumu işinin kararlaştırıldığını, işin devamı sırasında davalı tarafından sözleşmenin haksız feshedildiğini ve teslim edilen cihazlar bakımından demontaj kararı verildiğini ileri sürerek, fesih işleminin geçersizliğinin tespiti ile bilirkişi marifeti ile hesaplanacak olan toplam iş bedelinin fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00 TL'sinin her bir hakediş tarihinden itibaren uygulanacak avans faizi ve KDV'si ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 14.01.2015 tarihinde dava değerini 1.386.403,00 USD’ye yükseltmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili ile davacı yüklenici arasında düzenlenen sözleşmenin ürün teslimatı ile birlikte tüm cihazların müvekkili idarenin sistemleri ile entegre ve sağlıklı bir şekilde çalıştırılmasını ve 2 yıllık garanti süresi içerisinde bakım ve onarımını da kapsadığını, yüklenicinin işi sözleşmeye uygun olarak teslim etmediğini, fesih işleminin haklı ve sözleşmeye uygun olduğunu, kioks, turnike ve diğer donanımların bütünleşik olarak çalışması gerektiğinden demontaj edilmesi gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının sözleşme uyarınca davalıya kullanılabilir şekilde teslim etmesi gereken 650 adet çağrı sisteminin tümünü temin ederek iş sahibine teslim etmediği, montajı ve kurulumu yapılarak yazılımları tamamlanan 100 adet kioskun donanımlarının şubelere teslimatının yapıldığı ve bu donanımların istenilen yazılım metadolojisi benimsenerek yazılacak yazılımlarla çalıştırılabileceği, davalı tarafından kullanılabilecek durumda olduğu, taraflar arasındaki sözleşme birim fiyat esasına dayalı olup, kısmi ifa yapılamayacağına ilişkin bir hükme yer verilmediği, 100 adet çağrı sistem bedelinin 213.856,00 USD olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 209.501,74 USD ve 10.000,00 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, TL alacağa dava tarihinden itibaren avans faizi, USD alacağa dava tarihinden itibaren Devlet bankalarınca USD ile açılmış birer yıl vadeli döviz mevduat hesabına uygulanan en yüksek oranda faiz işletilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

1- Davacı vekili temyiz dilekçesinde; bilirkişi raporları arasındaki çelişkinin giderilmediğini, ürünlerin sözleşmeye uygun olup olmadığının muayene işlemleri yapılmadan tespit edilemeyeceğini, teslim edilen ürünlere ilişkin olumsuz rapor olmadığını, kabul komisyonu kurulmasının davalının yükümlülüğünde olduğunu, davalıdan kaynaklı sebeplerle kurulum yapılamayan şubelerde sorumluluğun davacıya yüklenemeyeceğini, feshin haksız olduğunu, dosyadaki muayene kabul tutanaklarının merkezi yazılımın varlığını doğruladığını, sadece çalışan kiosklar üzerinden hesap yapıldığını, son bilirkişi raporunda yer verilen merkezi yazılım sistemi hakkındaki kanaatlerin yersiz ve dosyayla ilgili olmadığını, işin tamamına yakın kısmının (%94,88) tamamlandığını, tespit edilen 100 şubenin hangileri olduğunun belirsiz olduğunu, delil tespiti raporları ile bu rakamların gerçek dışı olduğunun ispatlandığını, iş bedelinin hesaplama yönteminin hatalı olduğunu beyan etmektedir.

2- Davalı vekili temyiz dilekçesinde; bilirkişi raporuna itirazlarının dikkate alınmadığını, sözleşme ediminin bir bütün ve bölünemez olduğunu, kısmi ifanın mümkün olmadığını, bilirkişi heyetinin sözleşme ve teknik şartnameyi değerlendirmediğini, UYAP'a entegre edilmeyen cihazların hiç bir işlevselliğinin olamayacağını beyan etmektedir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Uyuşmazlık, eser sözleşmesinden kaynaklanan feshin geçersizliğinin tespiti ve alacak istemine ilişkindir.

Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davalının 23.09.2014 tarihli ve 5397 sayılı yazısında sözleşme konusu sistemin 100 adet işyerinde sorunsuz çalıştığının kabul edildiği ve hükme esas alınan bilirkişi raporunda sözü edilen yazı dikkate alınarak yapılan hesaba mahkemece itibar edildiğinden taraf vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA,

Yargıtay duruşmasında vekille temsil olunan davacı yararına takdir olunan 40.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

Yargıtay duruşmasında vekille temsil olunan davalı yararına takdir olunan 40.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

Aşağıda yazılı harçların temyiz eden taraflara yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

06.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

§