Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

6. Hukuk Dairesi

Dosya2025/1922 E. 2026/26 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2024/2538 E., 2025/56 K.

İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI : 2018/952 E., 2024/697 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl davada davacı-birleşen davada davalı vekilince duruşmasız, asıl davada davalı-birleşen davada davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 06.01.2026 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.

Belli edilen günde asıl davada davalı-birleşen davada davacı vekili Avukat ... geldi. Tebligata rağmen karşı taraftan gelen olmadığı anlaşılmakla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saatte Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı iş sahibi vekili asıl dava dilekçesinde özetle; taraflarca yüksek basınçlı döküm makinesi ve kalıp üretiminin 278.000,00 Euro bedelle imali hususunda anlaşmaya varıldığını, kalıpların denenmesi sonucu ayıplı olduğunun anlaşıldığını, bu durumun derhal davalıya haber verildiğini belirterek, davalı tarafa teslim edilen 20.03.2019 keşide tarihli, 20.000,00 Euro'luk çekten dolayı davacının borçlu olmadığının tespitine, davalı şirkete ödenen 65.000,00 Euro'nun ve uğranılan zararlardan dolayı belirsiz alacak olarak 10.000,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

Birleşen davada davacı yüklenici vekili dava dilekçesinde özetle; bakiye iş bedelinin ödenmediğini, bu nedenle ... Genel İcra Dairesi'nin 2022/26969 Esas sayılı dosyası üzerinden davalı aleyhine icra takibi başlatıldığını, itiraz üzerine takibin durduğunu belirterek itirazın iptali ile takibin devamına, %20'den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı yüklenici vekili asıl davaya cevap dilekçesinde özetle; davalı müvekkilinin yapılan anlaşma uyarınca tüm yükümlülüklerini tam ve ayıpsız bir şekilde yerine getirdiğini, sözleşme konusu makine ve kalıplar imal edildiğinde müvekkilinin onay vermek üzere davacı iş sahibini davet ettiğini ve davacının makine ve kalıpların uygunluğunu onaylaması ile sevkiyatın yapıldığını belirterek asıl davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı iş sahibi vekili birleşen davaya cevap dilekçesinde özetle; kalıpların ayıplı olduğunu belirterek birleşen davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya konu kalıpların istenilen özelliklerde imalat yapmaya uygun olmayıp ayıplı olduğu, basınçlı döküm makinesinin ayıplı olmamasına rağmen bu makinenin yazılım kodlarının davalıda bulunması ve bunların açık edilmemesi halinde bu makineden beklenilen ve istenilen şekilde yararlanma imkanının olamayacağı, yazılım kodları yönünden davacının davalıya bağımlı olacağı, bunun da taraflar arasında başka ihtilaflara yol açabileceği, davacı tarafından ayıp ihbar yükümlülüğünün süresi içinde yerine getirilmiş ve ... 1. Noterliği'nin 19.11.2018 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile satıma konu kalıpların ayıplı olduğundan bahisle kalıpların ve makinenin iade edilmesi suretiyle sözleşmeden dönme şeklinde seçimlik hakkının kullanılması karşısında birlikte ifa kuralı gözetilerek eldeki asıl davada davanın kabulü ile taraflar arasındaki sözleşmeye konu 12 adet basınçlı lavabo tezgahı (12 kalıplı ULM 180 tipli döküm tezgahı) ve 5 adet basınçlı lavabo tezgahı kalıplarının davacı tarafından davalıya iadesi kaydı ile davacı tarafından davalıya ödenen 65.000,00 Euro'nun ve İİK'nın 72/7. maddesi uyarınca istirdata dönüşen ... Bankası ... Şubesi'ne ait 6003721 çek seri numaralı 20.03.2019 tarihli çek bedeli olan 20.000,00 Euro olmak üzere toplam 85.000,00 Euro'nun makine ve kalıpların davacı tarafından davalıya iade edildiği tarihten itibaren işleyecek 3095 sayılı Kanunun 4/a maddesine göre Devlet bankalarının Euro cinsinden açılmış 1 yıllık mevduata uyguladıkları en yüksek oranda mevduat faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının talebi ile bağlılık kuralı gereği 10.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, birleşen davanın ise reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

1. Davacı–birleşen davada davalı iş sahibi vekili temyiz dilekçesinde;

a. Müvekkilinin kazanç kaybının çok altında bir tutar hesaplandığı gibi müvekkilinin ürettiği ürünleri yurt dışına ihraç etmesi nedeniyle kazanç kaybına Euro üzerinden hükmedilmesi gerektiğini,

b. Faiz başlangıcının hatalı olduğunu, davalının ürünleri almaktan imtina etmesi halinde davacının faiz alacağının tehlikeye düşeceğinin açık olduğunu,

c. Ek rapor alınmadan, rapora itirazlar değerlendirilmeden karar verildiğini, raporda sadece eğrilik ve oturmama ile ilgili tespitler yapıldığını, ürünlerde çatlaklar da olmasına rağmen bu hususun değerlendirilmediğini beyan etmektedir.

2. Davalı – birleşen davada davacı yüklenici vekili temyiz dilekçesinde;

a. Kararın infaz kabiliyetinin bulunmadığını,

b. Ayıp ihbar sürelerine uyulmadığını,

c. Kabul anlamına gelmemek kaydıyla ayıplar revize edilebilecek nitelikte olup, sözleşmeden dönülerek bedel iadesinin mümkün olmadığını, ortaya çıkan ürünlerin TSE standartlarına uygun olduğunu,

d. Davacının makineyi uygun kullanmadığını, müvekkilin bir kusuru olmadığından davacının kazanç kaybından da söz edilemeyeceğini beyan etmektedir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Asıl ve birleşen davalarda uyuşmazlık eser sözleşmesinden kaynaklanmakta olup, asıl davada ödenen iş bedelinin iadesi ve tazminat; birleşen davada ise bakiye iş bedelinin tahsili istemiyle başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali, takibin devamına ve icra inkâr tazminatı istemlerine ilişkindir.

1. Ayıp, imâl edilen bir eserde veya malda, sözleşme ve ekleri ile iş sahibinin beklediği amaca ve dürüstlük kurallarına göre bulunması gereken vasıfların bulunmaması, bulunmaması gereken vasıfların ise bulunmasıdır. Şayet, imâl edilen eserde ayıp varsa, iş sahibi süresi içerisinde ayıp ihbarında bulunulması şartıyla TBK’nın 475. maddesinde sayılan seçimlik haklarından birisini kullanabilir. Bu hakkın kullanması için iş sahibi tarafından ayrı bir dava açılabileceği gibi, yüklenici tarafından aleyhine açılmış olan bir davada da bu hususu def'i olarak ileri sürebilir. Sözü edilen TBK’nın 475/1/1 inci bendinde, yapılan şeyin iş sahibinin kullanamayacağı veya hakkaniyet gereği kabule zorlanamayacağı derecede kusurlu veya sözleşme şartlarına aykırı olursa iş sahibinin o şeyi kabulden kaçınabileceği, aynı maddenin 2. bendinde, ayıbın eserin reddini gerektirecek nitelikte bulunmaması halinde iş sahibinin işin kıymetinin noksanı oranında bedelden indirim, 3 üncü bendinde ise eğer o işin onarılması büyük bir masrafı gerektirmez ise yükleniciyi tamire mecbur edebileceği hükmü getirilmiştir. Bunlar eserin ayıplı olması halinde iş sahibinin sahip olduğu seçimlik haklardır.

Somut uyuşmazlıkta davacı iş sahibi asıl davada, ödemiş olduğu iş bedelinin iadesini istemekle sözleşmeden dönme hakkını kullanmış ise de; mahkemece az yukarıda belirtildiği üzere TBK’nın 475/1/1 inci bendine göre inceleme, araştırma ve değerlendirme yapılmamıştır.

İş bu nedenle mahkemece yapılacak iş, hükme esas alınan bilirkişi kurulundan TBK’nın 475/1/1 inci bendine göre, sözleşmeye konu eser, davacı iş sahibinin kullanamayacağı veya hakkaniyet gereği kabule zorlanamayacağı ölçüde ayıplı ya da sözleşme hükümlerine göre aynı ölçüde aykırı olursa davacı iş sahibi sözleşmeden dönebileceğinden, bu hükme göre sözleşme konusu eserin yani hem yüksek basınçlı döküm makinesinin hem de kalıpların birlikte kabul edilemeyecek seviyede ayıplı olup olmadıklarının tereddütsüz şekilde tespit edilmesi, eğer söz konusu ayıp eserin reddini gerektirecek nitelikte değilse bedelden indirim ya da onarım hakkının kullanılıp kullanılamayacağı ve bedellerinin tespit ettirilmesi için ek rapor alınması, rapora taraf itirazları olduğu takdirde bu itirazların giderilerek oluşacak sonuca göre karar verilmesidir.

2. Kararın nasıl yazılacağı konusundaki şekil HMK'nın 297. maddesinde gösterilmiş olup, bunlar arasında en önemlilerinden biri de kararların gerekçeli olmasıdır. Kararın açık ve gerekçeli olması hukuki dinlenilme hakkının sağlanması açısından önemlidir. Mahkeme kararları tarafların iddia ve savunmalarının özetini, tarafların anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri mutlaka kapsamalıdır. Gerekçe sayesinde kararların doğru olup olmadığı denetlenebilir. Gerekçesiz bir kararın Yargıtay tarafından denetlenmesi de mümkün değildir.

Somut uyuşmazlıkta, asıl davada taleple bağlı kalınarak davacı iş sahibinin tazminat talebinin kabulüne karar verilmiş ise de; talebin hangi maddî ve hukukî sebeplere dayandırılarak kabul edildiği açıklanmamış ve gerekçelendirilmemiştir. İş bu nedenle asıl davada talep edilen tazminat isteminin gerekçesiz olması usul ve yasaya aykırı bulunmuştur.

3. Bozma sebeplerine göre tarafların diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

1. “Değerlendirme” bölümünün “1. ve 2.” bentleri uyarınca tarafların temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

2. İlk Derece Mahkemesi kararının taraflar yararına BOZULMASINA,

3. Bozma sebeplerine göre tarafların diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına,

Dairemizdeki duruşmada asıl davada davalı - birleşen davada davacı vekille temsil olunduğundan takdir olunan 40.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin asıl davada davacı–birleşen davada davalıdan alınarak asıl davada davalı–birleşen davada davacıya verilmesine,

Peşin alınan harçların istek hâlinde taraflara iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 06.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

§