"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1176 E., 2025/331 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2015/785 E., 2021/453 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde, dava dışı ... Ticaret Ltd. Şirketi'nin davalı ... Evleri A.Ş. ile aralarındaki eser sözleşmesinden kaynaklanan alacağının 1.500.000,00 USD'lik kısmının ... İnşaat firmasından 12.11.2012 tarihinde temlik alındığını, temlik alınan alacağın imalât bedeli olarak belirlenen 2.207.168,68 TL'lik kısmı için İstanbul 22. İcra Müdürlüğü’nün 2012/25339 Esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, davalı tarafından icra mahkemesinde tebliğin usulsüzlüğü nedeniyle açılan davanın kabul edilerek kararın 17.02.2015 tarihli karar düzeltme taleplerinin reddi kararı ile kesinleştiğini, alacaklarının icra dosyasında talep edilen alacaktan çok daha fazla olduğundan temlik edenin sözleşmeden kaynaklanan alacağının HMK'nın 107. maddesi gereği belirlenmesi gerektiğini, ancak icra takibi ile talep edilen tutar yönünden temlik alındıktan sonra 13.12.2012 tarihli ihtarname gönderildiğinden bu tutarın ihtarname ve delil tespiti ile muaccel olduğunu, davanın itiraz dilekçesi tebliğinden itibaren 1 yıl içinde açılma şartını sağladığını, davalının itirazının haksız ve kötüniyetli olduğunu belirterek öncelikle ihtiyati haciz ve ihtiyati tedbir taleplerinin kabulüne, icra dosyasındaki takibe itiraz edilen alacak yönünden itirazın iptali ile takibin devamına, %20 icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, müvekkilinin alacağının delil tespiti davası ile belirlenen tutarın çok üzerinde olması nedeniyle de HMK'nın 107. maddesi uyarınca yapılacak tahkikat sonucu tespit edilecek bakiye alacağın yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde, dava dışı ... İnşaat'ın 04.12.20 09... .12.2010 tarihli arsa payı karşılığı inşaat sözleşmeleri gereği edimlerini yerine getirmemesi nedeniyle önce ihtarname ile uyarıldığını ve ardından sözleşmelerin tek yanlı olarak feshedildiğini, ... İnşaat'ın inşaatların küçük bir kısmını tamamladıktan sonra işi atıl vaziyette bırakmak suretiyle müvekkili firmaya ağır zararlar verdiğini, yüklenicinin temlik edebileceği bir alacağı bulunmadığından müvekkilinin dava dilekçesinde iddia olunan şekilde bir borcunun bulunmadığını, BK'nın 188. maddesi uyarınca ... İnşaat'a karşı ileri sürülebilecek tüm savunma ve defilerinin temlik alana karşı da ileri sürülebileceğini, ... İnşaat'tan sözleşme gereği cezai şart alacaklarının bulunduğunu, yine kira kaybı ve tespit dosyası gereği alacaklarının bulunduğunu, temlik eden ... İnşaat Firması adına yapılan ödemeler, sözleşmenin gereği gibi ifa edilmemesi nedeniyle muhatap olunan hukuki işlemlere dair masraflar, vergi vb. borçların bulunduğunu, tüm bu alacaklarının temlik alınan 1.500.000,00 USD'den fazla olup alacaklarının tespiti ile temlik alacağından takas mahsubu yapılması gerektiğini, yine temlik edenin başkaca alacaklıları tarafından açılan davaların beklenilmesi gerektiğini, dava dışı yüklenicinin 23.11.2011 tarihli taahhütnamesi gereği devir hakkının bulunmadığını, İİK'nın 67. maddesi gereğince, itirazın iptali davasının 1 yıllık hak düşürücü sürede açılmadığını, icra dosyasından haksız bir şekilde 1.5 yıl süreyle taşınmazlar üzerine ihtiyati haciz şerhi konulması nedeniyle zarara uğradığını, temliğe esas alacak yönünden gönderilen ihtarnameye 20.12.2012 tarihli ihtarname ile itiraz edildiğini, belirtilen nedenlerle davanın öncelikle zamanaşımı nedeniyle reddi ile takas mahsup defileri dikkate alınarak alacaklarının faizleriyle birlikte hesaplanarak neticede davanın reddini, haksız takip nedeniyle davacının %20 tazminata mahkum edilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İİK'nın 67. maddesine göre itirazın iptali davası açılabilmesi için itirazın alacaklıya tebliğinden itibaren 1 yıl içinde mahkemeye başvurulması gerektiği, icra dosyasında davalının itirazı tebliğ edilmemiş olduğundan dava açma süresinin geçmemiş olduğu, usulsüz tebligat şikayetinin tebliğ edilmesinin de açık kanun maddesi gereğince dava açma süresini başlatmayacağı, taraflar arasındaki asıl uyuşmazlığın davacı alacağında değil, davalı tarafın ileri sürmüş olduğu mahsup taleplerine ilişkin olduğu, taraflar arasındaki sözleşmelerin 23.10.2012 tarihli ihbarname ile feshedilmiş olup, ihbarnamenin davacı tarafa 01.02.2013 tarihinde tebliğ edildiği, buna göre davacının 2.785.030,10 (KDV dahil) TL alacak ve davalının mahsuba konu 965.764,39 TL alacağı çıkartıldığında 1.819.265,71 TL alacaklı olduğundan davalının İstanbul 22. İcra Müdürlüğü'nün 2012/25339 Esas sayılı takip dosyasındaki 1.819.265,71 TL asıl alacağa ve işleyecek faiz oranına itirazının iptaline, fazlaya ilişkin 387.902,87 TL açısından davanın reddine, belirsiz alacak davasına ilişkin kısım açısından usulen açılmış bir dava bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 1.819.265,71 TL'nin %20 oranında olan 363.853,14 TL icra inkâr tazminatının davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine ve kötüniyet tazminatının kötüniyet kanıtlanamadığından reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davalının icra takibine karşı 11.01.2013 tarihli dilekçesi ile, takibi 07.01.2013 tarihinde öğrendiğini, tebligatın usulsüz olduğunu ve takibin usulsüz şekilde kesinleştirildiğini ileri sürerek İcra Hukuk Mahkemesi’ne şikâyet yoluyla başvurduğu ve aynı tarihli dilekçesi ile itirazda bulunduğu, İcra Hukuk Mahkemesi tarafından 03.06.2014 tarihinde verilen kararda, davalının icra takibini 07.01.2013 tarihinde öğrendiği belirtilerek davanın kabul edildiği, kararın davacı alacaklı kooperatife 02.07.2014 tarihinde tebliğ edildiği, dolayısıyla, itirazın iptali davası açılmasına ilişkin bir yıllık hak düşürücü sürenin 02.07.2014 tarihinde başlayıp 02.07.2015 tarihinde dolduğu; ancak davacı alacaklı tarafından itirazın iptali davasının 27.07.2015 tarihinde açıldığı anlaşıldığından, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğu, bu nedenle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak, itirazın iptali davasının bir yıllık hak düşürücü süre geçirildikten sonra açılması sebebiyle reddine dair yeniden karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde, icra mahkemesi kararının taraflarına 02.07.2014 tarihinde tebliğ edilmesine rağmen kararın temyiz edildiğini ve davanın icra mahkemesi kararının 17.07.2015 tarihinde kesinleşmesinden önce açıldığını, icra mahkemesi kararında davalı borçlunun itirazına dair bilgi bulunmadığını, İİK'nın 67. maddesine göre itirazın tebliğinden itibaren 1 yıl içinde dava açılabileceğini, ancak davalının itirazını tebliğ ettirmediğini, davanın süresinde açıldığını beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davalının yüklenicisi dava dışı şirketten temlik alınan alacağa yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir.
İİK'nın 67/1. fıkrası, "Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir." şeklinde hüküm altına alınmış olup, maddede itirazın iptali davası açılabilmesi için 1 yıllık hak düşürücü süre öngörülmüş ve bu sürenin başlangıcının ise borçlu itirazının alacaklıya tebliğ tarihi olduğu vurgulanmıştır.
Somut olayda davalı borçlunun icra takip dosyasındaki 11.03.2013 tarihli itiraz dilekçesi davacıya tebliğ edilmemiştir. Davalı borçlunun icra dosyasından yapılan ödeme emrinin tebliğinin usulsüzlüğüne dair şikayeti üzerine icra mahkemesinin ödeme emrine dair tebliğatın iptali ile ıttıla tarihinin 07.01.2013 olduğunun kabulüne dair kararının davacı alacaklıya tebliği, İİK'nın 67/1. maddesinde öngörülen itiraz dilekçesinin tebliği yerine geçmeyeceğinden, itiraz dilekçesinin davacıya tebliğ edilmemesi nedeniyle 1 yıllık hak düşürücü sürenin başlamasından ve geçmesinden söz edilemeyecektir. Bu durumda itirazın iptali davasının süresinde açıldığı kabul edilerek işin esası incelenmek suretiyle karar verilmesi gerekirken süre yönünden davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,01.04.2026 gününde oy birliğiyle karar verildi.