"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi
SAYISI : 2021/502 E., 2025/73 K.
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar, davalı ... vekilince duruşmasız, diğer davalılar vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 06.01.2026 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde davalı ... vd. vekili Avukat ....... ile davacı ... vekili Avukat ...'in gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saatte Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı yüklenici .... İnşaat .... Ltd. Şti. ile diğer davalı arsa malikleri arasında düzenlenen 20.03.2012 tarihli arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesine göre yapılacak olan inşaatta 9 adet bağımsız bölümün arsa sahiplerine bırakıldığını, yine davalı yüklenici ve davalı arsa sahipleri arasında 15.07.2014 tarihinde düzenlenen adi yazılı sözleşmeyle arsa sahiplerine isabet eden bağımsız bölümlerin 4.750.000,00 USD bedel karşılığında davalı yüklenici şirkete devredileceğinin kararlaştırıldığını, davalı yüklenici ve müvekkili davacı arasında 14.09.2014 tarihinde düzenlenen adi yazılı sözleşmede ise, 15.07.2014 tarihli harici sözleşmeye göre davalı yükleniciye devri kararlaştırılan A blok 3 numaralı bağımsız bölümün 600.000,00 USD karşılığında müvekkiline satışının kararlaştırıldığını ve bedelin davacı tarafından ödendiğini, arsa sahiplerinin 15.07.2014 tarihli sözleşme uyarınca A Blok 1-6, B Blok 3 numaralı bağımsız bölümleri yükleniciye devrettiklerini, kalan bağımsız bölümler için ise, satış sözleşmesinin harici yapıldığı ve geçersiz olduğundan bahisle devrini gerçekleştirmediklerini ileri sürerek, davalı yüklenici tarafından davacıya satılan ancak arsa sahipleri tarafından devredilmeyen A Blok 3 numaralı bağımsız bölümün tapu kaydının iptâli ile müvekkili adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı yüklenici ... İnşaat .... Ltd. Şti. vekili; müvekkili ile davacı arasında düzenlenen 14.09.2014 tarihli sözleşme uyarınca A Blok 3 numaralı dairenin bedeli olan 600.000,00 USD'nin davacı tarafından müvekkiline ödendiğini ve bağımsız bölümün 15.04.2015 tarihinde davacıya teslim edildiğini, ancak arsa sahiplerinin dürüstlük kuralına aykırı davranarak satış sözleşmesinin adi yazılı yapıldığından bahisle geçersizliğini ileri sürerek taşınmazın devrini yapmadıklarını, tapunun devredilememesinin arsa sahiplerinin kusurundan kaynaklandığını savunarak, davayı kabul ettiklerini, bu nedenle yargılama giderleri ve vekâlet ücretinden müvekkilinin sorumlu tutulmaması gerektiğini belirtmiştir.
Davalı arsa malikleri ..., ..., ..., ... ve ... vekili; sözleşmeye göre arsa sahiplerine bırakılan dokuz adet bağımsız bölümün tamamlanmadan ve teslim edilmeden önce 15.07.2014 tarihinde geçersiz olarak yapılan sözleşmeyle yükleniciye devredileceğinin kararlaştırıldığını, davalı arsa sahiplerinin harici olarak yapılan sözleşmenin geçersiz olduğunu bilmediklerini, ilk üç dairenin bedelini alarak daireleri devrettiklerini, sözleşmenin geçerli olmadığını öğrendikten sonra yüklenicinin ödemelerinden imtina ederek diğer taşınmazları devretmediklerini, davacının 3. kişi olması nedeniyle iyiniyetli olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 15.10.2015 tarihli kararı ile; davalı şirketin arsa sahiplerinden tapuyu devraldığı takdirde davacıya tapuyu devretme imkanına sahip olacağı, bu haliyle davalı şirket bakımından ifa imkansızlığı bulunduğu, Yargıtay içtihatlarında kabul edildiği gibi her ne kadar tapu iptali davası arsa sahibine karşı açılması gerekiyorsa da bu şekilde satış vaadine dayalı ya da tüketici işlemini tüketiciyle sözleşme yapana karşı da açılması gerektiği, davalı şirket tarafından arsa sahipleri aleyhine şu anda açılmış dava bulunmadığı gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Mahkemenin 15.10.2015 tarihli kararının süresinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesince, 15.07.2014 tarihli sözleşme uyarınca taşınmazda inşa edilen bir kısım bağımsız bölümlerin tapu intikalinin davalı ... İnşaat Otomotiv Gıda Turizm Teks. İth. İhr. San. ve Tic. Ltd. Şti.’ye yapıldığı, bu durumda arsa sahiplerinin bir kısım bağımsız bölümlerin bedelini aldıklarını ve taşınmazların devrini gerçekleştirdiklerini beyan etmeleri karşısında diğer taşınmazların devrinden kaçınarak sözleşmenin geçersizliğinin ileri sürülmesinin iyiniyet kurallarıyla bağdaşmayacağı, mahkemece esasa ilişkin inceleme yapılması gerekirken yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemenin 20.12.2018 tarihli kararı ile; arsa sahiplerinin bir kısım bağımsız bölümlerin bedelini aldıklarını ve taşınmazların devrini gerçekleştirdiklerini beyan etmeleri karşısında diğer taşınmazların devrinden kaçınarak sözleşmenin geçersizliğinin ileri sürülmesinin iyiniyet kurallarıyla bağdaşmayacağı ve ayrıca kimsenin kendi kusuruna dayanarak hak iddia edemeyeceği, davalı ... .... Ltd. Şti. vekilince sunulan 14.07.2015 tarihli dilekçede davayı kabul ettiği gerekçesiyle davalı ... İnş... Tic. Ltd. Şti. aleyhine açılan davanın kabul gereğince kabulüne, diğer davalılar aleyhine açılan davanın ise esastan kabulü ile A Blok 3 numaralı bağımsız bölümün davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.
Mahkemenin 20.12.2018 tarihli kararının süresinde davalılar ..., ..., ..., ... ve ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Hukuk Dairesince, 15.07.2014 tarihli sözleşme uyarınca ödenmesi gereken bedelin ödenip ödenmediği araştırılıp, ödenmemiş ise, Borçlar Kanunu’nun 97. maddesi uyarınca dava konusu taşınmazın rayiç değeri bulunarak ve davalı şirket vekilinin 20.12.2018 tarihli duruşmadaki, "gerekirse keşif yapılarak bedel belirlenip, depo etmeye hazır olduğuna ilişkin" beyanı da dikkate alınarak, taşınmazın bedeli belirlenip, bu miktarın davalı arsa sahiplerine ödenmek üzere depo edilmesi için süre verilmesi, bedelin depo edilmesi halinde depo edilen bedelin arsa sahiplerine ödenmek suretiyle şimdiki gibi tescile karar verilmesi, aksi halde davanın reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemenin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilâmına uyularak, davalı ... İnşaat ... Ltd. Şti. hakkındaki davanın davalı davayı kabul ettiğinden kabul gereğince kabulüne, diğer davalılar bakımından davanın kabulü ile A Blok 3 numaralı bağımsız bölümün davalılar adına kayıtlı tapusunun iptali ile davacı adına tapuya kayıt ve tesciline, depo edilen 2.750.000,00 TL'nin karar kesinleştikten sonra arsa sahibi davalılara ödenmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1-Davalı ... İnşaat ... Ltd. Şti. vekili temyiz dilekçesinde; davaya cevap dilekçesinde açıkça davayı kabul ettiklerini, davanın açılmasına müvekkilinin sebebiyet vermediğini, bu nedenle aleyhe yargılama giderine hükmedilmesinin hatalı olduğunu beyan etmektedir.
2-Davalılar ..., ..., ..., ... ve ... vekili temyiz dilekçesinde; müvekkilleri arsa sahipleri ile davalı yüklenici arasında düzenlenen 15.07.2014 tarihli sözleşme ile davacı ve davalı yüklenici arasında düzenlenen 14.09.2014 tarihli sözleşmenin geçersiz olduğunu, yüklenicinin TTK’nın 712. maddesi uyarınca temerrüdünün oluştuğunu, taşınmaz değerinin belirlenme yönteminin hatalı olduğunu, müvekkilleri aleyhine vekalet ücretine hükmedilemeyeceğini beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosyanın içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, harici satış sözleşmesinden kaynaklanan tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Davalı arsa sahipleri ile davalı yüklenici arasında düzenlenen 15.07.2014 tarihli adi yazılı sözleşme gereğince davalı arsa sahipleri tapuyu kısmen davalı yüklenicinin gösterdiği kişilere devretmiş olup, sözleşmenin resmi şekilde yapılmadığı iddiasının ileri sürülmesi TMK’nın 2. maddesi gereğince hakkın kötüye kullanımı niteliğinde olduğundan davalı arsa sahipleri ile davalı yüklenici arasında düzenlenen 15.07.2014 tarihli sözleşme geçerli bir sözleşme olarak kabul edilmiş ve davalı yüklenicinin işbu davayı kabulü de dikkate alındığında tapu iptal ve tescil talebinin yerinde olduğu, davalı arsa sahiplerinin taşınmazın eksik bedeline yönelik taleplerini ancak davalı yüklenici şirkete yöneltebileceği, bu talep davanın konusu olmadığından davalı arsa sahiplerinin bu yöndeki temyiz istemleri yerinde görülmemiştir.
Davalı yüklenici ile davalı arsa malikleri arasında mecburi dava arkadaşlığı bulunmakta olup, yargılama giderlerinden müteselsilen sorumlu oldukları anlaşıldığından davalı yüklenici şirketin yargılama giderlerine yönelik temyiz istemi yerinde görülmemiştir.
Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkan bulunmadığı anlaşılmakla, davalılar vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalılar ..., ..., ..., ... ve ... vekilinin ve davalı ... İnşaat ... Ltd. Şti. vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Takdir olunan 40.000,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davalılardan tahsili ile Yargıtay duruşmasında vekili hazır bulunan davacıya ödenmesine,
Aşağıda yazılı harcın temyiz eden davalılara yükletilmesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
06.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.