"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/252 E., 2025/280 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kastamonu 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2024/211 E., 2024/323 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşmalı davalı vekili tarafından duruşmasız olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyize konu edilen kararda dava değerinin duruşma sınırının altında olduğu anlaşılmıştır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası uyarınca duruşma isteminin reddine, temyiz dilekçelerinin kabulü ile incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının Kastamonu İcra Dairesi'nin 2023/21792 Esas numarası ile genel haciz yoluyla icra takibi başlattığını, elde olmayan sebepler ile itiraz süresinin geçtiğini ve takibin kesinleştiğini, davalı tarafından söz konusu borç ile alakası olmayan ihtarnameler keşide edildiğini, yapılan ihtarlara karşı cevap olarak müvekkili şirket tarafından düzenlenen 15.06.2023 tarihli ve toplam 590.000,00 TL tutarındaki faturanın muhasebe kayıtlarına işlendiğini, davalı tarafından müvekkil firmanın kurutma bölümünde deprem güçlendirme çalışması yapıldığını, 1.400.000,00 TL + KDV olarak anlaşma sağlandığını, müvekkil firma tarafından 900.000,00 TL'nin nakit olarak ödendiğini, kalan bakiye kısım için davalı tarafından 590.000,00 TL bedelli fatura kesildiğini sözleşme ile taahhüt edilen işin gereği gibi yapılmaması sebebiyle daha önceden ödenmeyeceği bildirilen işbu tutar için faturanın muhattap davalıya müvekkili firma tarafından iade edildiğini, iade edilen faturaya karşılık 162.000,00 TL ve 590.000,00 TL asıl alacak bedelli 13.203,00 TL ve 19.138,63 TL faiz olmak üzere icra takibi başlatıldığını ve takip kesinleştirilerek müvekkili firmaya haciz uygulandığını, müvekkilinin haksız yere cebri icraya maruz kaldığını, mahalde taşkın haciz uygulandığını, müvekkilinin davalıya hiçbir borcu bulunmamasına rağmen belirtilen icra dosyası üzerinden müvekkiline işlem uygulanmasının hukuka aykırı olduğunu belirterek, müvekkilinin Kastamonu İcra Dairesi'nin 2023/21792 Esas sayılı dosyasına konu edilen alacak yönünden borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; taraflar arasında bina tadilat onarım işi hususunda anlaşma sağlandığını, müvekkilinin yapılan anlaşma gereği işi tamamladığını, yüklendiği edimlerini tam ve gereği gibi yerine getirdiğini, 19.12.2022 tarihli ve 29.05.2023 tarihli faturaların tanzim edildiğini, ancak davacı tarafından belli miktarda ödemeler yapılmasına rağmen faturaların tamamının ödemesinin yapılmadığını, müvekkilinin iş bu faturalardan ... alacak hakkına binaen Kastamonu İcra Müdürlüğü'nün 2023/21792 Esas numaralı dosyası ile davacı borçlu hakkında icra takibi başlattığını, söz konusu icra takibine davacı şirket tarafından süresinde itiraz edilmediğini, borçlu şirketin kendisi yönünden icra takibini durduramadığını ve müvekkili alacaklının alacağına ulaşmasını da geciktirmek maksadıyla işbu menfi tespit davasını açtığını belirterek, haksız ve mesnetsiz olan bu davanın reddi ile vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile TTK'nın 5/A maddesi gereğince zorunlu arabuluculuğun dava şartı olduğu somut davada arabuluculuk dava şartının yerine getirilmediği gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde; yerel mahkemenin gerekçesine dayanak teşkil eden TTK'nın 5/A maddesine eklenen hükmün, icra takibi bulunmaksızın açılan menfi tespit ve istirdat davalarına yönelik olduğunu, icra takibi başladıktan sonra kati surette uzlaşma zemini bulamayan tarafları zorunlu dava şartı nitelendirilerek arabuluculuğa tabi tutmanın kanunun amacına aykırı olduğunu, ayrıca bir tarafın borçlu olmadığını öne sürdüğü, diğer tarafın ise alacaklı olduğunu iddia ettiği bir durumda arabulucuğun tabiatına aykırı bir şekilde arabuluculuk şartının tüketilmemiş olduğundan bahisle usulden ret kararı verilmesinin hatalı olduğunu, İİK.'nın 72/4. maddesi uyarınca hüküm kesinleşmeden ihtiyati tedbir kararının kalkmasının mümkün olmadığını beyan etmektedir.
2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde; Kastamonu İcra Müdürlüğü'nün 2023/21792 Esas sayılı dosyasında icra veznesine alınacak paranın alacaklıya ödenmemesi şeklindeki tedbir kararının, davanın usulden reddine karar verilmiş olması nedeniyle kaldırılmasına yönelik taleplerinin reddedilmesinin hatalı olduğunu, İİK'nın 72/4 maddesinin mutlak nitelikte olduğunu, menfi tespit davasında karar veren mahkemece davayı reddeden mahkemenin tedbiri de kaldırması gerektiğini beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, eser sözleşmesinden kaynaklanan menfi tespit istemine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, taraf vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz karar harcının temyiz edenlere yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 06.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.